Üretimi, ihracatı ve gelir kaynakları yetersiz, kamu maaşlarını ödemekte zorlanan bir yapımız vardır…
Maaşları ödeyebilmek için sürekli borçlanmak çıkmaz bir sokağa benzer…
Bir yerde yolun sonuna gelir ve çaresiz kalırsınız…
Borç içinde yüzen ve hasta hayvanların aşılarını bile Türkiye’den isteyen KKTC’nin ‘çözüm bekleyen’ yığınla sorunu vardır…
Bunlara odaklanmak ve her alanda bir üretim seferberliğini başlatmak yerine; kişisel hesaplaşmalarla zaman tüketiliyor…
Bir başka sorun ise kamudaki verimsizliktir…
Sorumlu olan birimlerin büyük bir çoğunluğu üzerindeki sorumluluğu başkalarına devretmeye çalışıyor…
Ya da sorunları görmezden gelerek, çözüm çabasında bulunmuyor…
Nutuk çekerken veya sosyal medyada paylaşım yaparken hemen herkes ‘Pandemiden beter’ bir süreçten geçtiğimizi söylüyor…
Buna karşın alınması gereken önlemler alınmıyor…
Bazıları, turizmde başlayan sıkıntıyı uçak biletlerinin pahalılığına bağlıyor…
Fakat; kendimizin yarattığı pahalılık görmezden geliniyor…
Etin, sebze ve meyvenin birçok Avrupa ülkesinden daha pahalı hale gelmesini kimse sorgulamıyor…
Bir de yolların ve çevrenin durumuna bakmalı…
Girne-Çatalköy arasında iki kilometrelik yol yapımının aylardan beri tamamlanmamasının sorumluluğu Ulaştırma Bakanı’na yükleniyor, ama ilgili bakan gecikmenin Elektrik Kurumu’ndan kaynaklandığını söylüyor…
Trafo veya yüksek gerilim hattının taşınması için 40 milyon lira talep edildiğini belirten Ulaştırma Bakanı “kardeşim bu krizde bu parayı ben nereden bulayım” diye soruyor…
Öyleyse bu yol daha uzun bir müddet bu şekilde kalacak…
Yolun ne durumda olduğunu merak edenler gidip görmeli…
Hele yağışlı günlerde çamurla kapanmış çukurların içine düşe kalka ilerleyebilirsiniz…
Böbrek taşınız varsa tümünü ilaçsız dökebilirsiniz...
Merak edenler gidip görmeli…
Yol üzerinde çok sayıda turistik tesis ve işletme vardır…
Çatalköy civarında ve ilerisinde yaşayan yabancılar da vardır…
Sabahleyin güne küfürle başlayıp, küfürle evlerine dönüyorlar…
Resmen acınacak haldeyiz…
Girne-Alsancak yolunun bitirilmiş olması bölge insanının en önemli kazanımıdır…
Girne-Çatalköy yolunun durumunu gördükten sonra, Girne-Alsancak yolunu kullananların şükretmesi gerekiyor…
Bu ülkede bir işi başlatmak da zor, bitirmek de…





Sayın Akar ,her üç beş yılda bir gündem olan Kıbrıs’taki İngilz Üsleri her geçen gün önemini daha da artırmaktadır , Kıbrıslılar olarak her gündeme gelen İngiliz Üslerinin konumu bizleri heyecanlıştırmaktan başka bir işe ise yaramamaktadır! İngilterenin Denizaşırı kendi topraklarından ne Baha’sına olsa vaz geçmesi ise imkan dışıdır ! İngilterenin Vazgeçilmesi imkansızdır Denizaşırı üç Toprak parçası olan Falkland’s , Gibraltar , ve Kıbrıs’taki Kendi Toprağı Üsleri için İngilterenin savaşa girmesi bile bir ihtimaldir ! Unutmayalım ki Kıbrıs’ın İngiltere 1960 Londra Anlaşmalarında adanın Yüzde 97’sini Kıbrıs Cumhuriyetine vermiştir Adanın yüzde 3 oranını ise kendi Toprağı olarak Dikelya ve Agroturu tutmuştur , Londra 1960 Anlaşmalarına Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Kıbrıslı Rumlar ve Türkler ile Garantör Ülkeler İngiltere Türkiye Yunanistan onayından geçirilip Tüm Taraflarca İmzalanmıştır, Bugünkü Kuzey Kıbrıs’taki KKTC hükümetinin ve Devletinin bu konuda İmza sahibi olmadığı ise bir gerçektir ! Bu gerçek bilgilerle değeri biçilmeyen Kıbrıs’taki İngiliz Toprağı Egemen Üslerden İngilterenin vazgeçmesini bekleyenler her daim olabilir ! Unutmayalım ki Kıbrıs’taki İngilz Üsleri İngilterenin 5 İmza Sahibi sahibi ile Kıbrıs Cumhuriyeti Şayet giderse İngiltere’nin Kıbrıs Cumhuriyeti öncesi Toprağı kalıcıdır ve de AB dışındadır,