Yunus Emre ve Taçoy ile Sucuoğlu

Kıbrıs Türk Belediye Başkanları Derneği; Karma Oyu kaldıran yasa değişikliğinin, Belediye Meclis seçimlerini de kapsamasına ciddi eleştiri getirdi. Çünkü 6 Aralık’ta yapılacak, “ikisi bir arada seçiminde” yerel ve genel yönetim organlarına, en mütevazi rakamlarla 6 bin 500 civarında yurttaş aday olacak. Küçük bir toplumda mahallede, köyde, kentte, binlerce aday, farklı siyasi eğilimlerde yarışacak. Bu kaldırma sürecini aceleye getiren UBP ağırlıklı hükümet, “dünyanın hiçbir yerinde karma oy yok” diyerek kamuoyunu da aldattı. Karma oy, İsviçre ve Lüksemburg’da, bazı Latin Amerika ülkelerinde var. Almanya ve Fransa’da ise Yerel Seçimlerde var. Peki seçmene partilerin karar organlarının kararları dışında, iradesini en geniş olarak kullanma imkanı veren bu Karma oy meselesi, neden Lüksemburg ve İsviçre’de var? Lüksemburg’un nüfusu 500 bini aşkındır. Etrafı büyük Avrupa Devletleri ile çevrelidir. Fransızca, Almanca ve Lüksemburgca da resmi dilleridir. Merkez sol, Sosyalist sol, Merkez sağ, Liberal ve Yeşil eğilimli 15 siyasi parti var. Ama Meclis’te temsil edilen 7 büyük parti var.  İsviçre’nin ise nüfusu 9 milyondur. Orada da 26 Kanton vardır. Her bir kantonun Anayasası, Meclisi, Hükümeti var. Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Romence olmak üzere 4 Resmi dili var. Federal Meclis’te 10 siyasi parti var. Büyük Avrupa devletleri ile çevrili ve farklı etnik kimlikler olan bu ülkeler; karma oyu, siyasal alanda derin kamplaşmalar olmaması ve demokratik birliklerini korumak için değerlendiriyorlar.
Fransa ve Almanya’da ise Yerel Yönetim Seçimlerinde karma oy kullanılıyor. Bununla küçük ve orta büyüklükteki Yerel Yönetim birimlerinde kamplaşmayı engellemek için bu değerlendirilmektedir.  Karma oyun kaldırılması KKTC’de 1990 öncesi, yine dayatma ile uygulandı. İçinde, Avanta Milletvekilliği düzenlemesi de olan Seçim Yasası Değişikliğini ve Karma oyun da kaldırılmasını UBP yine seçim öncesi dayatma ile geçirdi. Ne oldu? Kıbrıs Türk Toplumu, tarihinin en büyük iç bölünmesini yaşadı. Başta Kıbrıs Sorunu olmak üzere ekonomik, demokratik, hukuki acı günleri yaşadık. Bu avantalarla 50 kişilik Meclis’in 45 sandalyesini gasp eden UBP, bu sefayı iki sene sürdüremedi. Önce bölündü, bir yıl sonrada erken seçime gitmek zorunda kaldı. Peki, bu bölünme ve kamplaşma nasıl giderildi? 1993 seçimleri ile iş başına gelen DP-CTP hükümeti, 1976 Seçim yasasını geri getirdi. Avanta milletvekilliği kalktı ve Karma oy da geri geldi. Şimdi 6 Aralık’ta Yerel ve Genel Seçimler birlikte olacak. Genel Milletvekilliği ve Yerel Yönetimlerin Belediye Meclis Seçimlerinde karma oy kalkacak. 7 bine yakın adayın yarışacağı bu seçimde, seçmene yalnızca mühür ve tercih oy hakkı sunulacak. Karma kalkacak. Bu “O” siyaset mühendislerinin isteği olan toplumsal bölünmeye davettir.  Karma oyun kalkması için, UBP içi birliği sağlamak için seçime 5 kala, Sayın Arıklı’yı ve Sayın Amcaoğlu’nu da görevden alanlar; biri UBP’nin eski Başkanı, öteki de Başkan adayı olan iki vekili Bakan atadılar. Bu bana Yunus Emre’nin şiirini hatırlattı. “Mal sahibi, mülk sahibi; hani bunun ilk sahibi? Mal da yalan mülk de yalan; var biraz da sen oyalan”. Böylece seçime iki buçuk ay kala, bu kısa süre için oy ver de sana makam verelim; “Var biraz da sen oyalan” diyerek Sayın Taçoy ve Sucuoğlu’nu Bakan atadılar. Sırf iktidar saltanatı için değerleri yok sayanlar; insani, toplumsal ve ulusal değerleri gözetemezler. 

YORUM EKLE

banner582

banner471

banner628

banner473