Yeni siyaset kültürü…

Seçim öncesi yazı yazmak zordur. Ancak gerçek olan durum ise; seçim sonrası sandıktan nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın seçilecek olan Meclis’in işi çok çetin olacak. Bu çetin olma durumu seçilecek ve hükümet görevi alacak olanla, muhalefet görevi alacak olan siyasi güçler için eşit ağırlıktadır. 
Çünkü içinde bulunduğumuz ekonomik ve siyasi koşullar çok ağırdır. %46 enflasyonla girdiğimiz 2022 yılında bunu aşağıya çekme imkanı çok zordur. Üstelik 2022 içinde hemen Ek Bütçe hazırlamak gerekir. Çünkü 2021’de hazırlanan ve onaylanan Bütçe eridi. Üstüne üstlük, 2021’deki seçimi savuşturmak için yapılan kısa vadeli iç borçlanmaları da ödemek zorunluluğu var. Ayrıca seçim nedeni ile ertelenen başta elektrik olmak üzere enerjiye zam yapmak kaçınılmaz bir zorunluluk olarak Ocak ayının sonundan itibaren Meclisin, Hükümet ve Muhalefet olanın önüne gelecek. Yalnız buda değil. Devlet borçlarından ayrı olarak, 2,95 Kuruşa mal edilen elektriğin aylardır 0,98 kuruşa satılması nedeni ile KIB TEK’in bankalara biriken yüz milyonlarca TL’lik borcu ile AKSA’ya ödenmeyen borçlarda seçim sonrası ele alınacak en önemli görev olacak. Bunun yanı sıra inanılmaz bir vurdum duymazlık nedeni ile ihmal edilen yeni güç santrali ile iletişim ağlarına yapılmayan yatırımlar ve mevcut santrallerin bakım onarım işleri, yakıt tedariki gibi konular yeni hükümet, muhalefetin önündeki temel sorun olacak. 
Bunun yanı sıra artan pahalılık ve halkın “ekmeğinin (yalnız) aslanın ağzında” değil timsahın, kaplanın, yılanın yani karada, havada, denizde yaşayan tüm yırtıcıların ağzında olduğu bir dönemde dar ve orta gelirde bulunan tüm yurttaşları gözetecek ekonomik ve siyasi tedbirleri almak görevi seçim sonrası şekillenecek Meclisin baş gündemi olacak. Özel sektör çalışanlarının; özel sektörün tesislerinin küçük büyük demeden kapanmasını veya küçülmesini engelleyecek ekonomik tedbirler öngörerek işlerini kaybetmemelerini sağlamak. Ayrıca sağlıklı vergi adaleti geliştirerek hem ekonomiyi kayıt altına almak hem de vergide adaleti, toplumda sosyal adalet ile dayanışma ruhunu beslemek. Turizm, Tarım, Sanayi, Eğitim, İnşaat, Ticaret Sektörlerinin uyumunu, üretkenliğini beslemek.
Ama aynı zamanda Kamu Yönetimini etkin ve verimli kılmak. Hiç olmazsa ivedi olarak Üst Kademe Yöneticiliği alanında Daire Müdürlüklerini ivedi olarak Üçlü Kararname kapsamı dışına almak. Demokratik hukuk devleti ilkesini; Yargının bağımsızlığını iki gözümüz gibi korurken geliştirmek.
Yani yapacak çok iş var. Türkiye ile ilişkileri sağlıklı olarak; “para alan, veren” kısırlığından ve zemininden çıkartmak. Ama bu arada AB, BM ve dış dünya ile adanın geleceğini Kıbrıslı Rumlar kadar belirleme hakkı olan toplum olarak BM Parametreleri temelinde en iyi ilişki için zorlamak. Daha sıralayabilirim. Ancak seçim sonucundan bağımsız olarak Mecliste iktidar ve muhalefet olarak görev alacak tüm siyasi güçler, yeni bir durum yaratmak zorundadır. Bu ise iktidar ve muhalefet güçlerinin ilişkilerinin daha sağlıklı olmasıdır. Yani erkte olanın güç zehirlenmesinden, muhalefette olanın da öfke zemininden kaçınması. Gerçekten de yeni bir ilişki ve bakış acısına ihtiyaç var. Esas bu yeni siyaset kültürünü beslemek olmalı.

YORUM EKLE

banner456

banner473