“Ödemeyin bu elektrik faturalarını”

 Günlük hayatta yalan söyler misiniz? Ben genelde zaman konusunda problemli biri olduğumdan bu konuda çok sık yalan söylüyorum. Evet, bu bir itiraftır. Ama hayati konularda asla ağzımdan yalan çıkmaz. Varsa aksini iddia eden beri gelsin. 
Çok zora girerseniz bir pembe yalanın kimseye zararı dokunmayacaksa söylenebilmesi mümkündür. Birde söylediğiniz yalanın yatsıya kadar vakti olacağını da unutmayın. Yani er geç yalanınızın ortaya çıkma durumu vardır.
Ekonomiden sorumlu bakan diyor ki   “KIBTEK’te Toplu İş Sözleşmesi imzalandıktan sonra bana bilgi verildi” İyide bir kurum bakana sormadan iş yapabilir mi? Siyasi irade nerede? İşte bu kısım bana pek inandırıcı gelmedi. Belli ki danışıklı dövüş yapıyorlar kendi aralarında. 
Daha düne kadar KIB-TEK yönetimi ile basın önünde atışan bakan ile yönetim son günlerde safları sıklaştırıyor farkındaysanız. Özellikle yeni santral ünitelerinin alınması konusunda aynı hizaya geldiler. 
Ekonomiden sorumlu bakan diyor ki “sabit giderler arttı zam kaçınılmaz oldu”, nedir efendim bu sabit giderler dediğiniz şey? Ben söyleyeyim, personel maaşları ve kurumun giderleri. Bunun içinde akaryakıt gideri YOKTUR!
Yani “kurumda ki yeme içmeler, maaşlar arttı, biz bunu halka ödeteceğiz“ demektir bir yerde bu açıklama. İyi de kardeşim senin yeme içme masrafın arttı ise ben neden ödeyeyim ki? 
Petrol ve döviz fiyatları düşerken KIB-TEK geçtiğimiz yıl yaptığı zamları geri almadı. Aynı zamdan devam ettik faturaları ödemeye. Ocak ayında fatura dilimleri ile oynadılar,  onu da yedik, hala daha zam ne için o halde?
Sayın Özdil Nami’ye buradan defalarca çağrı yaptık. Dedi ki “gel tüm basını karşına al, kamuoyunu aydınlat”. O ne yaptı bazı gazeteleri gezip kendi görüşlerini anlattı, o kadar.
Geçmişte söylediklerinden bir tanesini bile bugün yapamayan pek muhterem Kudret Özersay, bir dönem demişti ki “ödemeyin bu elektrik faturalarını”
Şimdi bu kadar yalan dolanın içinde biz niye ödeyeceğiz bu zamlı faturaları Kudret Bey? Gel iki satır açıklama yap bu konuda. O zaman en önce ben alkışlayayım seni tüm kamuoyunun önünde. 

Buran mı? Kubilay mı?
Kıbrıs Türk Hava Yollarının son dönemiydi. Kurumun zararı aldı başını gidiyordu. O dönemde çokça karşı karşıya geldik Hava-Sen Başkanı Buran Atakan ile.  
Özellikle çalışanların bazı haklardan feragat etmesini, yönetimi serbest bırakmamaları konusunda epey yazdık çizdik. KTHY’nin batışını hızlandıran grevlerde de aynı şeyi söyledik. “Bu yöneticiler beceriksiz, kurum batıyor, bari siz yapmayın” diye. 
Dinlemediler, grevler yaptılar, belki bir yıl daha yaşayacak KTHY battı gitti. Şimdi aynı şeyi Kubilay Özkıraç yapıyor. Santral alınmazsa bir ay sonra grev falan yapacaklar. Yazın bir kenara. Beceriksiz yöneticilerin ekmeğine yağ sürüyorlar.
O günlerde ne kadar kızdıysam Buran’a şimdi de o kadar kızıyorum Kubilay’a. İkisi de iyi dostum, ikisi ile de hiçbir sorunum yok. Ama Kubilay’ın da bindiği sandal yıl bitmeden batacak. Yazın bunu da bir kenara.

Bakan var bakan var 
Bizde de Ekonomi Bakanı var Türkiye’de de. Bizimkisi öylece bakıyor olaylara. “Zam kaçınılmaz” diyor, “haberim yok” diyor. Piyasa allem galem ama onun kafası Kıbrıs Sorununda.
Türkiye’deki Ekonomi Bakanı pahalılaşan hayatı ucuzlatmak için tüccarla kavga ediyor, stokçuların depolarını basıyor. Yetmiyor daha da nasıl ucuza halka sebze-meyve yediririm derdine düşüyor. 
Türkiye’de Belediyeler ucuz meyve sebze satmaya hazırlanıyor. Meyve sebze üreticinden Tarım Bakanlığı’na bağlı olan Tarım Kredi Kooperatifi aracılığı ile satın alınacak ürünler, belediyelerin şehrin çeşitli noktalarında sabit satış merkezleri ile halka ucuz olarak satılacak.
Domates 10 TL, Hıyar 10 TL, Patlıcan 24 TL bizimkilerde “Bakancılık” oynamaya devam etsinler. Halka ucuz nasıl satış yapılırın gailesi olmadan yaşamaya devam. Tok, açın halinden anlamaz misali… 

MESAJLAR

Özdil NAMİ: Şu sabit giderler dediğiniz şeyleri şöyle bir açıklayın da vatandaşta neden zammı ödemek zorunda olduğunu bilsin. Hani şeffaf hükümet diyoruz ya, o bakımdan yani. 

Mine GÜRSES: Sakallı erkekler konusundaki uyarınızı dikkatle ele alıp en kısa zamanda berber koltuğuna oturacağız. Sizi kıracağımıza sakalımızı keseriz daha iyi. 

Hasan AÇAN: Konuk Bakan Soylu’ya kehribar el işi tespih hediye etmişsiniz. Artık tespihlerinizin ünü Ada dışına da çıkmaya başladı. Zira heyette ki bazı konuklar sizin markayı biliyorlarmış. 

Süleyman MANAVOĞLU: Son günlerde devam eden olumsuz hava koşulları nedeni ile Polis Genel Müdürlüğü’nün sürekli vatandaşı uyarması sonucu hiçbir tatsız olay yaşanmadı. Tebrik ediyoruz ve bu uygulamanın devamını diliyoruz. 

Serhat ÖZÇELİK: Sömestr tatili nedeni ile Ercan’da büyük bir yoğunluk yaşanıyormuş. Özellikle otopark konusunda ciddi sıkıntılar varmış. Bir durumu gözden geçirmekte fayda var. 

Nidai GÜNGÖRDÜ: Son fırtınadan sonra bir Antik Limana doğru yürüyüş yapın ve gördüklerinizi de sosyal medya hesabınızdan paylaşın. Belki bu sayede birileri de görür olup biteni ve geriye kalanları. 

Yalçın KOÇYİĞİT: Geçen gece uçağınız iki kez pisti pas yapıp Antalya’ya yönelince hayli korkmuşsunuz. Uçak Antalya’ya indiğinde sevinseniz de bu sevinçte fazla sürmemiş ve yeniden Kıbrıs’a dönmüşsünüz. Keşke kalsaydınız Antalya’da birkaç gün. 

Şemsi KAZIM: Dün UBP’in en üst yönetimi ile yemekli bir toplantıda bir araya gelmişsiniz. Yemekte neler konuşuldu? Genç arkadaşlara ne tavsiyelerde bulundunuz? 

Zeki ÇELER: Geçen haftaki bakanlar kurulu hayli gergin geçmiş diyorlar. Neyse bu konuda bir kere geri adım atarsanız bir daha aynı noktaya zor gelirsiniz. Sıkın dişinizi biraz daha. 

Mahmut TOPRAK: Yüksek lisans diplomanızı da alınca bir arkadaş artık iyice kafayı size takmış. Ayağı taşa değse son günlerde sizden bilecek kadar durum vahim. Bizden söylemesi. 

Emrah YEŞİLIRMAK: Konuk Bakan Soylu’dan destek sözünü almadan dün Başkent Lefkoşa’dan ayrılmamışsınız. Sonunda bakan size destek sözünü verince mutlu bir şekilde dönmüşsünüz Erenköy’e. 

Serdar ÖZBEKOĞLU: Cumartesi sabah Girne UBP ilçesinin tavla turnuvası olacakmış. Lütfen beni yormayın oralara kadar ve kupayı bir zahmet Gürkan Kara ile bana ulaştırın. 

Ahmet YÖNLÜER: Maşallah hocam son günlerde arı gibisiniz. Bir o dalda bir bu dalda ve herkesi YDP’ye geçiriyorsunuz. Dün çok eski bir CTP’li aileyi de YDP saflarına katmışsınız. 

Koralp BOZKURT: Başkan transfer dönemi de bitmiş olmasına rağmen dün sizi Başkentte Dereboyunda gördük. Hayırdır Gazimağusa’dan Lefkoşa’ya mı transfer oldunuz sizde. 

Aytuğ TÜRKKAN: Dün kimse protokol törenlerini canlı vermez iken büyük bir başarı ile konuk bakanın her adımını canlı vererek yeni bir ilke imza attınız.

GÜNÜN FOTOGRAFI:
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mine Gürses ve Songül Bilge İle birlikte Merit Lefkoşa’da.

YORUM EKLE