Roma ve Dikilitaş

  Rum lideri Nikos Anastasiadis; aralarında Fransa Cumhurbaşkanı’nın da bulunduğu ‘Akdeniz Ülkeleri Liderler Zirvesi’nden istediği gibi bir karar çıkardı...
  Karar; Kıbrıs sorununa ‘garantileri içermeyen’ bir çözüm bulunmasını öngörüyor...
  Toprak bütünlüğünün korunması, bağımsızlık ve egemenliğin güvence altına alınması isteniyor...
  Bunun anlamı; 1974 öncesine dönüş; ama bu kez Türkiye’yi tamamen dışlayacak bir şekilde...
  Rum liderinin derdi 28 Ocak’taki seçimler değil...
  Roma’da aşk çeşmesini ziyaret ederek, dilek tutmak da değil...
  Savunduğu tezleri, AB’nin güçlü ülkelerine kabul ettirmek ve Türkiye’yi baskı altına almak için ne gerekirse yapıyor...
  Yaptığı bir başka önemli şey daha var...
  Adanın güney kısmındaki doğal gaz alanına ilaveten kuzeydeki alanları da Yunanistan’la birlikte sahiplenmek için Birleşmiş Milletler’e koordinat bildirerek, bunu kayıtlara geçiriyor...
  Bu son derece tehlikeli bir oyun...
  Gün gele Türkiye’nin sadece askerlerini değil, bölgedeki haklarını da yutmayı amaçlayan, diğer yandan adayı Yunanistan’la her açıdan birleştirmeye yönelik bir strateji...
  Peki biz ne yapıyoruz?..
  Ya da bizdeki ‘yüksek düzeyli siyasiler’ ne yapıyor?..
  Cumhurbaşkanı, seçimde kazananları kutluyor...
  Başbakan bir otelde balayı yapıyor...
  Seçim kaybeden Dışişleri Bakanı evinde dinleniyor...
  Yeni hükümetin kurulmasına ilişkin ön şartlar havada uçuyor...
  Hemen bir başka seçim için tartışma yapılıyor...
  İnsan iki tarafın siyaset anlayışına, ülke ve toplum sevgisine baktığı zaman Rumları gerçekten kıskanıyor...
  Bizdekiler için de söyleyecek söz bulamıyor...
  Bugün bu yazıyı daha fazla uzatmak istemiyorum...
  Müthiş bir endişe ve gelecek kaygısı içinde; bizleri yönettiğini iddia edenlere yönelik tek bir satırla sonlandırmak istiyorum:
  Yazıklar olsun...
YORUM EKLE