Kıbrıs’ın kuzeyinde olup bitenleri izleyen ve yorum yapan yabancı sayısı yok denecek kadar azdır…
Ama en çok güneydeki Rumlar izliyor bizde olan biteni…
Onların hassasiyeti ise daha çok kuzeyde kalan mülkleriyle ilgilidir…
Adam 23 Nisan 2003’te kapılar açıldıktan sonra Karmi’ye giderek arazisine bakıyor ve boş olduğunu görünce derin bir nefes alıyor…
“Şükürler olsun benim araziye inşaat yapmadılar” diyerek Tanrısına şükrediyor…
Aradan iki yıl geçtikten sonra bir daha gidip bakıyor…
Gördüğü manzara karşısında tansiyonu yükseliyor ve küfretmeye başlıyor…
Zeytin ağaçları kesilmiş, arazinin üzerine beton bina yapılmış…
Bunun gibi binlerce örnek vardır…
Şimdi bu insanların bizlere sevgiyle, dostlukla bakmasını beklemek hayal görmek demektir…
Güneyde ırkçı siyasetin yükselmesinin ana nedenlerinden biri kuzeydeki mülk yağmasıdır…
Ne yazık ki; yabancıların tutuklanmasına kadar yol açan bu durumla ilgili herhangi bir önlem alınmaması yüzünden ‘umut verici’ bir gelecekten söz edemeyiz…
Günü geldiğinde uluslararası hukuk çerçevesinde herkesin mülkünü talep etme hakkı olacak…
Güneyde yapılan kamuoyu araştırmalarının sonuçları, Kıbrıslı Rumların ezici bir çoğunluğunun olası bir çözüm durumunda kuzeydeki mülküne geri dönmek istediğini ortaya koyuyor…
Çok sayıda mülk sahibi “dönmezsem bile ya boş tutar, ya da kiralarım” diyor…
Bugün mal sahibi olduğunuz evde bir süre sonra kiracı durumuna düşmek ister misiniz?..
Elbette istemezsiniz…
Güneydeki Türk mülklerinin tapusu 1974 öncesindeki sahibinin üzerine kayıtlıdır…
Birilerine tahsis edilmişse, kirası az veya çok bankaya yatırılıyor…
Böylesi bir uygulamanın uluslararası hukukta yeri vardır…
Bu durumu 1974 yılının Ağustos ayında dönemin Kıbrıslı Türk Başsavcısı Oktay Feridun ve dönemin Yüksek Mahkeme Başkanı Necati Münir Ertekün yazılı bir rapor halinde Türk Yönetimine sunmuştu…
Yazının son paragrafında ciddi bir uyarı vardı:
“Başkasına ait bir mülkü iskan ederseniz kirasını banka hesabı açıp oraya yatırmalısınız… Sakın tapu vermeyiniz…”
İki değerli hukuk adamının bu uyarısı bir süre için dikkate alındı ve kuzeydeki Rum mülklerine tapu verilmedi…
Daha sonra kuzeydeki siyasetin ciddiyetsiz, sorumsuz, dünyadan kopuk kararları yüzünden Rum mülklerine tapu verildi…
Doğal olarak herkes bundan yararlanmaya çalıştı…
Kimisi bedavaya arazi veya ev aldı…
Kimisi parayla satın alıp, üzerine yatırım yaptı…
Aradan 52 yıl geçtiği halde Kıbrıs’ın kuzeyinde bu hayati sorunla ilgili fikir geliştiren, önlem alan bir siyasi adım atılamıyor…
Siyasetin gündemi karşılıklı saldırı, küfür ve alt etme yöntemiyle koltuk kapmanın ötesine geçmiyor…
Ekonomik örgütler ise başka dünyalarda geziyor…
Su kuyusu etrafında dönmeye alışmış canlılar gibi bir görünüm sergiliyoruz…
Yazıklar olsun…



Medya da alenen, isim kismini kapatarak, elinde GECERLI BIR RUM TAPUSU olan KKTC Turkunun belgesini yayinlasin da gorelim bakalim..