Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Holguin ile görüştükten sonra adaya döndü ve ayağının tozuyla bir basın toplantısı düzenledi…
Erhürman’ın New York’a gidiş ve dönüşü 4 gün sürdü…
Ondan bir hafta kadar önce New York’a giden Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ‘tetkik ve temasları’ devam ediyor…
Allah güç ve kuvvet versin de görüşmeler devam etsin…
Her şey vatan ve millet için…
Şimdi Erhürman’ın söylediklerine bakalım:
“Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik tüm kesimlerle ve kararlılıkla sonuç alıcı görüşmeler yapmaya her zaman hazırız. Bizi çözüme ulaştıracak, başarılı sonuç alacak toplantı, 3+1 veya 5+1 istiyoruz, sırf toplantı olsun, fotoğraf verelim diye değil.”
Erhürman bu açıklamasıyla hem Rum liderine hem de BM yetkililerine açık mesaj veriyor…
Açık açık “Biz Kıbrıs sorununu çözmek için ciddi bir pozisyon almaya ve toplantılara katılmaya hazırız” diyor…
Daha ne yapsın?..
Peki Hristodulidis ne diyor?..
Hiçbir şey…
Kıbrıs sorununun çözümü ister gibi görünüp, Türkiye ve KKTC aleyhtarı girişimlere ağırlık veriyor…
Rum toplumu bunu görmüyor ve böylesi uzlaşmaz bir yönetim tarzını destekliyorsa, buyursun desteklemeye devam etsin…
Ne var ki; Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü ve aşırı silahlanma, kesinlikle ve kesinlikle hiç kimsenin yararına değildir…
Güzel ülkemizde yeni maceraların yaşanmasını, insanların kan ve gözyaşı dökmesini istemiyoruz…
Kıbrıslı Türklerin amacı, yeniden birleşmiş bir adada güvenlik içinde, mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaktır…
Geçmişte yaşanan acılardan dersler çıkartıp, güzel ülkemizi Ortadoğu’nun Singapur’u haline getirme şansı vardır…
Sadece Maraş’ın ayağa kalkmasıyla bunu başarabiliriz…
Geçmişte yaşananları unutmadan, geleceğe umutla bakan bir yaklaşıma ihtiyaç vardır…
Kıbrıs Türk tarafının buna hazır olduğu en yüksek ağızdan bir kez daha tekrarlandığına göre; top artık Kıbrıslı Rum liderin kucağındadır…
İşte hendek, işte deve…
Ya atlarsın ya düşersin…
Baktın olmaz, vazgeçersin…
Zordur almak bizden Kıbrıs’ı…
Hippo 2 Saat Önce
Beceriksizliğimiz neticesi Kıbrıs Cumhuriyetini sahiplenen Kıbrıslı Rumlar Kıbrıs Cumhuriyetini Sahiplenmemişler mi yani ? ! Tanınmayan Dünyadan dışlanmış her geçen gün daha kötüye giden KKTC ile Kıbrıs’ın neyini Sahiplenebildik acaba ? KKTC’nin Kötü Siyaseti ile 40 yıldır Kıbrıs’ın nesini Sahiplenebildik acaba ! KKTCde batma noktasına getirmediğimiz neyimiz kaldı ki ? Geliri olmayan KKTCde Hükümet Seçimleri kazanmak için Milyarlar dağıtıyor da KKTCde Mualefetin Seçim kazanabilmek için Dağıtabileceği daha çok Milyarları var mı acaba ! Turizmi Üretimi İhracatı ve Ekonomisi gelişmiş AB Üyesi Güney Kıbrıs ile Ekonomisi çökmüş Dünyadan dışlanmış KKTCnin nesi mukayese edilebilir ki ! Devamlı Güney Kıbrıs’ı suçlamakla KKTCyi bu günlere getirdik de Çözüm ve parlak bir gelecek için KKTCyi yönetenlerimiz Güneyle yeni Kapıların açılmasına gerek yoktur demiyor mu yani ? Güven artırıcı öneriler için Güneyle yeni Kapıların açılmasına İstife ederim de İmzalamam diyen KKTCyi yönetenlerimiz değil mi yani ! Geliri olmayan Pahalilktan Elektriksizlikten Susuzluktan Çevre Kirliliğinden girilemeyen Yaşam Standartlarının Avrupa’nın Çok gerisinde kalan ‘ Dökülen Yolları Sağlık Sistemi ile KKTC Bugün Seçimler için Milyarları dağıtıyor “ PEKİ YA YARIN ??