Sil baştan

Kimseyi kırmamak için kendisini parçalayanlara, okkalısından, bir tane “Sil baştan” gelsin…
Bir gün bakarsın ki, daha önceleri, “asla yapmam”, “yapamam” dediğin, cesaret edemediğin, karar vermekte zorluk yaşadığın veya “başkaları ne düşünür” diye adım atmaktan çekindiğin, her ne varsa...  Evet, bir gün bakarsın ki; hemen hemen hepsini keskin bir bıçak darbesiyle ya kesip atmışsındır, ya da tek bir hamle ile yolundan çekmişsindir.
Buna, siz ne dersiniz bilmiyorum ama ben buna, kararlılık veya varlığınızı ortaya koyma derim. 
Kangren olmuş her şeyi kesip atmaya, sürekli arafta kalmaktan, kırmaktan çekindiğiniz ve bu yüzden de, kendinizi parçaladığınız...
“Kimseyi kırmamak için kendisini parçalayanlar...”
“İstemediğiniz şeyleri yaparak parçalanmaktansa, -parçalanıyorsak da deli gibi sevdik diye parçalanalım...” Mesela...
Siz katlanabiliyorsanız, onlar da katlanabilir. Siz kırılabiliyorsanız, onlar da kırılabilir. Evet, kırılsınlar, parçalansınlar, tekrardan toparlansınlar… Kendinizi kimse için, ama hiç kimse için ne parçalayın, ne de sırf birileri üzülmesin diye, istemediğiniz bir duruma katlanınız… Karşınızdaki insana da “ben buyum” fotoğrafını çekip, eline veriniz.
Gelsin yeni “siz”... Gelsin değişimler...
İsteyerek birilerini kırmak değil sorun... Kimse isteyerek birini kırmaz ki, siz kırıklarınızı toplamayı başarabiliyorsanız, inanın o “başkaları” dedikleriniz de bunu toparlayabilir. 
Şu an yazdıklarımı okuyan, sevgili okuyucularım, hangimiz bu durumları yaşamadık ki… 
“Aman, o üzülmesin, kaldıramaz şimdi. Ben hallederim. Haberi olmasın. Ben güçlüyüm, bana bir şey olmaz” diye kaç defa tekrar tekrar düşündünüz... Unutmayınız; siz toparlanıyorsanız, onlar da yapar, yapamıyorlarsa da, öylece kalsınlar, bu artık sizin sorununuz değildir. Herkes kendinden sorumludur…
Dünyanın bir salgınla sınandığı şu günlerde, birçoğunuz kendi içinizde değişimler, devrimler yaratmadınız mı? Salgın sayesinde belki de yeniden düşünmüşsünüzdür, hayatınız nerede, nereye gidiyor ve siz gerçekte ne yapmak istiyorsunuz gibi...
Bazen kırıp dökmeden yol alamıyoruz. Evet, belki de hiçbir şeyi sarsmadan, yerinden oynatmadan, yol almak, bir yerlere ulaşmak, bir şeyleri elde etmek en güzeli... Yine de bu şekil, her zaman mümkün değildir. Olması gereken her ne ise, olacak... Su akar ve yolunu bulur misali...
Yeri gelmişken, bu tek taraflı değildir, aynı şekil, bizi de üzebilirler, aynı şekil, biz de kırılıp dökülebiliriz... Olsun, biz her koşulda, hayatın gelgitlerine donanımlıyız. Her hamle bize bir öğretidir. Gel güzelim hayat, bildiğin gibi... Biz gelene de, gidene de razıyız diyerek, içimizdeki yaşam ışığımızla, içimizdeki büyümeyen çocuğumuzla, davullarla zurnalarla karşılayacağız gelenleri...
Ve tam da böyle zamanlarda, hepinizin içinden, geçen “sil baştan” ihtiyacı...
Kimse sizin neler yaşadığınızı bilmez ve emin olunuz, farkında bile değildirler. Belki de yeni başlangıçları yapmanın, belki de sil baştan demenin tam da sırasıdır... 
Bir gün arabada giderken, radyoda çalan “sil baştan” şarkısını, sanki ilk defa duyuyor gibi dinlerken...  Sil baştan başlamak gerek bazen, hayatı sıfırlamak...
Okkalısından bir sünger alıp silebildiğince sil... Seni üzen, sana istemediğin şeyleri yaşatan her ne varsa...
Sonra ise her şeye yeniden başlayıp hikâyemizin yeni kahramanlarını selamlayalım. 
İyi veya kötü her ne olacaksa bunun kaçınılmaz olduğunun bilincinde olup umursamadan yeni başlangıçlar yapmak... Ben çok severim mesela... Bazen farkına varacaksınız... 
Ne kadar çok vakit harcadınız, hiç değmeyecek olaylara,
Ne kadar çok önem verdiniz, hiç değmeyecek insanlara...
Yine de, iyi ki karşınıza çıkmışlar, hayatın her yönünü görebildiniz... Bu arada, itiraf etmem gerekirse, ben hala kırılabiliyorum, ben hala üzülebiliyorum, çok antremanlı olmama rağmen...   
Sil baştan başlamak... Hayat psikolojik olarak sıfırlanıyor. Yeniden doğuyorsunuz... Yeni bir yer, yeni bir hayat ve her şeyden önemlisi bence yeni bir sen olarak başlıyorsun yaşama... Hiç bir şey yapamadın diyelim; kendinle yüzleşip, barışman bile, bir “sil baştandır”...
Belki biraz ilk günlerde sudan çıkmış balık gibi olursun. Hatta bazen düşündüğünden daha da zorlanırsın. Yine de kısa bir süre sonra, kendinizi, “iyi ki sil baştan başlamışım” diye Şebnem Ferah’ın şarkısını,  mırıldanırken, daha sonra da neşe ile bağıra bağıra söylerken bulursunuz...
Olmak istediğiniz yerde olunuz ve hayatınızı yaşayınız. Çok fazla insanlara ve eşyalara bağımlı olmayınız, bağımlı olarak yaşamak size “sil baştan” yapmak şansını maalesef vermiyor. 
Ucunda ölüm olan bir hayat,
Ne zaman öleceğimiz belirsiz bir yaşamda,
Eve, arabaya, ota, böceğe bağımlı olmak kadar bence saçma bir şey daha olamaz...
Korkmayın, risk alın, hayatınız renklensin...
“Kimseyi kırmamak için kendisini parçalayanlar “...
“İstemediğiniz şeyleri yaparak parçalanmaktansa, -parçalanıyorsak da deli gibi sevdik diye parçalanalım” ... Bu arada, sırası gelmişken, en çok bu cümleyi sevdim.
Derin sularda, inci tanesi çıkaramadım ama o minicik incinin içerisinde bulunduğu harikulade istiridye kabuklarını çıkardım... Bir zaman önce...  Ona her baktığımda, hayata karşı direncimi, sevdiklerimin varlığını ve sil baştan yaptığım hayat sayfalarımın en nadide karelerini hatırlayıp, gülümsüyorum... Çok düşünmeyiniz, yapınız, hem de en güzelinden bir tane “sil baştan”...
Güzel bir hafta olsun. Sevgiyle kalınız... 

YORUM EKLE

banner456

banner459

banner473

banner460