UBP’de durum ne? 

 İki üç gündür bu köşede HP’de ki durumu yazıyoruz ya bazıları bundan bir menfaat veya çıkar peşinde olduğumuzu iddia etmiş. Etsinler, bir gazeteci için iddialar yazdığı sürece var olacaktır. Çünkü yazdığımız yazıyı beğenenler kadar beğenmeyenlerin olması doğal bir sonuçtur.
Biz bildiğimiz yolda dün ne ise bugünde devam edeceğiz. Nede olsa artık bu konuda “idmanlıyız”. 
Bugün birazda UBP’yi yazalım. Birazda oradakileri rahatsız edelim. Neticede UBP’de 24 Haziran akşamından bu yana kazanlar kaynamaya başladı ve kurultay hesapları alabildiğinde yapılıyor.
Şimdilik 5 kişinin adı yüksek sesle geçiyor. Bu rakam son güne kadar azalır mı? Artar mı? Hep birlikte göreceğiz. Ancak şu çok net bir gerçek, Eğer geçen kurultayda olduğu gibi çok adaylı bir kurultayın şampiyonu tartışmasız Hüseyin Özgürgün’dür. 
Dolasıyla bugün başkan adayıyım diye sokakta gezenlerin bu konuda azami müşterekte birleşip hareket etmedikleri sürece, bir şey olacağına inanmıyoruz. (Bakınız son kurultaya)
Özgürgün’ün rahatı da bundandır. Rakipleri köy köy kasaba kasaba gezip oy toplamanın derdinde iken Özgürgün, yeni yuvasında mutlu ve huzurlu bir şekilde yeni doğacak yavrusunu beklemektedir.
UBP’nin tavanında yaşanan “başkanlık kavgası” partinin altı kesiminde yani tabanı rahatsız etse de partinin tabanı güçlü bir şekilde yerinde durmaktadır. 
UBP’yi büyük yapan güçte budur. Parti tabanının güçlü bir şekilde partisine sahip çıkması. 
Kısacası UBP’de kazan kaynasa da bu ideolojik veya başka bir sebeple değil sadece iyi yönetim beklentisi ile alakalı bir durumdur. 

CTP’de durum ne?
UBP’nin aksine CTP’de ki kavga tavanda değil tabanda. Zira artık CTP’de ki ideoloji tartışılır hale geldi. Bir grup daha liberal daha gerçekçi politikalarla yola devam edilmesi gerektiği düşüncesi ile hareket ederken diğer bir grup partinin eski sosyalist değerler ile birlikte yola devam etmesi gerektiği görüşünde ısrarcı.
Genel başkan ve Başbakan Tufan Erhürman yeni grup siyasetçilerden. Yani bugünün şartları doğrultusunda hareket edilmesi fikrine sıcak bakanlardan. 
Ama özellikle “bıyıklı amcalar” veya o gelenekten gelenler bunun tam tersinde hareket edilmesini savunuyorlar. 
CTP’de sorun yönetsel değil tamamen ideolojik. Hal böyle olunca parti başkanlığı kavasından ziyade partinin siyasetin neresinde duracağı konusu tartışma konusu.

Çeto’mu? İzcan mı? 
Çetin Sadeli (ÇETO) kadar oya sahip olamayan BKP, gündem yaratmakta ve gündemde kalmakta Çetin Sadeli kadar zorluk çekmiyor.
Çünkü BKP Genel Başkanı İzzet İzcan, yıllardır siyasette ve gündem olabilmenin kurallarını çok iyi biliyor. Toplumun hangi teline ne zaman basılacağının farkında.
Zaman zaman yaptığı çıkışlar ile gündemi belirleyebiliyor. Zira son olarak Türkiye Başkanı Erdoğan’ın gelişi ile ilgili çıkışı da işte bu yüzden gündem olabiliyor bu memlekette.
Çeto’nun eksiği İzcan gibi gündem yapmasını bilememek.  İzcan’ın eksiği ise Çeto kadar oyu sandıkta alamamak.
Bence bu konuda ikilinin buluşup birbirlerine dersler vermesi ikisi içinde iyi bir kazanım olacaktır.

MESAJLAR 

Hüseyin ÖZGÜRGÜN: Bu kadar çok aday varsa karşınızda demek ki yine bu yarışı çok rahat kazanacaksınız demektir. Bu arada bazı adayların geri vites attığı yönde de haberler geliyor. 

İzzet İZCAN: Yani basında ve sosyal medyada çıkan gürültüye baksanız sanki de on binlerce kişi sizin sözünüze uyup grev yapacak. Oysa 4 gün sonra durum ortaya çıkacak ve binler Erdoğan’ı karşılamaya gidecek. 

Filiz BESİM: Dün iki gazetede ki manşetteki fotoğraflarınızı iyi inceledim. Birisinde hayli kilolu gözükürken diğerinde öyle değildiniz. Demek ki resim çekilirken daha dikkatli olmanız gerekiyormuş. 

Serdar DENKTAŞ: Bir değil iki tane birden müsteşar ataması yapınca kriz aşılmış bakanlıkta. Neyse şimdi daha büyük problemler var. Bütçe açığı için bir planınız var mı? 

Çetin SADELİ (ÇETO): Son seçimlerde Lefkoşa Türk Belediye Başkanlığına aday olan tüm kadroyu bir yemek masası etrafına toplama girişiminize tüm adaylardan EVET yanıtı gelmiş. Bu arada hesaplar da sizdenmiş. E hani beraber yiyecektik. Gorkmaaaaa

Adnan ERASLAN: Gördüğünüz gibi ülkede sendikacıda kalmadı. Hayat pahalılığı nerelere geldi ama sendikacılardan tık yok. Nerede o eski sendikacılar nerede o eski eylemler. 

Yüksel ÖĞMEN: Metehan sapığını kurduğunuz özel ekip yakalamış ve bölge halkı derin bir nefes almış. Emeği geçen tüm ekibi kutluyoruz, çok kısa sürede sapığı yakalamayı başardılar. 

Tekin ARHUN: Yüklü miktarda bir borcu olan bir otelin anahtarlarını almışsınız. Demek ki artık turizm sektörüne de böylece girmiş oldunuz. Hadi bakalım kolay gelsin, turizm sektörü hayli hareketlidir. 

Tolga ATAKAN: Ülkede internetin pahalı olmasından yana elbette sıkıntımız var ama esas sıkıntımız para değil. Esas sıkıntımız çekmeyen veya yavaş işleyen internet. Buraya kafa yorsanız çok daha iyi olur. 

Gülşah Sanver MANAVOĞLU: Dün bazı fotoğrafların altına yaptığınız yorumları görünce “ne oluyor” demekten kendimizi alamadık. Neyse işin iç yüzünü sonra öğrendik, evdeki ufaklık ipad tableti ele geçirince sizin adınıza bazı resimlere yorum yapmış meğerse. 

Menteş GÜNDÜZ: Gündüz diyet yapıp akşam kelle yemek nasıl bir iştir. Valla en kısa zamanda bizde bu diyetten yapalım. Gündüz salata, akşama kelle. 

Adem KAVAZ: Sonunda sizde spor salonuna yazılıp hızlı bir diyet programını uygulamaya başlamışsınız. İlk haftadan epey kilo verdiğiniz söyleniyor. 

Davut ÖKSÜZER: Geçenlerde bir arkadaşınızın bebeğini kucağınıza alıp sevmeye kalkınca artık evlenmeye karar vermenize sebep olmuş. Hade bakalım, acaba kime vuracak piyango. 

Recep SEVEN: Sırf Sayın Erdoğan gelecek diye bıyık bırakmışsınız. Gerçi yakışmadı da değil hani. Bakalım karşılamada elini sıkabilecek misiniz Sayın Başkanın. 

Mesut GENÇ: Önceki gece yapılan Karadeniz gecesinde bir dakika bile yerinde duramamışsınız ve tüm horanlara katılmışsınız. Meclisin en genç vekili olarak enerjinizi görmüş olduk böylece. 

POLEMİX
“Çok acıdır ki her şeyi kılıfına uydurmaya alışan Bakanlığımız yıllardan beridir üç maymunları oynamakta ve mahkeme kararlarının hiçe sayılmasına göz yummaktadır. Tüm bunların yanında var olan Mandamus Emri ve yakın geçmişte Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu (Kamu hekimleri özel hasta bakamaz) kararların gereğini yapmanızı sizlerden talep etmekteyiz.”
KTSÇHB Başkanı Dr. Remzi Gardiyanoğlu

YORUM EKLE