Ülke ekonomisi raya girecek mi?

KKTC tarihinin ilk Dörtlü koalisyon hükümeti sadece 460 gün yürütmenin başında kalabilmiştir. 460 gün sonunda bu hükümet halk tarafından “zam” şampiyonu olarak ilan edilmiştir. Dörtlü koalisyon hükümeti Ağustos 2018’de yaşanan “Döviz krizi” neticesinde hem kamu maliyesini hem de ülke ekonomisini “acemice” yönetme ve “ideolojik” saplantılar neticesinde tüm sektörleri kaos ortamına sürükleyerek hükümetden gitmiştir. Dörtlü koalisyon hükümeti halkın beklentilerini karşılayamamış ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Yaklaşık bir ay önce kurulan UBP-HP koalisyon hükümeti halkın yıkılan umutlarının tekrar yeşermesine sebep olmuştur. Tabii ki, bu umutların yeşermesinde en önemli unsur UBP Başkanı Sayın Ersin Tatar’ın Başbakan olmasıdır. Çünkü ülke geçen 460 gün zarfında hem Kamu Maliyesinde hem de ülke Ekonomisinde çok büyük yaralar almış ve nerde ise feryat etmeyen ekonomik sektör temsilcileri kalmamıştır. Başbakan Ersin Tatar’ın ekonomist kimliği ve geçmiş dönemde Kamu Maliyesinin başında olması ve reformist yapısı, ülke insanının ve ekonomik sektör temsilcilerinde ölen umutların yeşermesine vesile olmuştur.
Geçen bir aylık süreçde gerek hükümet programında yer alan unsurlar gerekse Sn. Tatar’ın kamuoyuna yapmış olduğu “bu hükümetin önceliği ülke ekonomisini geliştirmek ve insanlarımızın refah seviyesini artırmakdır” açıklamaları halkın umutlanmasını bir o kadar daha artırmıştır. Bildiğiniz üzere 2018-2019 yıllarında Türkiye Cumhuriyetinden gerek hibe gerekse kredi olarak KKTC hazinesine kaynak o veya bu şekilde gelmemiştir. 2019 yılı için TC ile 2018 yılının devamı olacak nitelikte kısa süreli bir protokol şu günlerde gündemde ve sanırım temmuz ayı içerisinde imzalanıp ülkemize gerek kredi gerekse hibe şeklinde kaynak akışı başlayacatır. 2020-2022 yılını kapsayacak olan uzun vadeli “ekonomik kalkınmayı” hedef alacak olan bir protokol imzalanacaktır. 
UBP-HP koalisyonu ülke yararına üç buçuk yıl kesintisiz hizmet verebilir. Bu üç buçuk yılda kronikleşmiş sorunların üzerine gidilip, insanlarımız ekonomik ve sosyal yaşam kalitesi artırılabilinir. Tabii ki, 2020 Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi ülkemiz ve Doğu Akdeniz için son derece önemlidir. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar yaklaşık on aylık bir süreç vardır. Bu on aylık süreç içerisinde dörtlü koalisyon hükümetinde yapılan hatalar yapılmazsa ve ülke insanının refah seviyesini artırmaya yönelik olarak icraatlar yapılırsa bu hükümetin gidişatını hem de Cumhurbaşkanlığı seçimini doğrudan etkileyecektir. 
UBP-HP koalisyon hükümeti altı aylık süreç sonunda yani ocak 2020 tarihine kadar ülke Ekonomisinde ve Kamu Maliyesinde yapılacak olan dönüşüm veya reformlar sayesinde raydan çıkan yapının tekrar raya girmesi açısından sanırım yeterli bir zaman dilimidir. Ocak 2020 tarihinden itibaren ise ülkemiz Ekonomisinin atağa kalkacağını ve Kamu Maliyesinin toparlanacağını düşünüyorum. Tabii ki olağan üstü ( savaş, doğal afet, global kriz) bir olay ile karşılaşmaz isek. Bu kadar net konuşmamın nedeni ise, Sayın Başbakan Ersin Tatar’ın vizyoner kişiliği ve reformist yapısıdır. Dolayısı ile ülke Ekonomisi ve Kamu Maliyesi için Sayın Tatar büyük bir şanstır.

YORUM EKLE