Diyalog Gazetesi
2026-05-29 08:59:45

Ambargoların kaldırılması için ciddi girişim yapmalıyız

Dr. Orhan AYDENİZ

29 Mayıs 2026, 08:59

TDT Gayri resmi zirvesinde, TC ve KKTC cumhurbaşkanlarımızın haksızca ambargolarla cezalandırılmamızı gündeme taşıması isabetli oldu. Yalnız bu konudaki girişimlerin, anavatanla işbirliği halinde, sonuç alınana kadar etkin bir şekilde sürdürülmesi gerekmektedir.
Ambargo ve izolasyonlarla cezalandırılmamızın, mağdur edilmemizin haklı bir nedeni, dayanağı var mı, varsa nedir? 
Cezalandırılmamızın nedeni, Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasına karşı çıkmamız, TC’nin Doğu Akdeniz’de etkisiz duruma getirilmek istenmesi, batılıların dayanıksız Türkiye düşmanlığı değil mi?
Kanlı Noel olaylarının Rumlar tarafından başlatıldığı inkar edilemeyen bir gerçektir. BM Özel Temsilcisi Ortega raporu, Akridas ve İfestos planı, o dönemde görevde olan Rum yetkililerin Yunanistan’la yazışma belgeleri ve hazırladıkları kitaplardaki bilgiler, bu gerçeği somut olarak kanıtlamaktadır.
Kıbrıs’ta geçmişten günümüze iki halk arasında çıkan üzücü olayların başlıca nedeni, Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ı tek başına sahiplenmek istemesidir.
1963 olaylarından sonra hazırlanan Acheson Barış Planı’ndan, Annan Planı’na kadar tüm çözüm seçenekleri, Türkler tarafından kabul edilmesine karşın, Rumlar tarafından reddedilmiştir. Rum Yönetimi’nin eski Dışişleri Bakanı Rolandis bu gerçeği alenen açıklamıştı.
Annan Planı referandumundan sonra Birleşmiş Milletler’in, 24 Nisan 2004 tarihli açıklamasında, genel sekreter ‘önemli fedakarlıklara rağmen, planı onaylayan Kıbrıslı Türkleri alkışlıyor. Kıbrıslı Türklerin kendi kusurları olmaksızın içinde bulundukları kötü durumu hafifletmenin yollarının bulunacağını umuyorum.’ demişti.
28 Nisan 2004'te, BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından Genel Kurula hitaben yapılan konuşmada; “Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerle eşit koşullarda statüde yetki ve refah paylaşmak istememektedir.
‘Adanın diğer tarafında yapılan oylamadan dolayı Kıbrıslı Türklerin cezalandırılmamaları için hepimiz elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.’ demişti.
Avrupa Birliği Genişleme Komiseri’nin 24 Nisan 2004’te yaptığı açıklamada, ‘Kıbrıslı Türkler bu sonuçtan dolayı cezalandırılmamalıdır. Şimdi Kuzeyin izolasyonunu sona erdirmeliyiz. Komisyon, bu amaçla çeşitli tedbirler almaya hazırdır. Konsey, Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son vermeye kararlıdır‘ demişti. Belgelerle kanıtlanabilecek gerçeklere rağmen, Türk halkının ambargo ve izolasyonlarla cezalandırılması yanlıştır. Buna boyun eğmememiz gerekir.
Kıbrıs’ta kalıcı bir anlaşma yapılabilmesi için, iki halkın temsilcilerinin görüşmesinde yarar vardır. Fakat, yaşanan deneyimler, Rum ve destekçilerinin amacının Kıbrıs Türk halkını müzakere masasında oyalayarak ambargo ve izolasyonlarla içerden çökertilmek ve ENOSİS’e sıçrama tahtası olarak kullanılabilecek bir çözümü kabul ettirmek amaçlı olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle müzakerelerden önce, ambargoların kaldırılmasını istemeliyiz
Sadece Rum halkını temsil eden güneydeki yönetim, Kıbrıs Cumhuriyeti değildir. AB’nin, Türkofobi takıntısı ve BMGK üyelerinin ulusal çıkarları nedeniyle, sadece Rum halkını temsil eden yönetimi Kıbrıs Cumhuriyeti kabul etmesi, bu gerçeği değiştirmemektedir.
Anavatan, Garanti Anlaşmasına dayanarak 1974’te Rumların soykırımla Türk halkını yok etmesini engellediği gibi, Türk halkına uygulanan haksız ve hukuk dışı ambargolarla izolasyonların kaldırılması için AB ve BM nezdinde ciddi girişimlerde bulunmalı. Ambargolar sonucu Türk halkının kayıpları için tazminat istemeli.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.