banner564

Yaza boyunca yıpranan cildinizi kışa hazırlayın

Çevresel etkenlerle direk temas halinde olan tek organımız cildimizdir. Bu sebeple içsel ve genetik etkiler değil, çevresel etmenler de yaşlanmayı büyük ölçüde belirler. Mevsim geçişlerindeki nem, rüzgar, ultraviyole ve ısı değişiklikleri cildimizi olumsuz etkiler. Yazın ısınan hava ve artan nem etkisi cildin sebum üretiminin azalmasına,  cilt gözeneklerinin açılmasına ve kılcal damarların genişlemesine yol açar. Yaz aylarının sonlarına doğru cildin en üst tabakası (epidermis) kalınlaşır, uzun süre ultraviyole hasarından dolayı orta deri (elastin ve kollajen içeren katman) incelir. Ultraviyole ışınlarına bağlı olarak , var olan cilt hastalıkları ve alerjiler alevlenir, derin ve yüzeysel pigmentasyonlar olur ve kılcal damarlar belirginleşir. Cilt daha yağsız, daha nemsiz ve dış etkenlerden daha kolay etkilenir. 
Kış aylarının soğuk ve kuru havası, giyilen kıyafetlerin kapalı ve yünlü olması gibi sebeplerden dolayı özellikle hassas ve kuru ciltlerde problemler ortaya çıkar. Havaların soğumasıyla yağ-sebum salgısı artar ve gözenekler sıkılaşır. Dolaşım sistemi, ısı kaybını önlemek için kanı daha içerilere doğru çektiği için cildin kan akışı azalır. Cilt beslenmesi bozulduğundan dolayı daha donuk ve renksiz olur. Rüzgâr cilt yüzeyinin aşırı kurumasına, çatlamasına ve ciltten nemin uzaklaşmasına neden olur. 
Havaların soğumasıyla birlikte sivilce, akne, egzama ve sedef gibi cilt sorunları ortaya çıkar. Yazın bu tip cilt sorunları bir süreliğine ortadan kalkar. Fakat yazın bitmesiyle, ultraviyole ışınlarının tedavi edici etkisi azalır. Bu nedenle kış ayları bu hastalıkların alevlenme dönemi olarak görülür. Yaz  mevsiminden dolayı kollajeni hasar görmüş, nem ve renk düzensizlikleri artmış, kılcal damarları genişlemiş cilt ile kış mevsimine hazırlıksız bir geçiş, var olan şikayetleri belirginleştirip kuruluğu ve alerjik reaksiyonları artırıp cildi yıpratacaktır. Kısacası koruma fonksiyonu bozularak daha reaktif ve duyarlı hale gelen cildiniz, her zamankinden daha bakıma ve özene muhtaç olacaktır. 
Cildinizi kışa hazırlamanız için neler yapmanız gerekir?
Cildinizi nemlendirmek için cilt tipinize uygun, alkol içermeyen bir temizleyici ile günde en az bir kez cildinizi temizlemeyiniz. Günlük temizlik dışında, cilt tipinize göre uzmanların önerdiği peeling ile cildinizi ölü hücrelerden arındırarak, ışıltılı bir görünüme kavuşmasını sağlayabilirsiniz. Cildin nem ihtiyacı arttığından dolayı daha yoğun nemlendirme özelliği olan kremler, beraberinde gerekiyorsa nem maskeleri ve serum kullanılabilirsiniz. Kış mevsimi leke, kırışıklık ve izler için kimyasal peeling veya lazer için en uygun mevsimdir.

Cildin düşmanı olan ultraviyole ışınları yaş kış bizi hedef almaktadır. Buna birde karın ışığı yansıtması da eklenince  (özellikle kayak merkezlerinde) yazın kullandığınız güneş koruyucular kışın da kullanmalısınız. En az 30 faktörlü koruyucu bir krem kullanmayı alışkanlık haline getirmeniz, size yıl boyu sağlıklı bir cilt sunacaktır.
Kışın dudaklarınız çatlıyor ve soyuluyorsa, içinde güneş koruyucu da barındıran dudak kremi kullanınız. Dudaklarınız kışın da iyi bir görünümdeyse de nemlendirici rujları tercih ederek korumayı optimize edebilirsiniz. Kışın mat ve uzun ömürlü formüllerden uzak durmanızda yarar var. Çünkü bu ürünler dudakları kurutmaya meyillidir.
Banyo sonrası nemlendirici kullanınız. Banyo sonrası, elleri ve ayakları yıkadıktan ve kuruladıktan hemen sonra uygun nemlendirici sürülmesi daha etkili olur. Cildinizi soğuk hava etkisinden korumak için ve soğuk sıcak şokunu önlemek açısından eldiven, bere, atkı, gibi aksesuarlar kullanınız.
Saçlı deride soğuk ve kuru hava kepeklenmelere sebep olabilir. Banyo yaparken kullanılan şampuanların kepek ve yağlanma sorunu varsa bir uzmana danışılarak alınması doğru olacaktır. Her gün saç yıkanırsa yıpranmalar artabilir. Tırnaklar çok soğuk ve karlı havalarda kırılganlığı artabilir. Bu nedenlerden dolayı dışarı çıkarken eldiven takın ve nemlendirici krem sürerken tırnaklara da masaj uygulayınız. 

YORUM EKLE

banner608

banner473