Sorumlusu bizleriz

   Bir ülkenin kaderini belirleyen siyasilerden daha çok siyasileri yetkilendiren halktır…
   Halk ‘kimleri seçtiğini’ ve ‘Kimleri yönetime getirdiğini’ bilmelidir…
   Kuşkusuz halkın karşısına kimlerin çıkarıldığı ve seçeneklerin sınırlı olması da önemlidir…
   Uzun yıllardan beri KKTC’nin ekonomik, siyasi ve sosyal yönden bir çöküşte olduğunu hepimiz biliyoruz…
   Buna karşın ülkeyi düzeltecek bir yeni düzenleme için kılımızı oynatmıyoruz…
   Hemen herkeste “bana ne, ben niye kötü adam olayım” anlayışı vardır…
   Doğru yolu bulan “kötü adam” mı oluyor?..
   Ama hepsinden önemlisi ‘adam belirleme’ kriterlerimizdir…
   Oyumuzu vereceğimiz adamın özellikleri arasında aradıklarımız nelerdir?..
   *Düğünümüze geldi mi?..
   *İyi para taktı mı?..
   *Çocuğu veya yakınımızı işe aldı mı?..
   *Köyümüzü ziyaret etti mi?..
   *Parti lideri onu destekliyor mu?..

   Bunların dışında elbette bazı kişiler eğitime, deneyime ve kişinin karakterine bakıyordur…
   Ama sayıları çok düşüktür…
   Sonuçlarda pek etkileri yoktur…

Hesapsız kitapsız uygulamalar

   Siyasetin kalitesi düşürüldüğü için bu ülkede plan ve programa dayalı, inandırıcı ve uygulanabilir hiçbir iş yapılamıyor…
   Seçim öncesinde “yapacağız, edeceğiz”; seçim sonrasında iktidara gelinmesi halinde “görüşeceğiz, değerlendireceğiz” söylemi…
   Bunlar artık karın doyurmuyor…
   Elektrik Kurumu’na yeni santral alacağınızı söylüyorsanız bunun maliyetini de kaynağını da hazırlamalı ve halka açıklamalısınız…
   Haberleşmede devlet-özel ortaklığı diyorsanız, maliyet hesaplamasını yaparak onu da halka açıklayacaksınız…
   İş ola ‘özerkleşme’ deyip, sonrasında hiçbir şey yapmama yöntemi maalesef siyasilerin kuralı oldu…
   Bugüne kadar söylenenlerin hiçbirisi yapılmadı…
   Göz göre göre ülke batağa saplandı…
   Bazıları hala bu batağın içinde gül yetiştirmeye çalışıyor…
   Ama başarılı olamıyor…
   Olma şansı da yoktur…
   Kendi kendimizi yönetme becerisini gösteremediğimizi kabul etmek zorundayız…
   Bugüne kadar yaşananların ve bundan sonra yaşanacakların tek sorumlusu bizleriz…
   Otobüsü ‘iyi şoföre’ verirseniz güvenlik içinde seyahat edersiniz…
   Tersi olursa başınıza geleni çekersiniz…
   Mesele bu kadar basit…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Nuri
Hasan Nuri - 3 ay Önce

Sayın Akar, Ülkemizde yolcu taşıyan Otobüslerin yaş ortalaması 30 yıldır, Avrupa Ülkelerinde yolcu taşıyan 30 yıllık bir otobüs bulamazsınız !
30 yıllık Otobüse ne giren yolcu ve ne de onları süren şofer kendini güvenlikte hissedebiliyor !
Yıllardır yönetmeyi beceremediğimiz dökülen Kktc de bugün geldigimiz nokta ortada ! Yönetim yok , Üretim yok , Turizm yok , Para yok icraatı bırakalım maaş bile ödeyemeyen borç batağında Devlet kaç ay daha borçlanabilmek için yerel Bankalarımızı zorlayabilecektir acaba ! 40 yıl önce Zenginlikler içinde kurduğumuz Kktc yi batma noktasına getirdik tüm kaynakları yiyip bitirdik güzelim Ülkemizi mahvettik ve maalesef yaşanamayacak bir Ülke yarattık, Gerçekçi olalım artık KKTC de Kralın çıplak olduğunu tüm ayıbı ile bilmeyen yoktur , Toplumca Ülkemizde acilen bir yol bulup bu kötü gidişi durduramaz isek maalesef yarınımız hiç de hayırın olmayacaktır !!!

Turkish power
Turkish power - 3 ay Önce

Bakmayın atılıp tutulanlara KKTC de müesses nizamdan çöplenen siyasetçi bürokrat ve devlet memur işçi tayfası bu şekilde devam ettiği sürece ne reform olur ne düzelme KKTC de özel sektör çalışanına esnafa çiftçiye üreticiye işadamına Allah kolaylık versin devlet beslemeli goturuculerden ve mesai kackini memur işçi tayfasinin santajlarindan kurtulup yatırım üretim verimlilik esasına dayanan bir sistem kurmadan onu bunu suçlayarak ona buna ab İngiltere vs yalvararak bir yere varamazsiniz demode bir yağma sistemini sürdürmeye gırtlağa kadar borçlanarak özeleştiri yapmadan hovarda hayatı yaşama derdindesiniz yok böyle bir dunya

banner471

banner455