Sağlık ve ekonomide umutlar 2021’e kaldı

Coronavirüs gelişmeleri ve alınan sıkılaştırma tedbir kararları
Küresel bazda Coronavirüs salgınında toplam vaka sayısı 17 Aralık 2020 tarihinde 30.053.079’dan üç aylık zaman zarfında 75.283.503’e tırmandı. Kapanan vakalarda 52.853.230 kişi sağlığına yeniden kavuşurken, 1.668.367 kişi ile % 3 oranında ölüm sayısı gerçekleşti. Açık vakalarda ise durumu kritik olanların oranı % 0,5 seviyesinde yer alıyor. Kayıt edilen verilere göre; altıncı sırada yer alan Türkiye’de vaka sayısı 1.955.680’e çıkarken, 17.364 ölüm gerçekleşmiştir. Güney Kıbrıs’ta vaka sayısı 16.190’a yükselirken 85 ölüm yaşanmış ve KKTC’de 1 Temmuz 2020 tarihi itibari ile dış ulaşımın açılmasını takriben toplam vaka sayısı 123’den 1.342’ye çıkarken, 6 kişi ise hayatını kaybetmiştir. Tedavisi devam eden hasta sayısı 155’tir.
   14 Aralık 2020 tarihinde Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesinin aldığı kararlar ışığında karantinasız girişler durdurulmuş, girişlerde karantina süresi 7 günden 10 güne çıkarılmış, restoran ve otellerdeki yılbaşı kutlamaları iptal edilmiş, meyhane, bar ve club gibi eğlence yerlerinin faaliyetleri 25 Aralık’a kadar durdurulmuştur. 24 Aralık 2020 tarihinde komite tekrardan toplanma kararı almıştır. Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta Kasım sonu alınan kısıtlama tedbirleri sonrası günlük vaka sayılarındaki yükselişin kontrol altına alındığı gözlemlenmiştir.
Salgını önlemede 2021 beklentisi
   Salgın için üretilen bazı aşılar deneylerde % 90 - % 95 oranında verimliliğe ulaşmış duruma geldi. Lakin sağlık uzmanları bir aşının bir hastalığı nadir görülen bir seviyeye geriletmesi on yıllar alan bir süreç olduğunu beyan ediyor. WHO Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus, "Aşı mevcut önlemlerimizin yerini almayacak, onlara ek olacak" diyor ve ekliyor: "Aşı tek başına bir pandemiyi sonlandıramaz. Gözetim, test, takip, karantina ve tedbirlere devam etmemiz gerek." Dünya Sağlık Örgütü aşılama sürecini 3 faza yaymış durumda. Bu bağlamda ilk olarak sağlık ve sosyal hizmet çalışanları, ikinci fazda 65 yaş üştü risk grubunu oluşturan kişiler ve ardından diğerlerinin gelmesi gerekli. Aşılamaların haliyle tüm toplumu kapsaması ve salgının durma noktasına gelmesi aylar ve hatta yıllar alabilir. Zengin ve gelişmiş ülkelerde aşılamalar daha hızlı yapılabileceğinden dolayı alım gücüne göre ülkelerin salgını atlatabilme zamanı da netleşecektir. Örneğin; ABD 2021 yılı ikinci çeyreğinden sonra salgında azalma ve ekonomi de büyüme dönemine girmeyi hedeflemektedir.

TC Merkez Bankası 2021 Para ve Kur Politikası
   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal, "2021 Yılında Para ve Kur Politikası" tanıtım toplantısında yaptığı sunumda, "Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme, istihdam ve toplumsal refahın ön koşuludur" diye konuştu. TCMB Başkanı Ağbal, "Hedeflerimize ulaşmak için şartların gerekli kılması halinde politika duruşumuzu daha da sıkılaştıracağız." ifadelerini kullandı. Ağbal, TCMB'nin kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amaçlı döviz alım ya da satım işlemi yapmayacağını belirtti. Böylelikle kurların yükselmemesi ve enflasyonu artırmaması amacı ile ekonomik gelişmelere göre 24 Aralık 2020 tarihinde yapılacak olan yılın son para politikası komite toplantısında ve 2021 yılı döneminde gerek duyulması halinde faiz artırımı yapılacağı ve kurları sabit tutmak için piyasaya döviz sürülmeyeceği sinyali verildi. Zaten 2020 yılı içerisindeki para politikasında eriyen döviz rezervleri neticesinde fiyat istikrarının sağlanması için bu kez faiz artırımı söz konusu olacağı anlaşılmaktadır. Zira döviz kurları bizi ilgilendirmiyor politikası 2020 yılında enflasyonda tırmanma, kurumlara güvensizlik ve döviz rezervlerindeki erime ile sonuçlanmıştı. 
ABD ve AB yaptırım kararları ve 2021 beklentileri:
   10 Aralık 2020 tarihinde gerçekleşen Avrupa Birliği zirvesinde Almanya, Bulgaristan, İspanya, Macaristan ve İtalya’nın Türkiye lehine tutumlarının sonucunda Türkiye’ye karşı yaptırım kararı alınmadı. Avrupalı yetkili kaynakların açıklamalarından özellikle Almanya ve Bulgaristan başbakanlarının açık şekilde yaptırımlara karşı çıktığı vurgulandı. Avusturya, Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs ise yoğun ve baskılı bir şekilde yaptırım kararı bekliyordu. Kararlar içerisinde sadece bazı bireysel isimler ve şirketler Kıbrıs açıklarında yaptığı sismik araştırmalar için kara listeye alındı. Ağır yaptırım kararları alınmamasına rağmen Avrupa Komisyonu Mart 2021 döneminde Türkiye ile politik, ticari ve gaz araştırması konularını kapsayan bir rapor hazırlanması istendi ve Avrupa Birliği Türkiye konusunu aynı zamanda ABD’deki yeni Biden yönetimi ile eşgüdüm içerisinde sürdürme kararı aldı. ABD ise Amerika Düşmanlarına Yaptırımlarla karşı Koyma Yasası’nın 231. bölümü ile Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayii Başkanlığına Rusya’dan alınan S-400 füze sistemlerinin alınması sebebiyle yaptırım kararı aldı. Bu kapsamda yaptırımlar Savunma Sanayi Başkanı ve diğer yetkililerine ABD’den ihracat lisansının kaldırılması, vize verilmemesi ve varlıklarının dondurulmasını içermektedir. Türkiye 
S-400 alma ve kullanma kararlılığından vazgeçmediği için F-35 uçağı üretme ortaklığından da çıkartılmıştı. Hem ABD hem de AB tarafında Türkiye’nin bölgede güçlü bir aktör olması, ticaret ilişkilerinin önemli AB ülkeleri ile karşılıklı şekilde değer yaratması, jeopolitik önemi ve göçmenler anlaşmasıyla Avrupa’nın çekindiği nüfusu kontrol altında tutması hasebiyle yaptırımların askeri düzeyde savunma sektörünün dışına çıkmasının zor olduğu anlaşılmaktadır.
 

YORUM EKLE

banner464

banner465