Yarınları da düşünmeli

  Orta Doğu’da yaşanan savaşlara, akıtılan kan ve gözyaşlarına bakıldığı zaman, Kuzey Kıbrıs’ın kıymetini anlıyor insan…

  Burada çok şükür güvenlik endişesi yoktur…

   Ancak gelecek belirsizliği ve bunun yarattığı endişeler vardır…

   Elektrik kesintileri başta olmak üzere; yol, su, sağlık, trafik, eğitim ve çevre konularında yaşananlar ister istemez insanları umutsuzluğa düşürüyor…

  Özellikle pandemi sonrasında meydana gelen ekonomik krizin etkisi, toplumun büyük bir kesimini olumsuz yönde etkiledi…

   Ekonomik durumun kötüleşmesi, hastalıkları da tetikledi…

   Kuşkusuz bir de kendi kendimize yaptıklarımız vardır…

  Önceleri önemsiz gibi görünen sorunların uzun yılların ihmal edilmesi, eğitimde yaşanan gerilemenin önemsenmemesi, bol para kazananların ‘paylaşımdan kaçınması’  ülke sorunlarının daha da artmasına yol açtı…

   Bir süre için fark edilmeyen çöküntü, artık hissedilir duruma geldi...

   Önümüzdeki aylarda bunun etkileri daha da artacak...

   Böylece daha çok insan mağdur olacak, daha çok insan fakirleşecek, ülkede daha çok adaletsizlikler yaşanacak...

   Rüşvet, hırsızlık, soygun tavan yapacak...

   Eğer bunların yaşanması istenmiyorsa; o zaman daha da geç olmadan önlem alınmalı ve sorunların çözümü yönünde hızlı adımlar atılmalıdır…

Tünelin ucunda gerçekten ışık yoktur...

   Sabahtan akşama veya akşamdan sabaha kararların değiştiği bir ülkede hiç kimse aydınlık gelecekten söz edemez...

   Çocukları ve torunları için titreyen insanlar da artık uyanmalıdır...

   Tüm gayretlerimiz onların geleceği içindir diyorsunuz ama onların geleceğini karartanlar karşısında kılınızı oynatmıyorsunuz...

  Tam tersi bazı kesimler, bu tür insanlardan kısa süreli menfaatler elde edecekleri düşüncesiyle onları cesaretlendiriyor, destekliyor, hatta ön saflara sürebiliyor...

   İşte o nedenle arzuladığımız ışığı KKTC tünelinin ucunda göremeyeceğiz...

   Bundan sonraki yollar daha karanlıktır...

   Ayaklar yorgana göre uzatılmalı...

   İnsanlar her türlü sıkıntıyı göğüsleyebilecek şekilde kendini hazırlamalıdır...

Rüya gibi yaşam döneminin sonundayız

   Artık gerçekler vardır...

   Bu gerçekleri görerek adım atanlar gelecekte ayakta durabilecek olanlardır...

   Bugünün menfaatine göre hareket edenlerin sonu ise çöküştür...

   Dünyada örnekleri çoktur...

   Bizdeki örnekler de fazlasıyla yeterlidir...

   Daha çok kazanmak değil, daha çok insan olmaktır önemli olan...

   Ne var ki; halkın alıştırıldığı kokmuş siyasetin devamı ‘insanlık’ onurunu da ayaklar altına aldı…

   Bu siyasi düzen değişmeyeceğine göre; geleceğini kurtaran kaptandır… 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Atlantik
Atlantik - 2 ay Önce

Gelecek olmayan KKTC düzeninde en kısa zamanda torbayı doldurup gitmek varken neden Paylaşma olsun ki ! 40 yıldır Kimseye tanıtamadığımız KKTCde Altımızdaki Toprak bizim mi ki kendimizi gelecek güvencesinde hissedelim ! Uluslarası Tutuklamalar sonrası elimizde kalan Satılmayan binlerce Konut veya yarım İnşaatlar neticesi KKTC bizlere paylaşmayı nasıl öğretebilsin ki ? Yıl 2026 bu çağda KKTCnin kronikleşmiş Elektrik sorunları ile Saatlerce Elektriksiz kalan KKTCyi yönetenlerimizin Nutuklarına inananımız mı var yani ! Pahalılıktan ve Pislikten girilemeyen Uluslarası Uçuş yasağı olan ‘ Yolları Çökmüş Sahtekarlıkların başını alıp gittiği KKTCye Turist veya Yatırımcı gelmesini mi bekliyoruz yani ! Kronikleşmiş Kötü Siyaset ve ‘ Kötü Yönetim neticesi güzelim Ülkemizi batırdık yaşam Standartlarımızı yerle bir ettik Çemberin her geçen gün daraldığı KKTCde geliri olmayan devletimiz Borç Batağına düştü ! Bu gerçeklerle Gelecek olmayan KKTCden giden Gençlerimize veya Torbayı doldurup kaçanlarımıza ne Diyebiliriz ki ! Sayın Akar KKTCden kaçan ve bugün ikinci veya üçüncü nesil Gençlerimiz KKTC’ye Ninelerinin Dedelerimin mezarlarını görmek için de artık Çökerttiğimiz KKTCye gelmiyorlar !
“ Asalanın Vatanı Karnını Doyurduğu Yerdir “ diye bir Atasözü vardır !

Atlantik
Atlantik - 2 ay Önce

Yorumumdaki “ Aslanın Vatanı Karnını Doyurduğu Yerdir olacaktı özür dilerim .

Öz
Öz - 2 ay Önce

“Orta Doğu’da yaşanan savaşlara, akıtılan kan ve gözyaşlarına bakıldığı zaman, Kuzey Kıbrıs’ın kıymetini anlıyor “ Burada bir gariplik var. KC bir AB ülkesi. Kıbrıs bir bütün olarak Avrupa toprakları. Ateş kes hali 1974 den beri devam ederken Türkiye kuzeyde bir alt yönetim kurdu. Uluslararası arenada durum bu. Türkiye ise giderek Avrupa’dan uzaklaşmış bir Ortadoğu ülkesi olarak görülüyor. Amerikan elçisi için Suriye,Irak,Türkiye birlikte olacak üç ülke. Türkiye cumhurbaşkanının da Türk,Kürt , Arap birlikteliğinden bahsediyor. Bu durumda AB topraklarında kontrol edilen bölgeler mi? Yoksa kontrol edilemeyen alt yönetim mi daha güvenli ? Türkiye, halen CAATSA yaptırım altında, F35 programından dışlanmış, F16 ları modernizasyon ihtiyacı karşılanmamış, Avrupa’nın SAFE programı dışında , ekonomisi Moratoryum durumunda, hukuk sistemi iktidarın egemenliği altında, otokrasi ile yönetilen bir ülke konumunda. Kuzey Kıbrıs için güvenlik konusu çok tartışılır

banner608

banner473