banner564

Toprak tavizi, iç hat, seçim yasası; irrasyonel

Seçim gündeme gelince bazı konularda irrasyonel davranışlar arttı. Bunlardan biri Kıbrıs sorunu diğeri ise iç ekonomik ve demokratik konularla ilgilidir. Kıbrıs sorununda BMGS inisiyatif geliştirmek için Sayın Holguin Cuellar girişim başlattı. Güneyin bağnazları; hemen Kuzeye pas attı. Çünkü Kuzey ve Güneyin bağnazlarının anlaştıkları tek konu; “en iyi çözümün, çözümsüzlük“ olduğudur. Böylece, önce Güneyin “Organize İşler Genel Müdürlüğü” güya bir gizli bilgi sızdırdı. Kuzey toprak verecek (Mesarya, Güzelyurt ve Maraş) ve bunun karşılığında ise Güneyde siyasi eşitliği kabul edecek. Bir kere bu terazinin kefesine konan ağırlıkları tartacak ne ağırlık birimi ne de terazi ya da kantar var. Peki garantiler, mülkiyet meselesi ne olacak? Doğal gaz, yönetim ve güç paylaşımı konularında durum ne olacak?   Güneyin Hindistan, Fransa, İsrail ve ABD ile yaptığı askeri stratejik antlaşmalar ne olacak? Toprakta bunları alan, bu konularda esner mi? Hal bu iken hemen Kuzeyin “Organize İşler Genel Müdürlüğü” devreye girdi. Sanki bu doğru imiş gibi, Sayın Holguin’in girişimini değersizleştirip, tepki odağı yapmaya soyundu. Seçim de kapıya geldi ya. Yine hamaset üzerinden kamplaşma yaratarak, enflasyonun ezip geçtiği günümüzde tartışma odağını bozmak için bu yola girdi. 
Arkasından da seçime on kala, Ercan’ın iç hat olması meselesini ortaya attılar. Bunu kim ortaya atıyor? Daha on gün evvel, “Azerbaycan’dan direkt uçuşlar başlayacak” net olmayan müjdeli haberini verenler. Üstelikte Kıbrıs sorununda AB, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı ile Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere, Türkiye ve KKTC Cumhurbaşkanları ve tüm KKTC ve Türkiye yetkililerinin, bu 3 D için destek istedikleri zamanda bu yapılıyor. Yani Doğrudan Ticaret, Doğrudan Temas ve Direkt Uçuş. Üstelik NATO Zirvesine Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı zamanda bunu yapıyorlar, Şimdi sen Ercan -  Türkiye uçuşları iç hat olsun dersen, uluslararası hangi arenada sen; bu üç D işini savunabileceksin? Ucuzluk mu olsun? Evet. O zaman neden TC- KKTC arasındaki uçuşlarda, Ercan’dan Türkiye’ye giden ve gelen uçaklara, THY’nin iç hatlarda ödediği vergi kadar bir vergi; “vergi iadesi” bağlamında Ercan’dan gelen ve giden uçaklara yapılmasın? Kendimizin olan 3 D Tezini, kendi elimizle sakatlamak yerine, bu daha doğru. Üstelik Güney’in Kıbrıs’ın Schengen kapsamına alınması için harıl harıl gayret gösterdiği zamanda sen, “İç Hat” diyerek buna o fırsatı, altın tepsi içinde sunuyorsun.
Bunlar olurken, aynı anda da seçime bu kez 5 kala da seçim yasalarını değiştirmeye çalışıyorsun. Anketlerde yerlerde sürünen ortakları YDP, DP’nin UBP’leşmesi ve bizzat UBP’nin de kendini kurtarmak için YDP ve DP’leşmesi için, seçim ittifakı ve barajın da %10 olmasını öngören Seçim Kanunu Değişikliğini gündeme getiriyorlar. Bu irrasyonel tutum, 1989’da olmuş ve 1990 seçimlerinde UBP, 50 kişilik KKTC Meclisi’nde, 45 sandalyeye sahip olmuştu. Ne olmuştu sonrasında? En büyük siyasi, demokratik ve ekonomik  krizleri yaşadık. Arkasından da UBP tam ortasından ikiye bölündü. Ülke uzun yıllar süren siyasi ve ekonomik krizlerin mağduru oldu. Sırf seçim için gelişen bu irrasyonel davranış ve görüşler ne bize ne Türkiye’ye fayda vermez.

YORUM EKLE

banner608

banner474