Yüz bin kişi suçlu mu?..

   Mülkiyetle ilgili yanlışları ve tutuklama emirlerini eleştiriyoruz…

   Kıbrıs’ta bir savaş oldu…

   Nüfus mübadelesi yapıldı…

   Kıbrıslı Türkler kuzeyde, Rumlar güneyde toplandı…

   Evler ve topraklar boş kalamazdı…

   Nitekim güneydekiler, Kıbrıslı Türklere ait arazileri ve evleri kiralamak, ya da istimlak etmek suretiyle kullanmaya devam ediyorlar…

   Onlar tapu (koçan) vermediler…

   Kiralama işlemlerinde büyük yolsuzlukların yaşandığını Rum basını sürekli aktarıyor…

   Kıbrıslı Türk mülk sahipleri de yazılanları okuyor ama hiçbir şey yapamıyor…

   Az sayıdaki Kıbrıslı Türk’ün açmış olduğu davalar Rum mahkemelerinde sonuçlandırılmadı…

  Peki kuzeydeki Rum mülkleri ne oldu?..

   Kuzeydekiler de Rumlara ait evleri ve arazileri şahıslara dağıttı…

   Fakat; tüm uyarılara karşın kira yöntemi yerine insanlara ‘tapu’ verildi…

   Ve bugünkü kritik noktanın eşiğine gelindi…

   Kira yerine tapu verilmesinin hatalı bir uygulama olduğu defalarca vurgulandı…

   Ne var ki; yüz bin, belki daha fazla insan KKTC yönetiminin vermiş olduğu garantilere güvenerek Kıbrıslı Rumlardan kalma arazi veya evleri satın almaya, ya da satmaya devam etti…

   Peki bu durumda suçlu olan kimdir?..

   Tapu dağıtan ve alış-veriş yapanlara devlet garantisi verenler mi, şahıslar mı, şirketler mi?..

   Simon Aykut’u, Ewa Künzel ve diğerlerini savunmasız bırakan ve Rum tutuklama emirleri karşısında etkisiz kalan KKTC yönetimi, kendi vatandaşlarını nasıl koruyacak?..

   Tutuklama emirlerinin yayılması halinde, ada dışına çıkmayacak duruma gelecek olan Kıbrıslı Türkleri kim, nasıl savunacak?..

   “Korkmayın devlet arkanızda” diyerek Rumlara ait arazileri ve evleri satana veya satın alana cesaret verenler, gün gele yüz bin, belki daha fazla insanının açık hava hapishanesinde tutulmasına ne diyecek?..

    Gelinen kritik aşamada, mülkiyet konusunda ciddi adımlara ihtiyaç vardır…

   Taşınmaz Mal Komisyonu bunca zaman çalıştırılamadığı için sorun daha da karmaşık bir hal aldı…

   O nedenle alıcı ve satıcılara ‘devlet güvencesi’ verenlerin, sorunun çözümü konusundaki düşüncelerini, varsa plan ve programlarını kamuoyu ile paylaşmaları gerekiyor…

   Çok önemli bir sorunu bugüne kadar olduğu gibi milli nutuklarla çözemeyeceğimize göre; uzlaşıyı ön plana çıkaran yaklaşımlara ihtiyaç vardır… 

YORUM EKLE

banner582

banner471

banner628

banner473