Ağaçların öldüren yalnızlığı

12 Mart 2022

Bahçemde olan en esrarengiz şey, bazı ağaçların aniden kurumaya başlayıp ölmeleridir.

Birkaç gün önce su depolarının yanında duran çamlardan birini kuruduğu için kestirdim. Yanında duran çamlar yaşıyordu. O neden ölmüştü? Herhangi bir hastalık belirtisi göstermeden?

Bahçenin uç bölümündeki ağaçlardan bazıları da ölüp duruyor, orada bir ağaç katili varmış gibi. Birkaç servi, bizim altıntop dediğimiz ve ölümsüz sandığım birkaç Kıbrıs akasyası, bir keçiboynuzu, bir sarı yasemin gitti. 

En çok kayısılar genç yaşta ölüyor. Bugüne kadar dört tanesi odununu şömineye miras bırakıp sizlere ömür oldu. Bu familyadan geriye can çekişen bir zerdali ve bir saksıda kendiliğinden çıkan kayısı mı zerdali olduğunu bilmediğim bir ağaççık var.

En acıklısı yan yana diktiğim dört kalem serviden birinin diğerleri ile birlikte özenle bakılıp uzamaya başladıktan sonra hayatı terk etmesi oldu. Ne olmuş olabilir?

Bugün başladığım bir kitapta bazı ağaçların yalnızlıktan öldüğünü okudum.

“Tek başına duran bir çam ağacında insanın içine işleyen bir şey var,” diye yazıyordu Ben Rawlence*, Britanya adalarındaki çamlarla ilgili bir bölümde.

“Çamlar sosyal varlıklardır; yeraltındaki fungus (mantar) ağını kullanarak kaynak alışverişinde bulunurlar. Olgun bir çam yeraltından karbon yollayarak genç fidanların büyümesine yardım eder, yaşlandığında bu trafik ters işlemeye başlar, gençler yaşlı ağacın imdadına gelir.”

Sağlıklı bir orman ortamında çam ağacı 600-700 yıl yaşar. Ama binlerce yıldan beri kesildikleri için dünyanın herhangi bir yerinde bu yaşlara ulaşabilmiş çam ağacı bulmak zordur.

“Tek kalmış ağaçlar normal ömürlerinin sonuna ulaşamadan ölmeye başlar,” diye yazıyor Rawlence.

“Acaba bu ulular yaşlıklarında yalnızlık mı hissederler?  Amerikan yerlilerinin hikâyelerinde, tek başına kalmış ağaçların insanlarla ‘konuşup’ onlardan komşu ağaç dikmelerini istediği var.

“Nine ağaçlar dostlukların, yeraltından yapılan aş alışverişinin özlemini çekiyor olabilirler mi? Yoksa ormanın ruhu için yas mı tutuyorlar?”

İlişilmese dünyanın hemen her yeri zamanın akışı içinde ormana dönüşür. Ama ilişilmemek doğanın bir meta addedildiği dünyamızda söz konusu değildir. Ormanın esrarengiz, kutsal sayıldığı, hürmet edildiği günlerde değil, kesilip satılmayı bekleyen bedava bir mal olarak algılandığı bir devirdeyiz.

Eski çağlarda kütük, odun ve ağaçtan elde edilen katran, reçine gibi şeyler bugün fosil yakıt ne ise o kadar revaçta idi. Ormanlara el koymak birçok savaşın nedeni oldu. Sömürgeleştirilen İrlanda ve İskoçya’da bugün, bırakın orman neredeyse ağaç bulunmamasının nedeni İngilizlerin oralarını kâr amacıyla kelleştirmesidir.

Kıbrıs adası da bir zamanlar tamamen ağaçlarla kaplıydı. Bugün kurak, ağaç fakiri bir ova olan Mesarya daha 2000-2500 yıl önce Mağusa’dan Baf’a ormanla kaplıydı. İlk sömürgeciler adaya bakır için değil ağaçlar için gelmişlerdi. Büyük İskender’in gemileri adanın Kuzeybatı sahillerindeki tersanelerde yapıldı.

*

Yalnızlık ağaç öldürür mü? İnsanları öldürüyorsa ağaçları neden öldürmesin?

*Ben Rawlence: The Treeline 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ege’de Bir Sahil Kasabası
Ege’de Bir Sahil Kasabası - 3 hafta Önce

Öncelikle yazının ilk yayınlanma tarihi: 6 Aralık 2022. Her yazı yayınlandığında ilk yayınlandığı tarihe bakıp, o zamanki yorumları tekrar okumayı sevdiğim için bu yazıda da baktım ve yukarıda yazdığım tarihi gördüm. Sanırım tekrarı hiç yayınlanmayan bir yazı. Yazıyı hem hüzünle hem de adeta damağımda bir tat bırakırcasına okudum ve yeniden okuduğuma da çok memnun oldum. Metin Bey’in her yazısında olduğu gibi yine derin bir felsefe var. Yalnızlık her canlı için ne kadar zor. Yolculuklarda bazen, kocaman tarlaların ortasında tek başına bir ağaç görürdüm ki genellikle meşe ağacı olurdu. Artık tek başına bir ağaç gördüğümde hep bu yazıyı hatırlayacağım. Çok teşekkür ederim Metin Bey.

Yaz
Yaz - 3 hafta Önce

MM’nin bahçesinde gezdirdi beni yazı. Mutluyum.

Okur
Okur - 4 hafta Önce

Yine ağaç, toprak, doğa ve insan. Merhum Metin beyin en iyi bildiği şeyler bunlar. Metin Münir kadar okumuş yazmışlar arasında toprağa bağlı kimse daha görmedim.

Ruh ikizi
Ruh ikizi - 4 hafta Önce

Sayın MM’nin yazılarında, tarihteki ada ve kıta yerlilerine özlem vardır.
Lakin aslan adaleti bütün güzelliklere düşmanı!
Nereye varır bu işin sonu?
Kıyamete..!

Ferit Ertunç
Ferit Ertunç - 4 hafta Önce

Okurları köşesini yalnız bırakmadıklarından, MM de yaşamaya devam ediyor.

Antalya
Antalya - 3 hafta Önce

Doğanın güzelliğini korumak bize ve gelecek nesillere bağlı. Şimdi bizi kurtarmaya çağırıyor, bir felaketin olumlu tarafı bu. Umut, onarıma doğru atılan ilk adımdır ve bu amaç için ortak çabadadır.
Gezegenimizin yeni bir çağına doğru ilerliyoruz. Bunun nasıl olacağı bize bağlı.

seg
seg - 3 hafta Önce

Onun eksikliğini hissediyor ve özlüyoruz.

…..(Dionysos)
…..(Dionysos) - 3 hafta Önce

Göz bebeğimiz Metin Beyimiz, hiç unutmuyoruz, hep buradayız. Çok özledik.


banner471

banner473