Sizin korkularınız başkalarının umudu olabilir…

Kuzey Kıbrıs’ta, tüm sorunları unutturan, ‘büyük’ tepkilere yol açan, Koordinasyon Ofisi ile ilgili yasa tasarısı, Cumhuriyet Meclisi’nde dün sabah saatlerine kadar devam eden oturumun ardından, oy çokluğu ile kabul edildi…
TDP Milletvekili Zeki Çeler, 8 saate yakın Meclis kürsüsünde ‘durarak’ bazen konuşarak, bu ofisin açılmasını engellemek adına ciddi bir efor sarf etti…
Aynı şekilde kendilerini ‘Reddediyoruz Platformu’ olarak isimlendiren grup da Meclis dışında eylem yaptı…
Neticede, Meclis’teki oylamaya katılan vekillerden 27’si evet, 17’si de hayır dedi…
Türkiye ile KKTC arasında imzalanan anlaşma geç de olsa kabul edildi…
‘Demokratik’ haklarını kullanan Zeki Çeler de Reddediyoruz Platformu da Meclis’ten çıkan karara ‘Saygı’ duyarak evlerine döndü…
Hızla değişip, gelişen dünyada bir ülkenin zenginliği, sahip olduğu eğitimli insan gücü ile ölçülebilir... 
Kuzey Kıbrıs’ta, Koordinasyon Ofisi açılmasına karşı gösterilen tepkiler kadar açılması için gösterilen görüşlerde saygı ile karşılanmalıdır…
Kendisini; aydın, ilerici, çağdaş, entellektüel olarak isimlendiren, özgürlüklerden dem vuran beyinler, Koordinasyon Ofisi konusundaki önyargılarından ve korkularından artık kurtulmalıdır…
İki ülke arasında imzalanan anlaşma ile Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan ‘Sessiz’ çoğunluğun çocuklarının daha çağdaş bir ortamda kültür, sanat ve spor etkinlikleri yapma imkanını yakalayacağını bir kenara not etmelidir…
Bugün; Mallıdağ, Tirmen, Sazlıköy, Maraş, Taşlıca, Turnalar, Yarköy, Bahçeli, Kömürcü, Alemdağ, Dağyolu, Cengizköy, Mevlevi, Derince, Sipahi gibi köylerdeki gençlerin de Lefkoşa, Girne, Gazimağusa, Güzelyurt ve İskele merkezde yaşayan yaşıtları gibi sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerde bulunmasının bir hak olduğu unutulmamalıdır…
Koordinasyon Ofisi’nin Kıbrıslı Türklerin iradesini gasp edeceği, asimilesine yol açacağı gibi ‘Yersiz’ endişeler kadar, kurulacak ofisin getireceği artılar da düşünülmelidir, en azından bunu düşünenlere saygı duyulmalıdır…
Kuzey Kıbrıs’ta benzer bir tartışma ve kutuplaşma, Hala Sultan İlahiyat Koleji açılacağı zaman da yaşanmıştı…
Ülkede, çocuklarına çağdaş bilimlerle birlikte din eğitimi aldırmak isteyen ebeveynlerin ve genç beyinlerin olduğu hiçe sayılarak, acımasızca eleştiriler yapılmıştı…
Bu ülkede çocuklarının din eğitimi görmesini isteyen bir topluluk olabileceğini, onlarında bu topraklarda yaşadığını unutarak ötekileştirme politikası uygulanmıştı…
Neticede tüm karşı çıkışlara rağmen Hala Sultan İlahiyat Koleji açıldı…
Korkuların yersiz olduğu ortaya çıktı…
Bugün 780 öğrenci gayet çağdaş bir ortamda, diğer kolejlerdeki yaşıtları gibi eğitimine devam ediyor…
Geçen hafta sonu yapılan kolej sınavlarında bu okulda eğitim görmek için 300 öğrenci ter döktü, bunlardan 120’si kayıt hakkı elde etti…
Şimdi, kendi dünya görüşünüz nedeniyle taşıdığınız endişeden dolayı vakti zamanında bu çocukların eğitim hakkını gasp etseydiniz bundan kim ne kazanacaktı?
Kısacası, kutuplaşma ve hizipleşmeden bugüne kadar kazanç sağlayan hiçbir toplum olmamıştır... 
Artık, devletin gözetiminde ve kontrolünde yapılacak her türlü eğitim, kültür ve spor faaliyetinden kimseye zarar gelmeyeceği kabullenilmelidir…
Yersiz endişelerle, sunulan fırsatları reddetmenin tek çözüm olmadığı bilinmelidir…
Biraz empati yaparak; sizin korkularınızın, bir başkasının umudu olabileceği gerçeği unutulmamalıdır…
AB Koordinasyon Ofisi’ne gösterilen hoşgörünün en az yarısı, Türkiye ile KKTC arasında imzalanan anlaşma neticesinde açılacak Koordinasyon Ofisine de gösterilmelidir…
“KOP çatısı altında dünyaya açılacağız” yalanına verilen destek kadar olmasa bile bu Koordinasyon Ofisi’ni isteyenleri anlama yolu seçilmelidir… 
Daha güzel bir gelecek için… 
Korkuların esiri olmak yerine, fotoğrafın bütününe bakmak yeterli olacaktır…
YORUM EKLE