Önce İnsan olabilmek…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ın Tavuri lakaplı ünlü dolandırıcısı Mustafa Serttaş’ın vefatından sonra bir taziye yayınladı sosyal medya hesabından. 
Sosyal medyada hemen bu duruma tepki verenler oldu. Oysa o kişiler bugüne kadar Tavuri’nin yaptıklarının yanlış olduğunu, bir daha böylesine bir yanlış yapmaması gerektiğini falan söylemediler. 
Günümüzde sosyal medya diye artık bir şey var ya, herkes her şeyi buradan eleştirebiliyor. Üstelik bunu yaparken de hiçbir sınır tanımadan yapılıyor bu eleştiri adı altındaki yorumlar.
Tavuri ve İrsen Küçük’ün resimlerini yan yana koyup sosyal medyada çirkinlik paylaşanlar mı istersin yoksa Tavuri’ye rahmet dileyenlere sövenler mi istersin.
Bir dostum dedi ki “kurtuldum bir çirkeflikten” ve sosyal medya hesaplarını kapattığını söyledi. Keşke benimde böyle bir imkanım olsa. Zira artık medyada maalesef o akıllı telefonun içine sıkışmış durumda. Ve her haberi her şeyi oradan yapar hale geldik.
Neticede kim olursa olsun, bizim örf ve geleneklerimizde ve inananlar için İslam dininde “ölmüş bir kişinin arkasından konuşmak” yasaklanmıştır.   Bari buna saygı gösterin ve ölen bir kişinin ardından yapılması gereken tek şeyi “rahmeti” okuyun ve bir gün insan olduğumuz için bizimde öleceğimizi aklınızın ucundan çıkartmayın.

Polis Müdürünü soydu
Dün Kıbrıs Türk Siyasetinin efsane isimleri arasında girmiş İrsen Küçük ile ilgili anılardan bahsetmiştim. Bugün yine Kıbrıs Türkünün unutmayacağı Tavuri’den bir hikaye paylaşayım sizlerle…
Tavuri yani Mustafa Serttaş yine bir gün bir suçtan ötürü Gazimağusa Polis Müdürlüğüne davet edilir. Tavuri gider ve itham olduğu suçlar yüzüne okunur. Tavuri birkaç suçlamadan bir tanesini kabul etmek istemez. Bu arada olay yerine gelen Polis müdürü ile takışır. 
Aradan bir müddet zaman geçer, Tavuri bizim müdürün evinin yolunu tutar ve müdürün kaldığı evin kapısını çalar. Polis müdürün eşi kapıyı açar bir bakar ki karşısında bir adam. Tavuri gayet sakin bir sesle “yenge beni müdürüm gönderdi televizyon arızalıymış alıp servise götüreceğim” der. Kadıncağız “Aa televizyon çalışıyordu dur bir bakıp geleyim” der ve bir bakar ki televizyon gerçekten göstermiyor.  Tavuri’ye inanır ve televizyonu almasına izin verir. 
Akşam eve gelen müdürümüz durumu hemen anlar ve Tavuri’nin yakalanması için hemen emir verir. Çok kısa sürede Gazimağusa polisi Tavuri’yi yakalar ve polis merkezine getirir. İfadesi alınırken polis merkezinin kantincisine bir başkasına ait sandalyeleri satar...
Tavuri’nin dolandırdığı isimleri bir saysak ve burada hikayelerini anlatmaya halksak günler ve aylar yetmez. Sadece bilinen vaka sayısı 406. Birde bilinmeyenler var en az bir o kadar. 
Her birisi akıl dolu onlarca dolandırıcılık hikayesi vardı Tavuri’nin. Bakalım Derviş Zaim bunları da yansıtabilecek mi çektiği yeni filminde. 

Cep telefonu için önlem
Kaçıncı eve ateş düştü, cep telefonu denen alet yüzünden? Sayısını bilmiyoruz ama en son bir aile daha bu meret yüzünden dağıldı. Cezayı ise en ağırından, yaptırımı ise en büyüğünden yapmak lazım.
Her şeyden ötesi artık bu konuda bir adım atmak lazım. Daha fazla insan ölmeden daha fazla aile dağılmadan… 

MESAJLAR 

Fikri ATAOĞLU: Berlin Turizm fuarından sevindirici haberler ile dönmüşsünüz. Bu arada yeni imajınızda hayırlı olsun, sakal bırakanlar listesine en son siz dahil oldunuz böylece. 

Atilla MAHMUTOĞLU: Girne UBP ilçesinin düzenlemiş olduğu tavla turnuvasında ikinci kez kupayı kaldırmayı başarmışsınız. Gürkan Kara geçen defa olduğu gibi bu defada karşınıza çıkmaya cesaret gösterememiş. Tebrik ediyoruz sizi. 

Kadri BÜRÜNCÜK: BTK Başkanı olarak size çok basit bir soru yöneltmek istiyoruz. Bir operatörden diğerine geçerken borcunuz var ise yine de numara taşıma işlemini gerçekleştirebiliyor musunuz? 

Ziver HAYATSEVER: Alsancak’ta butik otel yapmak için kolları sıvamışsınız ve inşaata başlamışsınız. Anlaşılan turizm sektörünün içinde tüm dalları ile faaliyet göstereceksiniz. Hayırlı olsun şimdiden. 

Aksel ATAKARA: Ta İstanbullardan yat satın alıp ülkeye dönmüşsünüz. Hayırlı ve uğurlu olsun, güzel günlerde kullanın. Size bir atasözünü de bu vesile hatırlatalım “En iyi tekne, arkadaşımın teknesi'.” Anladınız siz onu... 

Dr. Bülent DİZDARLI: Emekli olduktan sonra size gelen çok sayıda televizyon programı için artık ücret talep etmeye başlamışsınız. Bu bizim memlekette tutar mı tutmaz mı bilemiyoruz ama bir program yapsanız fena olmaz. 

Mustafa AKINCI: Meclistekilerin yapacağı yok, bari siz olsun el atın şu sosyal medya ve bilişim yasasına. Artık bu işin gerçekten dadı çok ama çok kaçmaya başladı. Lütfen… 

Aktaç ATAİ: Eskiden herkes ülkücülerden şikâyetçi olurdu. Bakıyorum artık siz kurallara uyuyorsunuz ve uymayanlardan da anında gidip polise şikâyetçi oluyorsunuz. Dünya tersine mi dönmeye başladı acaba? 

Yüksel ÇELEBİ: Dikmen yolu üzerindeki askeri alanın önünden yurtlara geçen öğrenciler her gün orada ezilme tehlikesi ile karşı karşıya kalıyorlarmış. Burası için bir önlem almayı düşünüyor musunuz? 

İsmail ARTER: Bakmayın sizi çekemeyenlerin eleştirilerine. Gayet te güzel oldu Gazimağusa’ya sembolü olan “Garga” heykeli. Bunca yıldır yapmayanlar şimdi laf ediyorlar Gargaya. 

Zeki ÇELER: Yarın sabah bakanlığa gitmeden bir Ulaştırma Bakanlığından geçin ve bakanlığın iç kısmındaki boyama işlerinin nasıl yapıldığını gözleriniz ile görün. 

Filiz BESİM: 14 Mart tıp bayramına sayılı günler kala meslektaşlarınız için bazı sürprizler hazırladığınız yönde haberler geliyor. Valla bizde meraklandık şimdi doğrusu. 

Tufan ERHÜRMAN: İngiltere’den hem moralli dönmüşsünüz hem bir nebze olsun dinlenme şansınız olmuş. Bu arada oradaki soydaşlarımız da sizi görmekten epey mutlu olmuşlar. 

Zorlu TÖRE: Ersin Tatar’ın aday olmayı düşünmediğini açıklamasından sonra partide tüm gözler şimdi sizin üzerinize çevrilmiş. Bu arada çalışmalara da ara vermeden devam ediyormuşsunuz. 

Derviş ZAİM: Tavuri’yi anlatan filmin tam da sonunda Tavuri göçtü gitti bu hayattan. Şimdi son sözleri sizin elinizde. Bakalım ortaya nasıl bir eser çıkaracaksınız?

YORUM EKLE