banner564

Tek kişiyle tango olur mu?..

   Sosyal medyada Kıbrıs sorunuyla ilgili ilginç tartışmalar yaşanıyor…

   Keskin federasyoncular, Antalya’daki açıklamaları nedeniyle Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı eleştiriyor…

   Erhürman’ın federal çizgiden saptığını iddia ederek, bu konuda üzüntülerini dile getiriyor…

   Bir kesim de federasyon konusunda katı bir duruşlarının olduğunu ifade ediyor…

   Böylece ‘çözümün baş savunucusu’ olarak göründüklerini düşünüyorlar…

   İyi güzel de federal çözüm sadece bizim onayımızla gerçekleşebilir mi?..

   Annan Planı, federasyon değil miydi?..

   Bu planı yüzde 70’ten fazla oyla reddeden Rumlar değil miydi?..

   Aradan 22 yıl geçtiği halde Rumlarda federasyona destek arttı mı?..

   Gazeteci Şener Levent’in, güneydeki DİKO, EDEK ve diğer parti yetkilileriyle yemekli sohbetinde kendisine ne söylendiğini unutanlar veya haberdar olmayanlar vardır…

   Şener Levent bunu açık bir şekilde gazetesinin manşetinden yayınlamıştı…

   “Tüm mülkleri bize iade etseniz ve her türlü şartı kabul etseniz de federasyona destek vermeyiz” demişlerdi…

   O yemekli toplantıdan sonra güneyde Türkleri adadan kovmak isteyen ELAM partisi doğdu…

   Gelecek ay yapılacak seçimlerde üçüncü parti olması bekleniyor…

   Hal böyle iken, güneyin federal çözüme sıcak bakmadığını bilmezden gelip, kendi içimizde bunun kavgasını vermek dikkat çekicidir…

   Kıbrıs Türk toplumunu federasyoncular ve konfederasyoncular olarak ikiye ayırmak yerine, Rumları kalıcı bir çözüme nasıl ikna edeceğimizi tartışmalıyız…

   Tüm mülklerine geri dönecek olsalar bile bizimle ‘federal çatı’ altında birleşmek istiyorlar mı?..

   Ayrıca gelecek konusunda bize ne tür garantiler veriyorlar?..

   Kıbrıs’ta mevcut garanti sisteminin kaldırılıp, NATO üyeliğini pişiren Hristodulidis’e sormak gerekiyor:

   “Siz Kıbrıslı Türklerle bir arada yaşamak istiyor musunuz?..”

   Cevabı “evet” ise, o zaman olası bir NATO güvenliğinin ne anlama geleceğini düşünmek zorundayız…

   Kıbrıs’ın dıştan gelecek saldırılara karşı korunmasını içeren bir garanti sistemi, içte meydana gelebilecek ‘toplumlararası gerilime’ müdahale hakkı var mıdır, yok mudur?..

   Tartışılması gereken, yeniden birleşme olması halinde güvenliğimizin nasıl garanti edileceğidir…

   Yoksa çözümün adı ister federal, ister konfederal olsun fark etmez…

  Kıbrıslı Rumlar bizimle tangoya razı olmadığı sürece sahnede tek başımıza kalacağımızı düşünmek zorundayız…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atlantik
Atlantik - 4 saat Önce

Sayın Akar Pislik içine yaşayan Tutulacak yeri de kalmayan bir Kadın ile Kim gelip de Tango yapmak istesin ki ? AB üyesi Avrupa Ülkesi Kıbrıs Cumhuriyeti Pahalilktan ve Pislikten girilemeyen Batmış Batırılmış KKTC ile birleşmeye Ortak olmaya tabii ki Hayır diyecektir ! Gerçekçi olalım KKTCyi getirdiğimiz noktada maalesef İstenecek hiçbir özelliği Kalmadı ! İngilizlerin kaçtığı Yatırımcıların Avrupalı Turistlerin gelmediği yerle bir ettiğimiz KKTCnin yaşam Standartları ile kendi İnsanımız Kıbrıslı Türkler de dahil kim KKTCye gelmek istesin ki ? KKTC’deki yağmalayıp Sattığımız Rum Mülklerinin zaman aşaması olmadığını Gerçek Mülk Sahiplerinin Rızası olmadan Mülk Sahibinin değişemeyeceğini Bizden başka Tüm Dünya bilmiyor mu yani ? Çemberin daraldığı KKTC’de bugüne kadar zil çalıp oynadık ! Bugünden Sonrası mı ?
Falcı Elmaziye Hanımın Nerelerde Olduğunu Bilen var mı !

Öz
Öz - 24 dakika Önce

Yazıyı okudum. Yani siz boşuna federasyon diye debelenmeyin, zannetmeyin ki Rumlar federasyon isterler. Anladığım bu. Yalnız karıştırılan bir şey var. K/ Türklerin 1963 yılından beri “ Bir hal çaresi “ yani çözüm bulunmasıdır. Bu çözüm ile birlikte AB müktesebatının askıdan indirilmesidir. Bu durumda ne yapılabilir? BM,AB önerileri ne ise o. BM ne diyor? Tek egemenlik diyor. Erhürman federasyon diyerek gelip “ Egemenliğimizi söke söke alırız” derken ne yapmak istiyor? Tatar’dan farkı ne oluyor? KKTC, BM kararlarına göre nedir? Tanınmayan ve tanınması yasaklanan, Türkiye ‘nin bir alt yönetimi. Erhürman da K/Türk toplumunun lideri. Çyle külliye sakini olmakla, korumalar makam şoförleri ile bu değişmiyor. Kuzeydeki malların yüzde 80 ni Rumların . Elbette federasyon isteyip mallarını kaybetmek istemezler. Ama federasyon onlar için “Ehveni şer” Hiç yoktan iyi kötü tazmin edilebilirler. Kaldı ki federasyon bir Türk tezidir. Erhürman bıraksın bu GYÖ ve bu söke söke egemenlik alma ayaklarını,yine Rumlara laf yetiştirmeyi de bıraksın ve BM ile AB dili ile konuşsun.Crans Montana’da uzlaşılamayan konular öneriler sunsun Egemen, iki devletçilerden aferin almak değil onun görevi. Halkının istediği olan Çözüm ve AB gerçekleştirmektir

banner471

banner474