Seçim sen nelere kadirsin

Cumhurbaşkanımız artık bizim günlük köşe yazılarımız gibi günün önemine binaen bir açıklamayı ya sosyal medyadan yâda bizzat katıldığı toplantılardan patlatıyor. Bundan rahatsızlık mı duyuyorum? Aksine hoşuma bile gidiyor. 
Çünkü son dönemde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’da aramıza döndü diye yorumluyorum. Mesela Saray’da 4. Yılını dolduran Akıncı nüfus sayısının kaç olduğu ile ilgili hiçbir açıklama yapamamıştı, artık yapıyor.
Polisin tutuklamaları ile ilgili (malum gazete davası hariç) açıklama yapmıyordu. Şimdi daha gözaltına alındığında birisi, çıkıp açıklama yapabiliyor.
Tanınan ve meşhur birisi mi öldü? Ya cenazede, ya sosyal medyadan bir açıklama anında geliyor Saray’dan. Aslında geçenlerde bekledim, doğum günümdü, belki hatırlar, belki kutlar diye ama olmadı, neyse.
Dediğim gibi ben bu durumdan asla şikâyetçi değilim. Cumhur’un da artık iç meselelerle ilgili olması, en azından dikkatin çekilmesi adına sevindirici bile. 
 
14 Mart Protesto Bayramı
Tıp Bayramı olarak ilk kutlama, 1919 yılının 14 Mart'ında işgal altındaki İstanbul'da gerçekleşmiştir. O gün, tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hikmet Boran'ın önderliğinde, tıp okulu öğrencileri işgali protesto için toplanmış ve onlara devrin ünlü doktorları da destek vermişti. Böylece tıp bayramı, tıp mesleği mensuplarının yurt savunma hareketi olarak başlamıştı.
O gündür bugündür Tıp Bayramı kutlanıyor. Ancak ne hikmetse ne Türkiye’de nede KKTC Tıp Bayramı, bayram gibi kutlanmaktan ziyade bir protesto gibi geçiyor. 
İlgili örgütler çıkıp bir güzel bakanı yerden yere vuruyorlar, sonra bakan çıkıp onlara cevap falan yetiştirmeye kalkıyor, plaket ve ödüllerden sonra herkes eski yerine dağılıyor.
Dünde öyle oldu, örgütler durumu protesto etti, Bakan Filiz Besim dinledi, sonra çıkıp cevap verdi. Geçmişte bir tıp bayramında Filiz Hanım da protesto edip salonu terk etmişti mesela. 
Bence Tıp Bayramı olmasın 14 Mart. Doktorların protesto günü olsun mesela. Çıksınlar o gün kimi istiyorlarsa protesto etsinler, değil mi ama…

Çok önemli
Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, burs programı doğrultusunda ihtiyaç alanlarının belirlenmesine yönelik bir toplantı düzenledi geçtiğimiz günlerde. Sivil toplum örgütü temsilcileri ile devlet kurumlarının temsilcileri karşı karşıya gelerek ilk kez bu ülkede yeni dönemde nasıl öğrenciler yetiştirilmeli, hangi alanlarda uzmanlara ihtiyaç olabileceği tartışıldı.
Bence böyle orta ve uzun vadede yol planlarının oluşturulması son derece önemli. Buradan çıkacak sonucu merakla bekliyorum ve önümüzdeki günlerde bu konuyu daha ayrıntılı sizlerle paylaşacağız. 

Mahvolduk 
İki günüdür elim telefona gidiyor, facebook ya çalışmıyor ya da düzgün çalışmıyor. Yorumlar gitmiyor, beğeniler gerçekleşmiyor. Allah’ım ne kötüymüş facebook’un olmaması.
Bir garip sinir hali bürüdü, sürekli kontrol ediyorum düzeldi mi diye cep telefonumu.  Allah’ım bu mübarek Cuma gününün hayrına sen bizi facebook’suz koyma…

MESAJLAR 

Filiz BESİM: Dün hayli sert geçen konuşmalara rağmen geçmiş yıllardaki protestolar yaşanmadı 14 Mart etkinliklerinde. Ama gelin siz şu bizim protesto işini meslektaşlarınız ile birlikte enine boyuna bir düşünün. 

Mustafa AKINCI: Son günlerdeki çıkışlar önemli. Ama bu çıkışları yaparken dikkatli olmak gerekli. Bakın PKK bağlantılı bir kundaklama olayı çıktı ortaya birde. Kitap falan derken iş başka yerlere gitti. 

Serhat AKPINAR: Terör örgütü bağlantılı bir kundaklama olayı çıktı sizin yangın işi. Tamda kitap olayının üstüne geldi bu konu. Bakalım bu konuda devlet büyüklerimiz ne diyecekler? 

Cemal ÖZYİĞİT: Gelecek nesillerin doğru iş alanlarında yönlendirilmesi adına burs programlarının yeniden belirlenmesi son derece önemli.  Doğru eğitime doğru destek. 

Ziya ÖZTÜRKLER: Yükseköğretim Dairesi olarak sadece üniversitelerde okuyan yabancı öğrenciler için değil kendi öğrencilerimiz için de yükseköğretim planlaması adına başlatılan çalışmalar geleceği şekillendirmek adına sevindirici. 

Ödül MUHTAROĞLU: Ülkemize gelen öğrencilerin buradan mutlu ayrılmaları konusunda söylediklerinize aynen katılıyoruz. Umarız bu düşünceniz devlet politikası haline de gelir. 

Zeki ÇELER:  Başlattığınız proje kapsamında hastanelerde hastabakıcılığı yapan arkadaşlar uzun bir süreden yana alacaklarını alamadıklarını iddia ediyorlar, bir bakın bakalım ne oluyor diye. 

Enver MAMÜLCÜ:  Kıbrıs Türk İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Böylesine önemli ve zor bir dönemde çok önemli bir görevi üstlenmiş oldunuz. 

Dr. Faiz SUCUOĞLU: Eski bakanlara söz verilmeyince dünkü 14 Mart etkinliklerine sizde katılmamışsınız. Zaten bayramdan ziyade protesto etkinlikleri gibi oluyor bizim 14 Martlar. 

Mehmet ÇELEBİOĞLU: Son olayda da gördük Kamera Kayıt Sisteminin önemini. Gerek ülke olarak gerekse bireysel olarak bu konuda daha temkinli olmak gerekiyor değil mi? 

Kudret ÖZERSAY: Dün bazı gazeteci dostlarımızla önce kahvaltı yapmışınız sonra da başka bir gazeteci dostumuzla öğlen yemekte buluşmuşsunuz. Basının nabzını alabildiniz mi bari? 

Ersin TATAR: Dün sizde öğlen yemeğini gazeteciler ile yiyenler arasındaymışsınız. Ee bu yemeklerin sonucunda bir takım planlamalar yapacak mısınız? 

Dr. Bülent DİZDARLI: Başhekimlik görev süreniz olan 2 yıl 4 ay içinde edindiğiniz tecrübeleri ve anıları anlatan bir kitaba başlamışsınız. Merakla bekliyoruz yeni kitabınızı. 

Erhan ARIKLI: Partiyi daha işlevsel hale getirmek için 24 Mart’ta tüzük kurultayı yapmaya karar vermişsiniz. Yeni kurulan bir parti olmanıza rağmen bu bildiğimiz 2. Tüzük kurultayı her halde. 

Habibe ÇETİN: Dün Gazimağusa kaymakamı Kemal Serpal’i ziyaret etmişsiniz.  Bölgenin sorunları ve özellikle kaçak emlakçılar konusunda görüş alış-verişinde bulunmuşsunuz.  

YORUM EKLE