Sayın Hristodulidis’e Seslenmek

 “Kıbrıs Cumhuriyeti” Dışişleri Bakanı Sayın Hristodulidis, Alihtia Gazetesi’ndeki röportajında, Kıbrıslı Türklerle ilgili şöyle dedi.
“ Önlerinde, daha önce hiç olmadığı kadar net bir ikilem var. Yeniden birleşmiş bir vatanda Kıbrıslı Rumlar ile birlikte Avrupa üyesi bir devlette bir gelecek mi, yoksa Türkiye ile birlikte bilinmez bir gelecek mi?”.
Bu kafa karıştırmaya dönük, sözde ustalıkla yapılmış, basit bir ifadedir. Evet, bu özden uzaktır. 
Çünkü Sayın Hristodulidis; birleşmenin,  federal temelde olmasını, kelime dahi olarak ifade etmedi. Onca laf içinde bir Federal kelimesini,  kendi içlerindeki Federasyon karşıtlardan ürkerek, ifade edemeyen bir politikacı, yeninin barışçı taşıyıcısı olamaz. Ya da gizleyecek başka görüşleri var.
Altında, kendi Başkanı Sayın Anastasiadis'in imzası olan 11 Şubat 2014 ortak belgesinin,  çizdiği İki Bölgeli, İki Toplumlu Federal Kıbrıs’ı zikretmeyen, Birleşik ada sözüne dönük, inandırıcı olamaz.
İlginçtir, 11 Şubat 2014 Ortak Belgesinin altında imzası olan Kıbrıslı Türk siyasiler de Sayın Hristodulidis gibidirler. Onlarda bu Ortak Belgeyi, yani kendi imzalarını unutturmak isterler.
Ancak Kuzeydekilerin Sayın Hristodulidis’den ayrılan bir yanları var.  Birleşmeden söz etmezler.
Bu durum, Birleşmeden söz eden Sayın Hristodulidis’i gibilerine; Kıbrıslı Türklere samimiyet hissi vermek için, Federal Çözüm ve 11 Şubat 2014 Ortak Belgesine vurgu yapmak zorunluluğunu dayatır.
Birleşmeden söz eden, Sayın Hristodulidis’in Federasyonu yok sayan bu ifadesi;  çözümü Federasyon dışında gören, Kilisenin ve benzerlerinin hoşlarına gidecek bir söylem yapmaya önem verdiğini gösterir. Bu ise Federal Çözümü hedef gören Kıbrıslı Türkler içinde bir güvensizlik yaratmaktadır.
Ege ve Doğu Akdeniz Bütünlüğü.
Bir kere şimdiden ifade edeyim. Birleşik Federal Kıbrıs Çözümüne ve adanın AB üyesi olarak yoluna devam etmesine inanan bir Kıbrıslı Türk olarak, bunun yalnız bizim için değil ama Türkiye ve Yunanistan içinde ortak barışçı bir geleceğin temeli olduğuna inanıyorum.
Bu yüzden, adadaki ortak barışçı geleceğimizin, Türkiye ve Yunanistan düşmanlığı ile şekillenemeyeceği çok açıktır. Ortak barışçı geleceğimiz;  Ege Denizinde ve Doğu Akdeniz'de kıyısı olan bu üç ülkenin, barışçı ve demokratik işbirliği ile doğrudan bağlıdır.
Bunun için Federal Kıbrıs ayni zamanda, Türk- Yunan dostluğunun da önemli bir basamağıdır. Ama Sayın Hristodulidis, federal çözüm ifadesinden kaçınırken, ayni zamanda Kıbrıs ‘ta Federal barış sürecinde, Türkiye’nin Çözümün partneri olması yerine, düşmanı olmasını arzulaması, samimiyetinin olmadığının göstergesidir.
Çünkü Türkiye karşıtlığı ile Federal çözümden kurtulup, eski Yunanistan Büyükelçisi Sayın Duntas'ın Federasyonu şeytanlaştıran ve Federal Birleşik Kıbrıs yerine, dünyada iki ayrı Yunan Devleti öngören ayrılıkçı ve bölücü anlayışına birleşme sahte söylemi ile yol döşüyor.
Bu bakımdan ona bir soru sormak lazımdır. 
Sayın Hristodulidis, hangi akla ve sağlıklı mantığa sığar, Türkiye – AB Üyelik Müzakerelerinde,  “ Yargı, İnsan Hakları, Demokrasi ve Basın Özgürlüklerini “ Avrupa Standartlarına en azından yakınlaştırmayı içeren 23. ve 24. FASILLARI Bloke etmeniz ve bunu hala ısrarla sürdürmeniz?
Bu adımlarla Türkiye- AB ilişkilerini yaralamakla, Kıbrıs sorunun çözümüne ne katkı sağladınız? Türkiye’yi AB süreçlerinden uzaklaştırmakla ve onu şeytanlaştırmakla, bunu dört gözle bekleyen dar milliyetçi ve otoriter çevrelere, militer güçlere en büyük fırsatı verdiğinizi hala görmeyecek misiniz?
Üstelik bize ya Birleşik Kıbrıs, ya da Türkiye ile belirsiz bir gelecek seçeneğimiz olduğunu söyleyen ve Federasyon kelimesinden dahi kaçınan siz, bize nasıl bir tek taraflı mutluluk sunuyorsunuz?
Kendi ifadenizle başını Monarşik Suudi Arabistan’ın çektiği ve ucunda İsrail olan eksene, Kıbrıs’ın dâhil olmasını ön görünüyorsunuz. Bu eksen siyasetiniz bana Sayın Davutoğlu’nu hatırlattı. Sizin tüm Kıbrıs’a sunduğunuz mutluluk seçeneği, Filistin halkına saldırgan siyasetler izleyen İsrail Yönetimi ve Suudi Arabistan’la, Trump Yönetimin çizdiği eksende buluşmak mı? Öyle ise külliyen yandık!
 AB yetkililerinin, “ böyle dost olacağına düşman olsun” diye tanımladığı Trump Yönetiminin, Türkiye ile içine girdiği çelişki nedeni ile siz bundan kendi dar milliyetçi görüşleriniz için fayda mı umuyorsunuz? Adamızı belirsizliğe sürükleyecek olan işte bu eksen siyasetiniz ve benzerleridir. 
Yazımı şöyle sonlandırmak isterim Sayın Hristodulidis, Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye halkları barışçı ortak geleceği, Federal Kıbrıs’la ve bu üç ülkenin AB değerlerinde ilerlemesi ile örebilirler. 

YORUM EKLE

banner471

banner459

banner465

banner460