banner564

Türkiye’yi ‘işgalci’ olarak suçlarken iki kez düşünmeli

  

   Annan Planı’nın referanduma sunulması öncesinde, 2004 yılında İsviçre’nin Bürgenstock bölgesinde tarihi bir toplantı gerçekleşti…

   Bu toplantıya Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis katıldı…

   Türkiye; Kıbrıs konusunda hep bir adım önde siyaseti izledi…

   Toplantı sonrasında dönemin Başbakanı Erdoğan, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda uzlaşıya varıldığını düşünüyordu…

  Ve basın toplantısı sırasında Yunanistan Başbakanı’nı birkaç kez yanına çağırdı…

   “Kostas gel anlaştığımızı ilan edelim” dedi…

   Ama Kostas toplantı salonuna gelmedi…

   Toplantıya katılanlardan birinin de Tassos Papadopulos olduğu biliniyordu…

   Papadopulos; son sözün halka bırakılmasını istedi ve adaya dönünce Annan Planı aleyhinde kampanya başlattı…

   Hastaneler dahil olmak üzere, tüm resmi binaların üzerine ‘Oxi’ yazılı dev afişler astırdı…

   Sonra ekran başına geçerek gözyaşları arasında Rum halkına ‘Hayır’ çağrısı yaptı…

   Halkın yüzde 75’i onu dinledi ve referandum başarısızlıkla sonuçlandı…

   Aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye çözüm konusunda onlara bir şans daha verdi…

   Crans Montana görüşmeleri başladı…

   Limasollu Nikos Anastasiadis’in karşısında, aynı bölgede dünyaya gelen Mustafa Akıncı vardı…

   Şimdiki Rum lideri Nikos Hristodulidis de Dışişleri Bakanıydı…

   Türk tarafı, uzlaşıya varılması için tarihte ilk defa masaya harita koydu…

   Garantiler ilk defa tartışmaya açıldı…

   Ve Hristodulidis “Alacaklarımızı aldık, Kıbrıs’a dönüyoruz” diyerek masayı dağıttı…

   Hristodulidis şimdi Cumhurbaşkanı…

   Müzakerelerin kaldığı yerden başlamasını istiyor…

  Öyleyse Crans Montana’da masayı niye devirmişti Hristodulidis?..

   Son günlerde yaşananlar; Crans Montana’dan itibaren ‘derin bir beklenti içinde olduklarını’ gösteriyor…

   İran savaşını ve Kıbrıs’taki İngiliz üssüne dron saldırısını gerekçe gösterip, adanın güneyini silah deposu haline getiren Bay Hristodulidis, diğer yandan Türkiye’yi ‘işgalci’ olarak gösteriyor…

   Yunan F-16’larının ve iki savaş gemisinin güneyde üslendiğini unutarak, Türkiye’nin, Ercan Havaalanı’na 6 adet F-16 getirmesini eleştiriyor…

   Bizim taraf ise kendisine 24 Nisan 2004 yılında gerçekleştirilen Annan Planı referandumunu hatırlatmıyor…

   Hatırlatma olmadığı için de bunun ‘unutulduğu’ düşünülerek, propaganda yapılıyor…

   Halbuki; o plan kabul edilseydi ‘işgal’ dediği Türk askeri varlığı 22 yıl önce sona erecekti…

   Bunu kendilerine sürekli hatırlatmak lazım… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Rıza Murat
Rıza Murat - 6 saat Önce

Zaten İki yeni Kapıyı açamayan zihniyetle Kıbrıs’ta nasıl bir Çözüm olabilir ki ! Adamizdaki çözümsüzlüğün gerçek bedelini ödeyen KKTC değilmidir yani ! Anavatan Türkiye’nin milyar be milyarları ile bile kendi ayakları üzerinde duramayan KKTC ile bugün kim çözüm ile birleşmek istesin ki ? Güney Kıbrıs ‘ Kıbrıs Cumhuriyetinin tuzu kuru ‘ Dünya Ülkeleri ile de Siyasi Ekonomik ve Diplomatik işbirliklerini bir tamam sürdürebiliyorlar ‘ Ulaşım yasağı ile Ambargolar altında değildirler ! Anavatan Türkiye 74 Barış harekatında Garantörlük hakkını kullanıp Barış hareketi ile Kıbrıslı Türkleri , Rumları ve de Kıbrıs Cumhuriyetini faşist Yunan Juntasından gelip kurtarmıştır ! Tabii ki Başımıza ne gelmiş ise KKTC kurtulduktan sonra gelmiştir ! Türkiyenin kontrolü altındaki Kuzey Kıbrıs’ta bugün yaşadığımız Sahtekarlıklar Hırsızlıklar Usulsüzlükler ile KKTCyi yönetilememenin Tüm olunsuzlukları ile bedeli maalesef Anavatan Türkiye’ye kesilmektedir ! Bazı çevrelerin bugün İşgalci dediği Anavatan Türkiye’nin Haklı 74 müdahalesi değil de ‘ bugün Yönetilemeyen Uluslararası Hukuk dışındaki Yönetilemeyip Yasadışılıgın geçerli olduğu KKTC değilmidir yani ! Neden Unspoilt North Cyprus denilen Ülkemiz bugün Akdeniz’in incisi bir Turizm Üretim ve Ticaret Adası olamamıştır acaba ! Bu Soruyu her yıl gönderdiği milyarları heba ettiğimiz Türkiye’ye değil de Kendi Kendimize sormamız gerekmiyor mu yani ?

Öz
Öz - 4 saat Önce

Rumlar Annan Planına “Hayır “ dedi.Crans Montana’da “Alacaklarını alıp masayı devirdiler.” Eee! So what?
K/Türklerin haklarının kaynağı 1960 anlaşması değil mi? Anastasiadis “Gelin 1960 anlaşmasına, günümüzün iki bölgeli yapısı ile birlikte dönelim’ demedi mi? Hristodulidis Crans Montana’da kaldığımız yerden devam edelim derken biz ne yapıyoruz?%63 oyla seçilmiş federasyon yanlısı Erhürmanı pasifize etmiyor muyuz? Köklü bir geçmişi olan ve Kıbrıs anlaşmazlığının çözümü konusunda fikirleri bilinen bir partinin başkanlığını yapmış birisini,sanki federasyondan başka bir çözüm şekli istiyormuş gibi gösterilmeye çalışılmıyor mu? Sayın Akıncı’ya da seçilmiş olsa dahi orada o görevi yaptırmayacakları söylenmedi mi? Erhürman Türkiye olmadan çözüm olmaz derken neyi kastetti?
Peki Türkiye bugün ne diyor? Bahçeli ilhak diyor.AKP hükümeti Tatarın savunup hezimete uğradığı ‘İki devlet “te ısrar etmiyor mu? Peki dünya ne diyor? ABD,AB,İngitere,Rusya,Çin,Araplar , İslam devletler teşkilatı ve hatta Türk devletler topluluğu ne diyorlar? Hepsi BMGK kararları diyorlar.İki devlet bir ülke var mı? Peki bu durumda çözümün önündeki engel kim oluyor?Kafasını kuma gömmeyen herkes engeli görür.Zaten Türkiye’de bir Türk tezi olan federasyon, sanki Kıbrısın kuzeyi ilhak edilmiş gibi, Kıbrısı vermek olarak algılanıyor.Garantörlük de KC anlaşmasındaki anlamından çok farklı kullanılıyor.
Silahlanma işi de anlaşılmış değil.Hadi Rum tarafı,ABD,İngiltere,İsrail,AB tehdit ediliyor ve onlar da tedbirini alıyorlar bu anlaşılır.Peki KKTC denen yönetimi tehdit eden mi var? Türkiye’ye yönlendirilen iki füze NATO tarafından etkisiz hale getirildi..Yine Malatyaya patriot bataryalarını NATO kuruyor.Tehdit yok, kendini NATO koruyor,tehdit olmayan ülkeye F16 uçaklarını gönderiyor? Ne için?

banner582

banner608

banner628

banner474