Rakamlar konuşuyor ve uyarıyor

  Merkez Bankası’nın açıkladığı 2019 yılı ikinci çeyreğine ait ekonomik rakamlar, içinde bulunduğumuz durumu çok net bir şekilde ortaya koyuyor…
  Önce Tahsili Gecikmiş Alacaklara bakalım…
  Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 oranında artış olduğu ve tahsil edilemeyen kredi miktarının bir milyar 102 milyon liraya ulaştığını görüyoruz…
  Bu ne anlama geliyor?..
  Borçlanan vatandaşlar, kredi taksitlerini zamanında ödeyemiyor…
  Özellikle de küçük esnaf satış yapamıyorsa borcunu nasıl ödeyecek?..
  Nitekim ödeyemez duruma gelindiğini görüyoruz…
  Öyleyse ekonomiyi geliştirecek, piyasayı canlandıracak adımlar atılmalı…
  Bunun için de turizme ağırlık verilmeli…
  Daha çok turist getirmek için plan, proje üretmeli…
  Ne var ki; hava ve deniz yoluyla ülkemize gelen turist sayısında da dikkat çekici azalmalar vardır…
  Yılın ikinci çeyreğinde Kuzey Kıbrıs’a hava ve deniz yoluyla gelen toplam yolcu sayısı yüzde 3,1 oranında azalış göstererek, 440 bin 525’ten 426 bin 663’e geriledi…
  Buna karşın kara sınır kapılarından kuzeye geçen Kıbrıslı Rumların ve yabancıların sayısında yüzde 55’lik bir artış meydana geldi…
  Nisan, Mayıs, Haziran’da; yani sadece 3 ay içinde bir milyon 211 bin kişi kuzeye geçiş yaptı…
  Bunların otellerde geceleme yapmadıklarını, kısa süreli gezinti yaparak akaryakıt, kıyafet, ilaç ve sebze alımı için bir miktar para harcadıklarını biliyoruz…
  Ama yine de ekonominin çöküşe geçtiği bir dönemde kara yoluyla kuzeye geçişlerin KKTC için büyük bir önemi vardır…
  Sadece hükümet ortakları değil, KKTC halkını düşünen tüm siyasilerin ve ekonomik örgütlerin bu gerçeği fark ederek kara sınır kapılarına önem vermesi kaçınılmazdır…

Bakan olsaydım ne yapardım?

   Eğer KKTC hükümetinde Turizm, Ekonomi, Maliye veya Ulaştırma Bakanı olsaydım bu durum karşısında ne yapardım?..
   Başta Metehan Sınır Kapısı olmak üzere tümünü en az haftada bir kez denetler, eksikleri tespit eder, çözüm üretirdim…
   Metehan ve Beyarmudu sınır kapılarında yaşanan muhaceret sıkıntısını çözmek için polis karakolunda mesai yapan arkadaşların bir kısmını ‘yeni personel alıncaya kadar’ buralarda görevlendirirdim…
   Yasası mı yok?..
   Yasası yoksa, Bakanlar Kurulu’nun Yasa Gücünde Kararname yetkisi vardır…
   Ancak bizdeki başarısızlığın nedeni yasa, masa değildir…
   Esas mesele büyük olayları önemsememe ve adam gücendirmeme alışkanlığıdır…

Belediye Başkanı olsaydım ne yapardım?..
   
  Metehan kapısını kullananlar bilecek…
  Türk muhacereti ile Rum muhacereti arasında kalan kısa yolun yarısında orta refüj otlarla kaplıdır…
  Rumların sorumluluk alanı aylar öncesinden temizlenirken, Türklerin sorumluluk alanı; Lefkoşa’nın tüm bölgeleri gibi pislik içindedir…
  Duyuru levhaları da eskimiş, üzerindeki yazılar okunmaz haldedir…
  Belediye Başkanı olsaydım; her gün mutlaka Metehan, Lokmacı ve Ledra Palace kapılarını ziyaret eder, buraları nasıl güzelleştirebilirim diye kafa yorardım…
  Bina içinde oturmaktan bunalan personeli dışarı çıkarır, ufacık bir hizmetle kendi kendilerinden gurur duymalarını sağlardım…
  Kuzeye geçenlere, kendi halkım için pislik yapıştırması yapmalarını engellerdim…

Çağrımızı tekrarlıyorum

   Haftalar öncesinden KKTC Hükümetine bir çağrı yaparak “Bırakın Metehan’daki sorunu 24 saat içinde biz çözelim” demiştik…
   Bugün bu çağrıyı tekrarlıyorum…
   Yetki verin, bu basit sorunu 24 saat içinde çözelim ve yapacaklarımızı devlete hediye edelim…
   Aynı çağrıyı Lefkoşa Belediye Başkanı’na da yapıyorum…
   İzin verin, Metehan kapısındaki otları temizleyip, çiçeklerle donatalım…
  Sizlerden yetki istiyoruz… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Op.Dr.İlkan Ertuğ
Op.Dr.İlkan Ertuğ - 2 ay Önce

Uçak Bilet Fiyatları,öyle bir uçmuş ki,gelecek olanlar,çok defa düşünmek zorunda kalıyorlar.KTHY'nı batıranlar utansınlar.

KEMAL
KEMAL - 2 ay Önce

BU BESLEMELERDEN HİÇBİŞEY OLMAZ......SN ERDOĞAN DOĞRU SÖYLEMİŞ...! KKTC DÜZENİ YIKILMALI YENİ BİR İLDERLE!