Tüp gaz, islim ve saygı…

Tüp gazı bulmak mesele oldu. Bu karda kışta ısınmak. Yemek pişirmek için insanlar marketleri geziyor. Geçenlerde bir dosta dolaşırken rastladım. Bana, “artık iki iki almak mı gerekir” dedi.
İşin en ilginci ise bu hayati konuda ilgili Bakan Sayın Sunat Atun ve Başbakan Sayın Sucuoğlu tek bir açıklama yapmıyor. Sanki böyle bir şey yok. Halbuki siyasette sorumlu makamlar sorun ne kadar büyük ya da küçük olsa bile vatandaşa açıklık getirmek zorundadır. Yurttaş bu sorunu yaşarken aynı zamanda da kendine göre sebebi konuşuyor. Yurttaşın tespiti şu. “Zam yapacaklar ama şimdi seçim var bu nedenle sallıyorlar. Bundan ötürü de gazcılar piyasaya yeterince vermiyor” . Yorum bu. Buna ben hayır diyemem. Çünkü yurttaş bu çıkmazı, benzin ve mazot kuyruklarında yaşadı. O zaman Başbakan Sayın Sucuoğlu kabahatliyi bulmuştu, Kuzeyden akaryakıt alan Rumlar. Üstelik emir de vermişti. “Rumlara satmayın”. Ne biri inandı ne de emirine biri uydu.
Peki şimdi tüp gazı kim alıyor da piyasada bulmak çok zor? Artık bu halk bir açıklamayı hak ediyor. Eğer Anayasal yurttaşlık bir değerse bu açıklamayı yapmak yönetenlerin zorunluluğudur. Eğer sürü muamelesi görmek yerine, yurttaşa değer verilmek istiyorsa, siyasi kadroları kendine açıklama baskısı altına almalıdır. Bu her alanda gelişmelidir.
Başbakan Sayın Sucuoğlu seçim nedeni ile yaptığı konuşmalarda; “radikal önlemler seçim sonrası alınacak“ diyor. Ama asla aklında bulunan o radikal önlemlerin ne olduğuna dair tek söz etmiyor. Tüp gaz konusundaki bu suskunluk ile bu birleştiğinde ifade edilebilecek tek söz, “Kıbrıs Türk halkı buna laik değildir” olmalıdır. Hangi görüşte olursa olsun her yurttaş; bu açıklığı iktidar, muhalefet olsun tüm siyasi kadrolardan talep etmelidir.
“Seçimden sonra radikal kararlar” diyen Sayın Sucuoğlu hala 24 Ocak’taki seçim için Seçim Bildirgesini dahi halka sunmadı. O zaman tüp gaza zam gelecek bundan ötürü piyasada gaz yok diyen yurttaş ne yapsın? 24 Ocak’a kadar islim mi bulsun yemeğini pişirmek için? Ne yapsın?
Artık esas olan yurttaşlık saygısı görmek olduğunu herkesin kavraması gerekir. Buna hala idrak etmeyenlere de her yurttaş demokratik iradesi ile cevap vermelidir.
Yurttaşı temel almak her siyasi gücün görevidir. İktidar partisi seçim bildirgesini. Muhalefet ne öngördüğünü. Boykot çağrısı yapanlar 24 Ocak’tan sonra neyi öngördüklerini de açıklamak zorundadır.
Siyaset yurda, vatandaşa yönelik sorumluluk duygusu ile yapılmalıdır. Bunun da esası açıklık netlik ve niyeti gizlememekten geçer. Sürü değil yurttaşız demenin yolu bu değerlere sahip çıkmaktan geçer.

YORUM EKLE

banner471

banner473