banner564

Yoksulluğu ve pahalılığı artıran 

2026 KKTC Bütçesi Meclis’te görüşülüyor. Ekonomik kriz ve çıkmazın en önemli göstergesi, 2026 Büt-çesinde yer alan 6 buçuk milyar TL faiz ödemeleri için ayrılan kalemdir. Bu yapılan borçlanmaların faiz yükü içindir. Ancak KKTC Bütçesi; KKTC Merkez Bankası’nın karından, aktarılan kaynağın, önemli bir kısmından da artık mahrumdur. Çünkü Taşınmaz Mal Komisyonu’nun iş yapma olgusunu kanıtlamak için uzun zamandır salladıkları tazminat ödemeleri için 50 milyon Sterlin ödemek için adım attılar. Peki 50 milyonu nasıl denkleştirdiler? KKTC Merkez Bankası’nın her yıl KKTC Bütçesine aktardığı kar payı-nın, 5 yıllık toplamına denk düşecek Avans almakla bu ödendi. Bu nedenle KKTC Bütçesine, Merkez Bankası’ndan aktarılan kaynağın önemli bir miktarı 5 yıl süre ile çoktan harcanmış oldu. Bu zaman içinde Türkiye’nin KKTC’ye vereceği destek miktarı ile belirlenecek. 
Bu konu hayati önem taşırken, UBP’nin büyük ortak olduğu hükümet, bütçeye kaynak sağlamak için dolaylı vergilere yükleniyor. Bunun son örneği bir buçuk ayda akaryakıta dönük yapılan zamlardır. Çünkü bu zamlar, Fiyat İstikrar Fonu artışı ile gerçekleşti. Böylece, “sinekten yağ çıkartma” uzmanı olan UBP ağırlıklı hükümet; bütçeye katkıyı, ezilen insanlar ile enflasyonun mağduru olan tüm sektör-ler üzerinden sağlamaya çalışıyor. Dolaylı vergilere yüklenen hükümet, Doğrudan Gelir Vergisi’nde de resmen havlu atıyor. Evet, 2025 yılında en çok vergi veren kurum ve kişiler ilan edildi. Bu insanlara ve kurumlara saygı duymak gerekir. Ancak, “ekonomiyi kayıt altına alacağız” denmesine karşın, bu konu-da tersi gelişmelere de gözler bağlı bakılmaktadır. Niye böyle dedim? Çünkü beyana bağlı vergi verme-si gereken kurum ve kişi sayısı aşağı yukarı 7 bin 300 kadardır. Bunların ise üç bini zarar beyan etmiş. Üç bini de gelir giderini denkleştirmek yanı sıra, yatırım yaptığı beyanı nedeni ile 0 vergi vermiştir. Geri kalan bin 500 vergi mükellefi, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi ödemiştir. 2025 yılı kesinleşen bütçe uygulamalarından da görüleceği gibi gerçekleşen Doğrudan Gelir Vergisi’nin önemli bir kısmını ise ka-mu görevlisi işçi ve memur ödemektedir. Bu öyle bir noktaya gelmiştir ki; gereken düzenlemeler ya-pılmadığı için artan maaşlar nedeni ile en alt maaş alanlar dahi, ciddi Gelir Vergisi öder duruma gelmiş-tir.  Çünkü %37 buçuk oranı tümünü de kesmektedir. Üstelik bu Sayın Maliye Bakanının ekonomiyi kayıt altına alacağız söylemine karşın, o %37 buçukluk oran, özel sektörde gerçek ücretlerin de beya-nını caydırmaktadır. Dolayısı ile bütçe gelirinin aslan payı, Dolaylı Vergilere kalmaktadır. Bu ise enflas-yonu, pahalılığı azdıran bir olaya dönmektedir. Yani 2026 bütçesi açıkça, yoksulluğu ve enflasyonu daha da azdıracak içeriğe sahiptir. Artık, tüm toplum gerçekten, ekonominin kayıt altına alınıp, tüm gelirlerin verimli, sağlıklı kullanımını da ortak demokratik akılla ele almalıdır. 
 

YORUM EKLE

banner608

banner474