Önemli dönemeç

  Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla yapılan toplumlararası görüşme sürecinde önemli bir aşamaya gelinmiştir. 14 Eylül'e kadar 7 liderler görüşmesi yapılacaktır. 14 Eylül'e kadar yapılması öngörülen bu toplantılarda hedef, yakınlaşma sağlanan 4 ana başlıkta kalan pürüzleri gidermek.
  Ayrıca Garantiler, Güvenlik ve Toprak konusunu görüşmek. Bunu da ilkeler temelinde ele almayı hedefliyorlar.
  Bu takvimin bu şekilde gelişmesinin nedeni de 14 Eylül'den sonra BM gözetiminde 5'li Konferansı sağlamaktır.
  Bu sürecin Annan Planı’nın Referanduma götürülmesinden farkı buradadır.
Annan Planı sürecinden sonra iki tarafın üzerinde anlaştığı "Kıbrıslı Çözüm" yaklaşımı ile bu ortaya çıkmıştı. 
  Yani iki liderin görüşmelerle oluşturacağı ve onaylayacağı metnin Referanduma götürülmesi...
Dolayısı ile iki liderin 14 Eylül'e kadar yapacağı bu 7 toplantı ve bunun olumlu sonuçlar oluşturması ile 5'li Konferansın gerçekleşebileceği ihtimali kritik dönemeci sağlamıştır.
  Bu, daha önce Sayın Eroğlu'nun ve Sayın Kudret Özersay'ın görev döneminin sonunda, "Türk Tarafının" önerdiği " 5 Adımlık Projede" bu mantığa dayalı idi.
Şimdi yakınlaşmaların gelişmesi ile son adım olan 5'li Konferansın olabilme imkanı doğdu. Bunun olabilmesi için elbette ki iki tarafın bu buluşmalarda ortak bir frekansı yakalaması gerekir.
  Bu yüzden 14 Eylül'e kadar ki süreç önemlidir. Yani önemli bir dönemeçteyiz.
  "Türk Tarafı" buna ciddiyetle hazırlanmaktadır. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı'nın arka arkaya yaptığı Türkiye ziyaretlerinde, Türkiye Cumhurbaşkanı ve Hükümeti ile yaptığı görüşmelerle sürece hazırlık olgusunda, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye arasında ortak uyum sağlandı. Bu çok önemlidir.
Ancak bu dönemde gözden kaçan bir diğer husus var. Kıbrıs Rum Hükümet Sözcüsü Sayın Hristodulidis'in yaptığı açıklama... Buda basınımızda yalnız Diyalog Gazetesi’nde yayınlandı. 
  Sayın Hristodulidis, Ankara'yı ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Sayın Biden'in, Sayın Anastasidis'i arayarak, Türkiye'nin çözüm istediğini söylediğini açıkladı. Buna bağlı olarak Kıbrıs Rum toplumuna dönük olarak da "Türkiye'nin Çözümü istediğini" söyledi. Bu oldukça önemlidir. 
  Çünkü güneyden yapılan açıklamalarda bu bir ilktir. Buna bağlı olarak Sayın Hristodulidis, 14 Eylül’de "Ulusal Konseyin" toplantıya çağrılacağını da açıkladı.
  Kısacası oldukça önemli bir dönemece geldiğimiz açıktır. 
  Bundan ötürü biz özellikle bu günlerde ortak toplumsal aklı ve sağduyuyu öne almalıyız. Kısır tartışmalar içinde boğulmayacak bir ortama ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı, Hükümet, Meclis, tüm siyasi partiler ve sivil toplumun kısır tartışmalar içinde boğulmaması gerekiyor.
  Bu noktada özellikle içine girdiğimiz bu sürecin önemini ne acıdır ki daha toplumsal akılda öne alamadık. Bunu bugünlerde öne almaya önemli ihtiyaç var. 
 
YORUM EKLE