Sizce vekillerimiz ne düşünür?

Kamuoyu “hükümeti kim kuracak, kim bakan olacak” tartışmalarına takılıp kaldı!
Oysa yaşadığımız bu coğrafyada ne kadar çok sorunumuz var değil mi? 
Her Allah’ın günü bu sorunlar yumağı içerisinde kavga veriyoruz…
Peki kim düzeltecek, kimin böyle bir düşüncesi var bu aralar?
Mesela uyuşturucu illetine yönelik savaşı başlatan “Denetimli Serbestlik Yasası” uygulamaya giremedi… 
Kimin umurunda?
Yurttaşlar sağlık hizmeti alabilmek için sabah saat 04.00’ten itibaren devlet hastanesine akın ediyor, doktoru başarıp da görebilirse yazılan ilaçları bulamadığı için alamıyor… 
Dert eden var mı?
Peki ya öğretmensizlik sorunu, her an öğrencilerin başına yıkılacak okulların varlığı, eğitimdeki kalitesizlik… 
Düşünen birleri bulunur mu? 
Ya da kamudaki verimsizlik, kimi çalışanların umursuz halleri, yurttaşın hizmet alamamasının yarattığı mutsuzluk… 
Var mı kafasına takan?
Onu da geçtim; üreticinin batak noktaya gelmesi, hayvan hastalıkları nedeniyle yaşanan sağlık tehlikesi, sütün kalitesi, dalında kalan ürünlerin durumu…
Politika üreten var mı?
Çevrenin pisliği, turistlerin isyanı, CMC’nin varlığı, elektrik santrallerinin saldığı zehir, her geçen gün artan kanser vakaları…
Hiç mi dert değil?
Çalan çırpanların elini kolunu sallayarak gezmesi, ülkeyi Teksas’a döndürenlerin varlığının her geçen gün artması,  mahkemelerin “adalet” dağıtmaması…
Düşünülüyor mu?
Sorarım size Meclis’teki UBP’li, CTP’li DP’li herhangi bir vekilin aklından şu günlerde bu konuların hangisi geçer?
Yoksa UBP’li vekiller “Ben nasıl bakan olurum, bakan olamazsam hükümet olanaklarından nasıl yararlanırım” sorularına cevap aramakla mı meşgul?
DP’ye bakalım… Sayı belli, Arabacıoğlu da Bakanlık istemediğine göre kavga yok… Herkes bir ucundan Bakan, müsteşar, müdür… Yukarıdaki sorulara takılan var mıdır sizce?… Yoksa şu sıralar DP’de kutlama halleri mi var?..  “Küllerimizden yine doğduk, yaşasın koltuk!”
Peki ya CTP’liler! Sizce yukarıda sorulara kafa yorarlar mı, yoksa “oh be, bu ay maaşı nasıl ödeyecektik, ekonomik protokolü da imzalamak zorunda kalacaktık, bunu halka nasıl anlatacaktık, kurtulduk, rahatladık” diye mi düşünüyorlar? 
Bu sorulara ben yanıt vermeyeceğim değerli dostlar!… Zira bu köşeyi düzenli okuyanlar bu konulardaki fikirlerimi iyi bilirler… Ama bence her bir okur bu soruların yanıtı düşünmeli ve politik tavrını ortaya koymalıdır diye düşünüyorum…
Ne de olsa, çok gitmez… Saltanat biter… İşte o zaman yurttaşın görevi başlar… 
Hazır mıyız?
YORUM EKLE