banner564

Sürükleniyoruz

Kıbrıs Adası küçük olmasına küçük ama sorunu büyük olan bir adadır. Kıbrıs sorunu o kadar büyük bir sorundur ki nerdeyse Birleşmiş Milletlerin gündeminden düşmeyen en eski sorunlardan biridir.
Küreselleşmenin günümüzde giderek artması dünyayı ve coğrafyamızı takip edilmesi zor bir hızla değiştirmektedir. Bu değişime toplum olarak ayak uydurmakta zorlandığımızdan, doğanın yapısı gereği bizler de sürüklenmekteyiz. 
Sürüklenmemizin temel nedenlerinden biri Kıbrıs sorununda ortak bir “amaç” oluşturmamamız veya oluşturamamamızdır. Bireysel olarak Kıbrıs sorununun çözümü için farklı çözümleri amaçlamaktayız. Fakat bireysel amaçları bir kenara bırakıp toplumsal fayda sağlayacak ortak bir amaç oluşturmaya çalışmadığımızdan, geç kalmışlığımızın bir bedeli olarak sürüklendiğimizi tespit etmek zorundayız. Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın yaptığı basın açıklaması bir anlamda sürüklendiğimizi tespit etmektedir. Cumhurbaşkanı Akıncı geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada; Kıbrıs'ın etrafındaki doğal kaynaklardan tek yanlı yararlanmak için Güney’in attığı adımların benzerinin Kuzey’de de atıldığını ifade etmiştir.
1974 sonrası topluma liderlik eden siyasiler Kıbrıs sorunundaki bireysel amaçları ile toplumun amaçlarını bağdaştıramamış ve kendi amaçları doğrultusunda toplumu değiştirmeye çalışmışlardır. Toplumumuz özelliği gereği bu çabalarında başarılı olamayan siyasileri, toplumumuz değiştirmiştir. Önümüzde yine bir Cumhurbaşkanlığı seçimi vardır. Aday adayları henüz bir resmi açıklama yapmasalar da kimlerin aday olacağı veya aday olmak istediği herkesçe bilinmektedir. 
Bu seçimde içinde bulunduğumuz koşulları iyi değerlendirenin başarılı olması toplumsal çıkarımız için elzem bir durumdur. Sürükleniyor olmamızın getirdiği koşullar nedeniyle toplumun bir değişime ihtiyacı vardır. Bu değişimi sağlayabilecek olan adayın öncelikle toplumu, iç ilişkiler, teknoloji, çevre, ekonomi, sosyal, kültürel ve benzeri diğer değerler çerçevesinde birleştirmeyi başarabilmelidir. Diğer bir deyişle toplumu bir amaç çerçevesinde birleştirebilmelidir. Ancak amacı olan toplumlar sahip oldukları değeri korumakta başarılı olabilmektedirler.
Kıbrıs sorununun tarihi süreci içerisinde, Kıbrıslı Türkler için Otonom Türk Devleti olarak başlayan süreç, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve günümüzde Kuzey Kıbrıs Türk Devleti olarak devam etmektedir. Fakat Güney Rum kesiminde 1950 yılında, Kilise tarafında yaptırılan Plebisit hangi amaç doğrultusunda yapılmışsa, bugün de hala daha aynı amaç içerisinde olduklarını görmekteyiz.
Toplumumuz sürüklenmekte olduğunu fark etmeli ve bu sürüklenmeye karşı olan farkındalık düzeyi artırılmalıdır. Böylece sürüklenmenin bizi götüreceği noktaya karşı hazır olmuş olur ve geçmişte yaşananları tekrar yaşamamış oluruz.
Herkese güzel bir hafta dileklerimle, iyi pazarlar. 

YORUM EKLE

banner471

banner473