Tatile girmesinler

Cumhuriyet Meclisi bugün bu dönem için son kez toplanıp ardından uzunca sürecek bir tatile girecek. Hal böyle olunca tartışmalar da bir iki gün öncesinden başladı.
Kimisi meclisin hiç tatile girmemesi gerektiğini söylerken kimisi bu konuda diğerlerinin (kendisi dışındaki siyasilerin) samimi olmadığını düşünüyor.
Ana muhalefet lideri Tufan Erhürman, “Meclisin çalışmaya devam etmesi yönünde pazartesi günü bir öneri yapacağız” dedi. Samimi ve olması gereken bir açıklama. Ben bu öneriyi destekliyorum açıkçası.
İktidarın büyük ortağı UBP bu durumda bugün ne yapacak? İşte onu da UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar’a sordum. Tatar “Ben de meclisin tatile girmeden çalışmasından yanayım. Ama bu konuda bazı yasal sıkıntılar var. Bunun için de meclisin ara ara ve komitelerde anlaştığımız yasaların geçirilmesi için toplanması daha doğru. Sırf birileri kendini kürsüde göstersin diye değil. Şu an meclisteki komitelerde iktidar ve muhalefetin anlaştığı pek çok yasal düzenlemeler var. Bunların genel kurula gelip meclis onayı alması için bir yol arayışımız olacak” dedi.
Yani kısacası Tatar da Erhürman da meclisin açık kalmasından yana. Aralarında çok ince bir fark var o da Tatar diyor ki yasaları geçirmek için açalım zaman kaybı olmasın.
Bence iki lider de bir ortak noktada buluşup bu konuyu çözümleyebilirler. Halkın ve ülkenin menfaati adına mecliste bekleyen yasaların üstelik de komitelerde oy birliği ile geçmiş yasaların bir an önce genel kuruldan geçip yasallaşması son derece önemli bir konu ve bugün siyaseti bir kenara bakıp vekillerimizin toplum için uzlaşmalarını bekliyoruz.

Talat- Akıncı gerilimine dair üç şey
Birincisi: Saygı ve sevgiden çok ama çok uzak. İkisinin de tribünlere oynar bir havası var. Samimi gelmiyor bana.
İkincisi: İkisinin de çıkışlarının hemen arkasında “ben mağdurum” edebiyatı yatıyor ki içimden yüksek sesle Sezen Aksu’dan ”masum değiliz hiç birimiz” şarkısını söylemek geçiyor.
Üçüncüsü: Bu tartışmanın sonu neden hep “ikinci tura kalırsak birbirimize ihtiyacımız var” noktasına geliyor, bunu da hiç demokratik ve anlaşılır bulmuyorum açıkçası.


Tescilli “tavla” şampiyonu
Geçtiğimiz Cuma günü bu köşede “Tavlada zarına güvenen beri gelsin” demiştik ve Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneğine katkı koymak için Lapta Belediyesi desteği ve Mapfree Sigortanın sponsorluğunda Engelsiz Yaşam Tavla Turnuvasına davet etmiştik.
Gerçekten davete icap eden çok oldu ve çok güzel bir organizasyon ile güzel bir gün geçirdik. Lapta Belediyesine ve Güzelyalı Halk Plajı işletmecilerine teşekkür ediyoruz.
Bu organizasyona büyük bir katkı koyan ve organizasyonun gelirini Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneğine bağışlayan Mapfree Sigortaya da en samimi duygularımızla teşekkür ediyoruz.
Organizasyona gelen başta Başbakan Ersin Tatar olmak üzere tüm siyasilerimize, tavla oynamak için gelen dostlarımıza da teşekkür ediyoruz.
Ama gördünüz gibi bu turnuvada şampiyon olacağımızı geçen Cuma’dan söylemiştik. Bu şampiyonluktan sonra havam pek yerinde.
Pek çok arkadaş arayıp “gel maç yapalım” teklifinde bulunuyor. Arkadaşlar bu tür organizasyonların dışında artık bedava oynamıyorum. Bilmem anlatabiliyor muyum?

MESAJLAR

Günay KİBRİT: Engelsiz Yaşam Tavla Turnuvasında Başbakan Ersin Tatar’ı tavlada yenmişsiniz. Ama Ersin Bey diyor ki bu maçın bir de rövanşı olacakmış. Aman o maçın da sonucunu bize bildirmeyi unutmayın.

Barış KARDANA: Yani tavlada zarı dik atan birisine ilk kez rastladım. Bugüne kadar böylesi bir olaya ne şahit olduk ne de duyduk. Sizin dik zardan ötürü bizim şampiyonluk bile gölgede kaldı.

Mustafa AKTUĞ: Tavlada berabere kalıp bir üst tura çıkan herhalde ilk ve tek oyuncu bugüne kadar siz oldunuz. İşin şakası bir yana gerçekten çok güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptınız.

Besim TİBUK: Dünkü kupayı eve getirip hanıma dedim ki “Al bunu da koy diğerlerinin yanına.” Sizin anlayacağınız şu günlerde özgüven tavan yapmış durumda. İsterseniz sizinle yapacağımız tavla maçını biraz erteleyelim.

Ömer ŞAN (OŞAN): Mapfree Sigorta olarak sosyal sorumluluk projelerine büyük destek oluyorsunuz. Bu ülkenin içinden çıkan bir şirket olarak bu ülkeye her alanda katkı koymaya devam ediyorsunuz.

Dr. Özdemir BEROVA: Yani 10 senedir hiç tavla oynamamanıza rağmen hafta sonu yapılan turnuvada bizi en çok terleten siz oldunuz. Demek ki biraz antrenman yapsanız elinizden kimse kurtulamaz.

Dr. Faiz SUCUOĞLU: Hafta sonu dünürler ile birlikte güzel bir vakit geçirmişsiniz ve hayli moral depolamışsınız. İnsanın yanında ailesinin olması bu dünyadaki en büyük mutluluk. Tüm aileye selamlar.

Tufan ERHÜRMAN: Mecliste bugün umarız bir orta yol bulunur ve yasaların meclisten geçebilmesi adına herkes üzerine düşen sorumluluğu üstlenir, toplumun ihtiyacı olan yasalar meclisten geçerek yasallaşır.

Ersin TATAR: Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığınız görüşmede ağırlıklı olarak yeniden uçuşların başlatılması ve özellikle ekonomik konularda görüş-alış verişinde bulunmuşsunuz.

Erhan ARIKLI: Ertelenen YDP kurultayı konusunda son günlerde tabandan mesajlar gelmeye başlamış. Anlaşılan seçim öncesi bir de kurultay telaşı yaşayacaksınız gibi.

Adnan ÂDEMOĞLU: Çatalköy’deki turizm yatırımlarından sonra şimdi de Kayalar bölgesine çok güzel bir turistik mekân kazandırmışsınız. En kısa sürede yeni mekânı ziyarete geleceğiz.

Cemil KARZAOĞLU: Tepebaşı’nda yanan orman alanı ile ilgili olarak meclisteki soruşturma komisyonu çok yakında sizin görüşünüzü isteyecekmiş. Bakalım anlatacaklarınız karşısında ne diyecekler?

Deniz İŞÇİOĞLU: Yoğun bir iş temposuna başlamışsınız ve tüm medya temsilcileri ile birebir görüşmelere de başlamışsınız. İşiniz çok da kolay değil, zira önceki yönetim çokça çam devirmişti.

Tolga ATAKAN: Yani patron 15 tabela değiştik diye haber yaptırılır mı hiç? Sonra kızınca da kızdı diyorsun? Valla olmaz, 15 tabela ne ki? İstersen bir iki tanede ben değiştireyim sizin için.

 
 
GÜNÜN FOTOĞRAFI
Erhan Arıklı torunu ile birlikte. Maşallah size…

YORUM EKLE