Türkiye’de üniversite yerleştirme sınavlarının birinci basamağı olan sınav yapıldı Öğrenciler kadar anneler babaları da bir o kadar heyecanlıydı.
Türkiye’deki üniversite sınavları bizleri de yakından ilgilendiriyor çünkü ülkemizin yaklaşık 12.000 kontenjanı var ve buradaki üniversitelere yerleşecek olan öğrenciler Ağustos ayında açıklanacak. Her zaman olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelere yerleşecek olan kontenjanlar azalacak ama en önemlisi “ kesin kayıtlar “ daha da aşağıya inecek.
Momentum ne aşamada ?
KKTC üniversiteler hareketi kaybettiği momentumdan dolayı ciddi sıkıntıların yaşanması büyük olasılık. Yine beklediğimiz oranda ülkemize Türkiye’den yeterli öğrenci gelmeyecek. Kontenjanların genel anlamda yüzde 55-60 dolayında dolması benim beklentim arasında. Ancak bu rakamın ne kadarının kesin kayıta dönüşeceği meçhul.
Eğer %50 civarı gelirse bu defa başka bir yarış başlayacak. Hangi üniversite genelde öğrenciye hangi avantajlı paketleri sunacak! Onlar bir anlamda üniversitelerin yapacağı kesin kayıtta önemli rol oynayacak.
Türkiye’de 129 devlet üniversitesi 75 vakıf (özel) üniversitesi açılmış durumda. İstanbul’da 57, Ankara’da 21, İzmir’de 17 üniversite var. Bir diğer yandan her ilde en az iki, üç tane üniversite var. Aileler artık çocuklarını eskiden olduğu gibi kendi illerinin dışında okumaya göndermiyor. Aileler arasında Kuzey Kıbrıs üniversiteleri ise artık son hamle olarak düşünülüyor. Genellikle istenilen bölümü Türkiye’de kazanamayan öğrenciler, daha düşük puanı olması hasebiyle Kuzey Kıbrıs’ı tercih ediyor. Bu yıllardır ne yazık ki böyle.
Bu sebepler neler?
Yükseköğretim olarak da kendi yaptığımız süreç içerisinde hatalar var. Yıllardır önüne geçemediğimiz bir öğrencinin aylık barınma, beslenme ve diğer yaşamı idame etme gibi giderlerin özellikle Anadolu illerindeki maliyetlerden çok yukarıda oluşu hatta büyük iller dediğimiz İstanbul, Ankara ve İzmir’den bile daha yukarıya olan maliyetler sebebi ile Kuzey Kıbrıs ne yazık ki bu anlamda yarışın dışında kalıyor .
Bir öğrencinin üniversiteye mal oluşunun Hemen hemen başa baş noktasında olduğu düşünülürken; öğrencileri kapma noktasına kayıt dönemlerinde verilen sözde avantajlar aslında üniversitelerin zarar etme noktasında en büyük neden.
Yarattığımız üniversite ekosistemi içerisinde neler var ?
KKTC üniversitelerini Anavatan Türkiye’den tercih eden veya okumak için burayı bir alternatif gibi gören öğrenci ve aileleri genellikle Kıbrıs üniversitelerine minimum %75 burs ile geliyorlar. ÖSYM tarafından yerleştirilmeleri Kıbrıs üniversitelerini sağladıkları puanlar ile bu söylediğim oranda yerleşmelerine olanak sağlıyor. Böyle bir kategoride yerleşen öğrenci üniversiteye ortalama yıllık elli, atmış bin ) aralığında öğrenci ücreti ödüyor.
Bir de en az yüzde 25 aralığında olanlar var onlar ise %100 burslu okuyorlar. Buda öğrencilerin bir yılda üniversiteleri her şey içerisinde (kayıt harcı, aktivite ücretleri, KDV dahil) otuz, kırk bin TL gibi bir rakama barınma ve yurt ücretleri hariç okuma fırsatı veriyor. Bu çok minimize edilen fiyat politikaları sözde daha fazla öğrenci temin etmeyi hedeflerken; aslında KKTC üniversiteleri imajını da yerle bir etmektedir.
Çare uluslararası pazarlar
Tüm dünyanın artık ciddi bir kriz haline dönüştüğü eğitim sektörü özellikle üniversiteleşme hareketinin çok yoğun olduğu İngiltere ve Amerika gibi hatta İtalya ve İspanya’nın üniversitelerinin yaptığı gibi bütün dünya yayılarak afileye anlaşmaları ile jenerik kampüsler açarak farklı coğrafyalarda bulunan üniversiteler ve kolejleri ile eğitim ve işbirliği anlaşmaları yaparak buradaki öğrencilere okuma fırsatı yaratmaktan geçmektedir. Buna ciddi anlamda devleti yönetenlerin belirli kurallar çerçevesinde izin vermesi gerekmektedir.
Aksi taktirde gittikçe azalan uluslararası öğrenciler ve TC öğrencileri KKTC üniversitelerinin geleceğini Bitirme noktasına getirebilir. Özellikle Türki cumhuriyetler, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle buralarda öğrenci akışını daha ileri noktalara getirebilir. En azından Türkiye Kuzey Kıbrıs’ı önemli bir eğitim adası olarak tanıtabilir. Afrika pazarı 57 ülkeye konulan Çifte vize sonrası önemli bir duraklamaya girmiştir. Bir diğer yandan Kaybedilen akreditasyonlar başta Ürdün, İran, Fas, Umman, Cezayir hatta Suriye ve Irak tekrardan Türkiye ile dirsek teması yaparak buralardan öğrenci akışının sağlanması gerekmektedir. Çoğu kaybedilen akreditasyonlar da unutulmaması gerekir ki siyasi ve politiktir.
Sahte diploma gibi konular da artık manşetlerden düşmeli, üniversiteler bu anlamda kendi içlerinde çok sıkı denetleme mekanizmaları geliştirmelidir.
Yapılacak olan bir hatanın artık geriye dönüşü yoktur.
Kenans 3 Gün Önce
Hocamızın eğitim sektörüne ilişkin tepit ve çözüm önerilerine hepimiz katılıyoruzdur. Belki de çözüm klasik üniversite eğitimine alternatif eğitim alanlarına yönelmektir. Meslek edinmeye ve gelir sağlamaya yönelik sertifikasyon eğitimleri gibi... Örnek ülke uygulamari aşağıdadır. Bütçe ve Kariyer Açısından Karşılaştırma Eğitim Türü Süre Yaklaşık Maliyet Kariyer Getirisi Malta Dil Okulu 3-12 ay Düşük-Orta İngilizce kazanımı Bulgaristan Pilotaj 18-24 ay Yüksek Pilotluk kariyeri Almanya Ausbildung 2-3 yıl Çok düşük İş garantisine yakın Polonya IT Sertifikaları 3-12 ay Orta Bilişim sektörü Kanada College 1-2 yıl Yüksek