Yeşil Hat Tüzüğü; düşmanlık ve uyku halleri

“Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, Yeşil Hat Tüzüğü” ile ilgili tek taraflı kısıtlayıcı kararlar aldı. Söz konusu kararın alınma zamanlaması art niyetlidir. Çünkü karar, Berlin Zirvesi sonrasında alınmıştır.
Niyetin, Berlin’de oluşan pozitif ortamı bozma olduğu açıktır. Bu adım, Güneydeki bağnaz siyasi elitlerin yaptıkları girişimlerden ayrı düşünülemez. EDEK ve DİKO milletvekillerinin yasama organına; K.C Pasaport ile ilgili faşist bir anlayışla önerdikleri sözde yasa da bu mantığın zincirlerinden biridir.
Yeşil Hat Tüzüğü, 24 Nisan 2014 Referandumunda, Birleşik Federal Kıbrıs’a ve onun AB üyeliğine evet diye irade ortaya koyan Kıbrıs Türk Toplumunun kararına destek için AB Komisyonu tarafından alındı. 
Komisyon bu kararı; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB müktesebatının uygulanmasını içeren 10. Protokolün 3. Maddesinin, Müktesebatın Kuzeyde uygulanmasını ertelenmesini öngördüğünü; ancak bu ertelemenin, “Söz konusu bölgelerin kalkınmasını engelleyemeyeceği“ ile gerekçelendirerek kararlaştırdı. Yani Yeşil Hat Tüzüğü, AB müktesebatın uygulanmayacağı “Kıbrıs Türk Toplumunun” kalkınması için yapıldı. Bu amaç için de mal ve insan geçişleri düzenlendi. 
Yeşil Hat Tüzüğünün 6. Maddesi, ‘ KC’nin tüm vatandaşlarının, AB vatandaşlarının, Kuzey Kıbrıs’ta yasal olarak ikamet eden 3. ülke vatandaşlarının ve “adanın hükümet kontrolü altındaki bölgelerinden giriş yapan AB ve 3. ülke vatandaşlarının” geçişine izin vermektedir.
Ancak 7. Maddede ise, yasa dışı göç noktasına dönük endişeye bağlı bazı düzenlemeleri ön görür. Buna göre, AB üyesi ülke vatandaşlarına dönük en az kural konması gerektiğini söylerken; 3. ülke vatandaşlarına dönük olarak ise kurallar konması gerektiğini ifade etmektedir.
Bu, 3. ülke vatandaşlarına dönük kuralları ise Tüzüğün 2. Maddesinin, 3. Fıkrasının a bendinde düzenlemektedir. K.C tarafından verilmiş bir oturma izni veya geçerli bir seyahat belgesine sahip olması veya geçerli KC vizesine sahip olan 3. ülke vatandaşlarının geçiş hakkı vardır denmektedir.
Dolayısı ile “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin”, Yeşil Hat Tüzüğüne dayalı olarak, 3. ülke vatandaşlarının geçişleri ile ilgili engelleyici kararlar alma hakkı yoktur. Ayrıca yetkisi de yoktur. 
Tek başına bu yetkisi yoktur. Çünkü, Yeşil Hat Tüzüğü, bu düzenlemelere dönük değişiklikle ilgili yetkiyi tek başına, “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetine" vermedi. Tüzüğün 10. Maddesi, Yeşil Hat Tüzüğünde geçişlerle ilgili değişiklik düzenlemelerine yönelik olarak; “Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin“, ilgili konuda değişiklik yapmaya yönelik kararlarını, AB Komisyonuna bildirme ve eğer 1 ay içinde Komisyon söz konusu kararlara itiraz etmezse, bunları yürürlüğe koyma kuralı koydu. Yani AB Komisyonu konu ile ilgili olarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun” yetkisine sınır koydu. 
Yeşil Hat Tüzüğüne yönelik olarak Güneyde alınan karar; Yeşil Hat Tüzüğüne ve Komisyonun kararına aykırıdır. Nitekim AKEL ve Komisyon bu karara yönelik olarak eleştiri yaptı. Ama ne acıdır ki Kuzeyde CB, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık, Siyasi Partiler ve Sivil Toplumdan bir ses gelmedi. KTTO bu önemli konuya gık demedi. Aynı şekilde İŞAD ve sendikalar da ses vermedi. 
Bir an evvel Berlin buluşması sonrası oluşan olumlu atmosferi sabote etme niyeti ile alınan bu karara, Güneyin ve Kuzeyin tüm aklı başındaki güçleri tavır koymalıdır. Çünkü amaç iki toplum arasında gerginlik üretmektir. Art niyetlidir. Ancak ben kendisi ile ilgili böylesi önemli bir konuya dönük olarak Kuzeyde var olan uyku halinin nedenini anlamadım. Güneydeki bağnazların niyeti belli. Peki Kuzeydeki bu uyku halinin nedeni ne? Uyanın. Ama uyanıp da bağırmayın, akıl yolu ile girişim yapın.

YORUM EKLE