Ülkenize sahip çıkın

   Sınır kapılarının açılması sonrasında alış-veriş büyük ölçüde güneye kaymıştı…
   Nedenler arasında elbette ‘yeni merak, yeni heyecan’ da vardı…
   Fakat en önemlisi fiyatların daha ucuz olmasıydı…
   Kuzeyde 15 liraya aldığınız 100 gramlık ithal peynir, güneyde 5 liraya satılıyordu…
   Bunun gibi çok sayıda tüketim maddesinin fiyatı bizdeki fiyatların altındaydı…
   İnsanlar ucuzluğu yakalayınca güneye kaydı…
   Sonrasında Kıbrıs Türk çarşısı kendini toparlamaya başladı…
   Müşterilerini kaybeden yerli ithalatçılar peynirin de, kahvenin de, çayın da fiyatını aşağılara çekmek zorunda kaldı…
   Kapıların açılmasına kadar aradan geçen süre içinde zavallı insanlarımızın nasıl kazıklandığını düşündükçe isyan edesimiz geliyor…
   Açık hava hapishanesinde yaşatılan Kıbrıs Türk halkını soydukça soyan 5-10 kişiye hiç kimsenin müdahale etmemesi de kötü siyasetin bir sonucudur…
   Sağcısı da, solcusu da halkımızın sömürülmesi karşısında kılını oynatmadı…
   
Şimdi neler oluyor?..

  Aradan geçen yıllar içinde Türk lirasının değer kaybetmesi üzerine kuzeydeki çarşı güneyden daha cazip hale geldi…
  Önceleri akaryakıt için kuzeye geçen Rumlar, zaman içinde ucuz buldukları malzemeleri de almaya başladılar…
  Bu yüzden iflas noktasındaki bazı küçük işletmelerimiz para kazanmaya başladı…
  Böylesi bir durum karşısında KKTC’yi yönettiğini iddia edenlerin yapması gereken; kara sınır kapılarını daha iyi duruma getirmek ve kuzeye geçişleri kolaylaştırmaktı…
  Ama yapmadılar…
  Dörtlü koalisyon döneminde bakanların bir tanesi dahi Metehan’a ve Lokmacı’ya gitmedi…
  Japonya’da turist aradılar ama ayağımıza kadar gelen turistlerin çektiği işkenceyi görmezden, duymazdan geldiler…
  Bu nasıl bir memleket sevgisi?..
  Bu nasıl bir insanlık?..
  Böylesi bir zihniyetle ekonominin gelişemeyeceğini düşünmek istemediler…
  Veya bunun hesaplamasını dahi yapamadılar…
  Meyhane masalarında sağa, sola ‘olmayan paraları’ dağıtma sözü vererek ülke yöneteceklerini hesapladılar…
  Ama uzun gitmedi…
  Şimdi 2’li bir hükümet var…
  Göreve gelmezden önce özellikle Metehan ve Beyarmudu sınır kapılarıyla ilgili yayınlarımızı takip edenlerin bir kısmı yeniden bakan oldu…
  Ama onlar da bu sınır kapılarını ziyaret etme becerisini göstermediler…
  Günlük bürokratik işlemlerin içinde sıkışıp kaldılar…
  Uyarıların artarak devam etmesi karşısında ise, sınır kapılarındaki muhaceret işlemlerini hızlandırmak amacıyla 40 sivil hizmet görevlisi alımına onay verdiler…
  Bugün oldu hala personel alımı yapılmadı…
  Münhal ilanında gecikmeler yaşandı…
  Bir hafta sonra sınav yapılsa bile, bu insanların göreve başlaması bir aydan fazla zaman alacak…
  İlgisizliğin ve kararsızlığın nedenlerini soracak olursanız size bir yığın mazeret sıralarlar…
  İyi, güzel de iktidara gelmezden önce farklı konuşuyordunuz…
  Kısa sürede ülkeyi uçuracağınızı söylüyordunuz…
  Uçmaktan vazgeçtik…
  Bari yürümemize yardımcı olun…
     
Uyuyanlara selam olsun

  Gelelim sivil toplum örgütlerine…
  Özellikle de ekonomik örgütlere…
  Bu ülkede hepimizden aidat toplayan bir Ticaret Odası var…
  Sanayi ve Esnaf Odaları var…
  Hele Esnaf Odası…
  Kuzeye geçişlerden en fazla küçük esnafın yararlandığını bildikleri halde, yaşanan bu kadar sorun karşısında ağızlarını açmadılar…
  En ufak bir eylem hareketine yönelmediler…
  Siyasi amaçlı her şeyin içine girdiler ama ülkenin ve insanımızın yararına olacak konularda bir adım atmadılar…
  Yazıklar olsun…
  Sadece İş İnsanları Derneği (İŞAD) bu konuda harekete geçtiği için, yönetici arkadaşları gönülden kutluyoruz…
  Ülkesini ve insanını seven herkesin yapması gerekeni onlar yaptı…
  Önce yaşanan sıkıntıları araştırıp, sonrasında Metehan Sınır Kapısı’nda eylem yapan bu arkadaşlarımızın, diğer ekonomik örgütlere örnek olmasını diliyoruz…
  Onlara "Uyanın artık, ülkenize sahip çıkın" diyoruz...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Op.Dr.İlkan Ertuğ
Op.Dr.İlkan Ertuğ - 2 ay Önce

Politik yaşamlarında,Kıbrıs Türkleri leyhine şimdiye kadarne yaptılar ki,bundan sonra yapsınlar.Utanırlar mı?Zannetmem.