Protokol

En nihayet Protokol yayınlandı. Yayınlanması ile birlikte hararetli tartışmalar da başladı. Ancak bu tartışmalar maalesef içinde bulunduğumuz ekonomik kriz aşma temeline katkı sağlamaktan uzaktır. Çünkü Protokol, ekonomik çıkmaza çıkış yolu getirmiyor. Halbuki TC – KKTC İşbirliği Çerçeve Belgesi diye isimlendirilen Protokol, Küresel Eğilimler bölümünde doğru tespitleri ifade ediyor.            
“…Enflasyonun geçici karakterde ve kısa vadeli olmadığının ortaya çıkması ile küresel para politikalarında yeniden ayarlamalar gündeme gelmekte; bu durum özellikle sağlık krizinden olumsuz etkilenen yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler açısından küresel düzeyde daha sıkı dış finansal koşullara bağlı olarak baskı oluşturmaktadır. “ diyor. 
Burada yer alan, “Enflasyonun geçici ve kısa vadeli olmadığı” gerçeğinin ifade edilmesi önemlidir. Peki o zaman KKTC’deki enflasyonun iç ve dış nedenlerinin analizi var mı? Yok. Enflasyonun kısa vadeli olmayacağı ve süreceği gerçeği karşısında ise,  toplumsal ortak payda arama yok. Aksine, başta basın ve sendikal haklar ile söz ve anlatım özgürlüğü olmak üzere temel özgürlüklerin daraltılması baskılanması öne alınıyor.  Yani uzun sürecek enflasyondan ortak toplumsal akıl ile çıkmak yerine, enflasyondan ezilecek tüm kesimlerin itiraz ve önerilerini en baştan “baskılamayı” öncelik haline getirdi. Ama uzun sürecek denen enflasyona karşı, hangi ekonomik tedbirleri almak gerektiği konusunda hiçbir esas önermiyor. Emeklilik yaşının yükseltilmesi ile ilgili klasik ifadeler var. Hâlbuki Protokol, yukarıda alıntıladığım cümleden sonra şunu ifade etmektedir. “Ayrıca küresel düzeyde salgın sonrası gözlemlenen istihdamdaki artış eğilimlerine rağmen, işsizlik oranları hala, salgın öncesindeki ortalamanın üzerindedir”. Bu gerçek, uzun sürecek enflasyon ve ekonomide oluşan gerileme ile özellikle genç insanlarımızdaki işsizliği artıracaktır. Bu nedenle buna bir de emeklilik yaşlarının yükseltilmesi eklenirse, genç nüfusumuzda işsizlik oranı daha da artacaktır. Emeklilik yaşının yükseltilmesi çok kısa süreli olarak Emeklilik fonlarını rahatlatır. Ama arkasından da onların daha da baskı altına girmesine yol açar. Bunlar yaşadığımız sorunlara çare üretmekten uzaktır. 
Ama Protokol çok dolaylı olsa dahi bir acı gerçeğe değinmek zorunda kaldı. İmzalanan Protokol şöyle demektedir. “KKTC’de döviz kullanımı ve dövize bağımlılık azaltılacaktır”. Bu ifade, utangaçsa olsa da TL’nin döviz karşısında uğradığı ağır kaybın; ülke ekonomisine ve insanına yaşatmaya devam ettiği yıkımı kabul etmek demektir. Peki, KKTC’de döviz kullanımını ve ekonomiye olan etkisini nasıl azaltacaksınız? Bu yok. Ama Protokol ile bunu ifade edenler bakın ne yaptı?
Protokolle, KKTC Bütçesine verilecek 1.050 milyarlık kredi için;  “1.050.000.000 TL’ye kadar olmak üzere Türk Lirası cinsinden ABD Doları karşılığı kredi” dedi… Yani dövize bağlılık azaltılacak derken, kredi; ABD Doları karşılığı olarak verilecek. Nisan 2022’de imzalanan Protokol ile KKTC Bütçesine destek, 1 milyar 50 milyon TL’dir. Fakat, 2021 yılında bu destek, 1 milyar TL idi. Yani bir yıllık artış, 50 milyon TL. Ama bir yıllık enflasyon  %88. Destek artışı ise % 5 kadar. Yani TL olarak aynı, ama reel değer olarak enflasyonun erittiği bir kaynak. Nedeni ne? TL’nin değer kaybı. Bu hiç ele alınmadı. Aksine gizlendi. Ayrıca madem Protokol’de KKTC’de Dövize bağımlılık azaltılacak diye yazdınız; öyle ise hadi buyurun. Protokolün yayınlandığı gün, KKTC Bakanlar Kurulu, Yasa Gücünde Kararname yayınlayarak, Kıb-Tek’in yakıt ihtiyacı için ihalesiz, Türkiye’den kamu kuruluşundan yakıt alma yetkisi aldı. Madem öyle hadi buyurun; bu alımı dolar üzerinden değil TL ile yapın. Ayrıca bu protokolün altına imza koyan KKTC hükümeti de petrol ve elektrik fiyatlandırmasında, yakıtın son ithalatı ile yeni ithalatındaki dolar kur farkına dayalı otomatik fiyatlandırma kararını da iptal etsin. Söz ile gerçeğin bu uyumsuzluğundan, ancak boş hedefler çıkar. Bu nedenle söz konusu protokol yaşadığımız sorunlara çare üretimini değil, aksine siyasi ve toplumsal kaosu besleyecek.  

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turkish power
Turkish power - 1 ay Önce

Sürekli gidaklayan ama yumurta yapmayan niyeti de olmayan tavuk misali boş eleştiri boş hayaller sıfır icraat klasik herşeye muhalif omdusman yazıları çare ne efendim şimdiki Ağustos böceği tripleri mi

Ziya
Ziya @Turkish power - 1 ay Önce

Konuşma lan sen kokoreç oğlanı...

banner464

banner468