banner564

TC İktidar- Muhalefet ve Mitçotakis’in ziyareti

9 Mayıs Avrupa Günü için Türkiye CB Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yayınladığı mesaj önemli idi. Ayrıca Türkiye Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in  partisinin Afyonkarahisar İl Merkezini ziyaretinde AB ile ilgili ifade ettiği sözler de çok önemlidir.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan mesajında şunu ifade etti.” Genişleme politikasının ivme kazandığı bu kritik dönemeçte, Türkiye ve AB’nin ilişkilerinin temeli olan katılım müzakereleri dahil her alanda işbirliğini geliştirmesi ve daha sağlam bir zemine oturtmasının vaktinin çoktan geldiğini” vurguladı. Katılım Müzakerelerinin üyelik hedefi taşıdığı herkesin malumudur. Sayın Erdoğan mesajında özellikle Avrupa’da yükselen yabancı düşmanlığına, İslamofobiye, ırkçı eğilimlere haklı  eleştiriler getirirken, Katılım Müzakereleri dahil, her alandaki işbirliğini sağlam bir zemine oturtma zamanının geldiğini vurgulaması,  AB üyeliği hedefinin hala canlı olduğunu açıkça ifade edilmesidir.
 Ana Muhalefet CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel de bunu şu cümle ile net bir şekilde ortaya koydu. “ Cumhuriyet’in  ilk yıllarında olduğu gibi ekmeği büyüteceğiz, sanayiyi büyüteceğiz. Avrupa Birliğine gireceğiz. Bırakın vizeyi, bütün Avrupa’da vizesiz gezeceğiz. “ dedi. Yani dünden farklı bir durum var. AB üyeliği hedefinde İktidar ve Ana Muhalefet yaklaşımında bir yakınlaşma oldu. Bu yakın geçmişte yaşanmadı. İktidarda AB üyeliği hedefine doğru adım atma niyeti belirir belirmez; muhalefet, dar ulusalcı reflekslerle hemen, “onlar ortak, biz Pazar” söylemine girerdi. Yaşanan bunca sorundan sonra, iktidar ve muhalefetin bu hedef için gelişen söylem paralelliği, üstelikte bunun 9 Mayıs AB gününe denk gelmesi, oldukça önemlidir. Ancak klasik  bir durum da 9 Mayıs’a denk düşecek şekilde yeniden gündeme getirildi.  Buda,  AB ile Türkiye ilişkilerini ciddi ölçüde sıkıntıya sokan ve zehirleyen Kıbrıs Sorunudur. Türkiye’de  ilk olumlu seslerin yükseldiği noktada, KKTC CB Sayın Tatar;  BMGS Kişisel Temsilcisi Sayın Holguin’in 3’lü zirve önerisini ret etti. Tabi bunu yaparken, 5’li Zirve için bir şey söylemedi. Burada niyetin bir yanının, Sayın Holguin’in 6 aylık görev süresi içinde bir toplumlararası görüşme veya diyalog zemini sağlamamak; böylece Sayın Holguin’in çabalarını sonuçsuz bırakıp, zoraki kabul ettikleri bu Özel Temsilci açılımını  tüketip, BM Parametreleri temelinde oluşacak her tür adımı öldürmek. Bu ise çözümsüzlüğe devam yoluna taş döşemeye devam niyetidir. Bunun gelişmesi ise ancak Türkiye’nin AB üyelik yolunun tıkanması ile mümkündür. Dolayısı ile Kıbrıs’ta ve Türkiye’deki belli odaklar, dün olduğu gibi bugünde, Kıbrıs sorunu üzerinden bu oyunu oynamaktadırlar. Dolayısı ile 9 Mayıs nedeni ile Türkiye’de İktidar ve Ana Muhalefetin uzun bir zamandan sonra AB Üyeliği hedefi doğrultusunda söylemlerinde oluşan bu yakınlaşma işareti önemlidir. Bu nedenle, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan ve çözümü hedefleyen sol, demokrat, liberal, muhafazakar demokratlar;  genellemelerden kaçınarak, Türkiye kamuoyunun AB’ yi hedefleyen her kesimi ile diyalogu artırmalıdır. 
Ayrıca yakın bir gelecekte Ankara’yı ziyaret edecek olan Yunanistan Başbakanı Sayın Mitçotakis’in, Sayın Erdoğan’la görüşmesinde yapıcı ortam oluşması,  üç ülkenin halklarının AB değerleri çerçevesinde barış içinde geleceği kurmasına büyük destek olacaktır. Umalım ki Sayın Mitçotakis, yakın geçmişte eski Yunanistan Başbakanı Sayın Simitis’in, Sayın Erdoğan’la geliştirdiği olumlu ortamı yeniden geliştirsin. “ Kıbrıs Cumhuriyeti” hükümeti de bir yumuşama adımı olarak, Türkiye - AB Katılım Müzakerelerinde bloke ettiği Basın, Yargı, İnsan Hakları Fasılları üzerindeki blokajı kaldırma niyetini ortaya koysun. Türkiye - AB ilişkilerinin iyileşmesi,  her kesim ile üç ülkenin halkları için barış, yumuşama ve işbirliği için gereklidir. 

YORUM EKLE
YORUMLAR
M yahi
M yahi - 1 hafta Önce

erdoğanın söylediklerne hiç inanmam.bu adam kesinlikle maruana içer.herşeyi saçma.

banner471

banner474