Türkiye ve KKTC’de 2020 krizinin bilançosu 

 Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’de korona virüs krizi ve fiyat istikrarsızlığından kaynaklanan finansal krize müteakip ekonomi ve bankacılığa yansıyan 2020 yılı faturası netleşti. Salgın krizi tüm dünya genelinde kapanmalara neden olurken, Türkiye ve KKTC değer kaybeden Türk Lirası sebebiyle salgına ek olarak döviz şokları ve yüksek enflasyon ile de savaşmak durumunda kaldı. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye ve KKTC’de de turizm ağır darbe aldı. Bu çerçevede Türkiye 2019 yılında 51,8 Milyon Turist ağırlarken, 2020 yılı üçüncü çeyreği sonunda bu sayı 11,2 Milyona kadar geriledi. Türkiye’nin Turizme dayalı fırsat maliyeti 20 - 24 Milyar dolar civarında seyretti. 
   Türkiye’de kasım sonu itibari ile 11 aylık zaman zarfında toplamda 32.435 şirket, kooperatif ve gerçek kişi ticari işletme kapandı. 12.754 şirket ise tasfiye edildi. Kapanan işletmelerde 2019 yılına nazaran % 12,03 oranında bir artış yaşandı. Kapanan şirketler sektör bazında incelendiğinde en olumsuz etkilenen ilk başta toptan-perakende ticaret, motor bakımı ve onarımı, ikinci olarak İnşaat sektörü ve üçüncü olarak ise İmalat sektörü oldu. Aynı dönem içerisinde toplamda 122.133 şirket ise kuruldu.
    Bankalarda 108 şube açılmasına karşın 251 şube ise kapandı. Böylelikle bankacılık sektöründe 11 aylık zamanda netleştirilmiş olarak 143 şubelik küçülme yaşandı. Sektördeki tahsili gecikmiş alacaklar yasal ötemeler neticesinde 150 Milyar TL seviyesinde sabit kaldı. Lakin beklenen zarar karşılığı 53 Milyar TL yükseldi. Dolayısıyla ödeme gücüne düşen kredilerin bilançodaki asli etkisini 2021 yılında izleyeceğiz. Türkiye’de işsizlik oranı eylül ayında % 12,7 oranında çift hanelerde yer alıyor. 
   Türkiye satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Aralık 2020 döneminde 51,4’den azalarak 50,8’e gerilmiştir. PMI ülkelerin büyüme tahminlerini en iyi şekilde açıklayabilen bir endekstir. Aynı zamanda satın alma yöneticilerinin, mal ve hizmet satın alma eğilimlerini inceleyen bir göstergedir. PMI’ın 50’nin üstünde olması ekonomide büyüme, altında olması ise ekonomide küçülme beklentisi olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Dolayısı ile ekonominin yılsonu başa baş noktasına yakın bir performansla kapatması sinyali vermektedir (Yani sıfıra yakın bir büyüme ya da sıfıra yakın bir küçülme bekleniyor).
   KKTC’de ise Kasım 2019 yıllık olarak gelen 1,6 Milyon turist, 2020 yılında aynı dönemde % 76,5 oranında azalarak 380.555 kişide kaldı. Bu azalmanın KKTC’ye kaybı ise kabaca 750 Milyon Dolar civarlarında denilebilir. 
   KKTC ekonomisinde önem arz eden diğer bir lokomotif sektör olan Yükseköğrenimdeki öğrenci sayısında 2020 yılında değişiklik yaşanmadı ve 2020 – 2021 öğrenim yılında 103.110 kişi olarak devam etti. Lakin Üniversitelerde online eğitimler başladığından dolayı 89.682 kişi olan yabancı uyruklu öğrencinin büyük kısmı adada kalmadığından dolayı ada ekonomisine yaptığı ek katkılar durma noktasına geldi. Zira yurt kiraları, kantin harcamaları, market harcamaları, ev kiraları, kırtasiye satışları, ulaşım ve eğlence sektörü gelirleri hayli azalmış oldu ve böylelikle yan faaliyet gelirleri daraldı. 
   Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar odasının aralık ayında verdiği verilere göre KKTC’de 10.000 işletme faaliyetlerine ara verirken, 1.500 iş yeri ise temelli kapandı. Kapanan işletmeler sektör bazında incelendiğinde bar, cafe, döviz bürosu, seyahat acentesi ve pansiyonlar ağırlıklı olarak sıralandı. Kıbrıs Türk Esnaf Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Başkanı Mahmut Kanber, yeni işyerinin ise açılmadığını beyan etti. KKTC’de 2020 yılında işsizlik oranlarında da kapanan iş yeri sayısına paralel olarak işsizlik oranlarında da artış gözlemlendi. KKTC İstatistik Kurumunun açıkladığı verileri göre 2019 yılında % 6,3 oranında 9,317 işsiz varken, 2020 yılında işsizlik oranı % 10,1’e, işsiz sayısı ise 14.950 kişiye yükseldi. 15-24 yaş arası genç nüfusta ise işsizlik oranı % 29,3 seviyesine yükseldi. Yapılan ekonomi modellemelerine göre ise 2020 yılında ekonominin % 11 civarı daralması beklenmektedir. 
   KKTC Bankacılık sektöründe 2019 sonu itibari ile 1.450.085.000 TL olan brüt takipteki alacaklar Kasım 2020 sonu itibari ile haziran ayına kadar yapılan 3 aylık taksit ötelemelerinin ve Kasım ayına kadar olan kredi yapılandırmaların etkisiyle 1.497.312.000 TL’ye çıkarak düşük seviyede bir artış kaydetmiştir. Kapanan işletmelere ve artan işsizliğe dayalı olarak ödeme gücündeki zayıflamanın etkisi banka bilançolarına 2021 yılına yansıması kaçınılmaz bir risk faktörüdür. 
   Sonuç olarak 2020 yılındaki kriz dünyada her yeri sarstı. Türkiye’deki yeni girişimlerin büyük katkısıyla ekonomideki kapanma dönemi telafi edilerek ekonomik hacim eski seviyelerine yanaşıyor. Lakin turizmdeki kayıplar, dış ticaret dengesindeki bozulma, ödemeler dengesindeki bozulmanın artırdığı cari açık, batan şirketlerin borçları ve yüksek enflasyon ekonomik büyüme ve kalkınma için 2021 yılında sorun teşkil etmeye devam edecektir. KKTC’de ise 2020 krizinin açtığı derin yaraların kapanamadığı gözlemlenmiştir. Zira 2020 yılı ekonomik küçülme, artan işsizlik ve milli gelirde azalma ile noktalanmıştır. Dolayısıyla 2021 yılında bankacılık sektörünün ödeme gücü azalan veya kesilen kurumlar ve şahısların neticesinde kredi riskinin artması ve aktif kalitesinin bozulma eğilimine girmesi önümüzdeki önemli bir finansal meydan okuma olacaktır. 
 

YORUM EKLE

banner464

banner459

banner472

banner460