banner564

Petrolün, 147 doları gördüğünü de unutmayın 

İran’a yönelik ABD- İsrail saldırganlığı nedeniyle, Basra Körfezi’ne yayılan savaş, petrol fiyatlarında yukarı doğru hareketlenmeye yol açtı. Bu yükseliş, dünya ekonomilerinde enflasyon endişesini artırıyor. 13 Nisan 2026‘da petrol fiyatı 97,23 ABD Doları oldu. Bu gelişme, dünyadaki her hükümeti tedbir almaya itiyor. Ancak KKTC Hükümeti bunu gerekçe göstererek, halkına dönük, kimse ile bir fikir alışverişi yapmadan Yasa Gücünde Kararname ile dayatma yapmaya kalktı. Yalnızca, Hayat Pahalılığı Ödeneğini dondurarak, krizle başa çıkacağını sandı. Bu nedenle gerilim ve çatışma ortamı yarattı.  Sonuçta, toplumsal dayanışma yerine, sınıf çatışmasını tetikledi. Bu bakımdan geçmişimiz de yaşadığımız kriz dönemlerine bakmak gerekir.
Bunlardan biri 1991 Körfez krizidir. Diğeri pandeminin yol açtığı kapanma ortamında oluşan kriz. Biri de 2008 dünya ekonomik kriz dönemidir. Örneğin 2008 döneminde petrol fiyatları, Temmuz 2008’de dünyanın gördüğü en yüksek seviyeye; 147 ABD Doları’na yükselmişti. Bu dönemleri toplum olarak, ortak reflekslerle atlattık. 1991 Körfez krizinde sendikalar, krizi aşmak için toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetten ek artış talep etmemişti. Pandemi döneminde de sendikalar, Hayat Pahalılığı Ödeneğini talep etmemişlerdi. Muhalefet her iki tutumu da desteklemişti. 
Ancak, 2008 dünya ekonomik krizinde, petrolün fiyatı, Temmuz 2008’de 147 dolara çıkmasına karşın;  dönemin muhalefeti UBP şunu söylüyordu. “KKTC tanınmadığı için bu kriz, KKTC’yi etkilemez.  Hükümetin krizi öne sürmesi ve tedbir almaya kalkması, kabul edilemez” diyordu. Peki dönemin hükümeti, Hayat Pahalılığı Ödeneğini dondurmuş ya da kaldırmış mıydı? Hayır. Yalnızca göreve geldiği 2004 yılından itibaren, ülke ekonomisindeki büyüme oranı çerçevesinde, çalışanlara verdiği o büyüme oranı kadar ek ödemeyi; 2008 itibarı ile veremeyeceğini açıklamıştı. Hükümet, HP ödeneğini durdurmadığı gibi, dolaylı vergileri de düzenleyerek, pahalılığının insanları kırıp geçirmesinin karşısında dalga kıran olmuştu. Ancak o dönemin muhalefeti olan UBP, krizi inkar etmeyi bir yere bırakın; tüm insanlara popülizmin doruklarında, Türkiye’den destek alıp, herkesin “çeşmesinden, bal ile pekmez akıtacağı vaatleri vermişti. Ancak sonuçta savunamadıkları, ama sıkıntıları da Türkiye’ye havale ettikleri protokol ile krizin kronikleşmesini sağladılar. Bir noktaya daha bakmak gerekir. 

2023 Petrol İthalatı                            2024 Petrol İthalatı                   
353,183,456,61 milyon dolar      440.824. 103,49 milyon dolar 
(Kesin olmayan bu verileri, müracaatım üzerine bana ileten Ticaret Dairemizin Değerli Müdüresi Sayın Sevil Yönlüer’e teşekkür ederim). 
Petrol ithalatında durum bu. Ancak  KKTC’nin toplam ithalatının ortalama, 2 buçuk milyar dolar olması. Ama ihracatımız ise 159 milyon dolar civarındadır. Yani ciddi bir dış ticaret açığımız var. Ödemeler dengesi için, bu ciddi açığı; turizm, inşaat, üniversiteler, güneyden alış verişe gelenler ve çalışan insanların getirdiği dövizle dengeliyoruz. Şimdi bu sektörlerin de tümü, ciddi kriz içinde. Yani, dünya petrol fiyatlarında meydana gelecek her dolarlık artış, akaryakıt için yapılan ödemeyi artıracak. Yani dış ticaret açığı daha da derinleşecek. Ödemeler dengesinde de kriz olacak. Bu bakımdan hükümet, toplum içinde kırılmalara yol açan o YGK olgusunu geri çekmeli. Ayrıca, HP Ödeneğini dondurmayı amaçlayan yasayı da geri komiteye almalıdır. Böylece tüm kesimlerle söz konusu krizin, nasıl aşılacağı ile ilgili ortak payda arayışına zemin sağlamanın öncüsü olmalıdır.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tamer Karadeniz
Tamer Karadeniz - 12 saat Önce

Bence hukumet simdiden 13 uncu maaslari odemeyecegini aciklasin.. Bakalim ne olacak...!

banner471

banner473