Kuzey Kıbrıs gittikçe akademide” PIB “ model dediğimiz yani Product , Image , Brand - Ürün , İmaj , Marka anlamında erozyona uğramaktadır. Ya bu algıyı değiştirmek için toplum olarak savaşacağız ya da gün geçtikçe gazete manşetini süsleyen illegal işlerin yürütüldüğü, at koşturulduğu bir ülkemiz varmış gibi devam edeceğiz. Bunların neler olduğunu şu anda yazmama gerek yok. Zaten herkes neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Sanal, illegal bet baronları, son iki hafta çok popüler. Halı altına süpürdüğümüz her şey; toplumu zehirleyen, nesillerimizi karanlığa iten işlerin neler olduğu her gün internet mecralarında, gazete sayfalarında zaten işleniyor. Tesadüf olmayan videolar. Son on gündür özellikle Instagram ve Facebook’ta Türkiye’den buraya gelen ve ülkemizin tarihi ve doğal güzellikleri yanında; yaşam sürmeye kalktığınız andan itibaren “nasıl bürokratik sıkıntılarla karşılaşacağızı” anlatan ismine ister sosyal medya fenomeni, ister sanatçı, ister iş insanı deyin bir çok kişi karşımıza çıkıyor. Allah için genelde birkaç kendini bilmez hariç çoğu insan adamızın güzelliklerinden, sosyal yaşantısının hala daha bir Avrupa ülkesi gibi olduğu; Türkiye’ye kıyasla trafiğin, insana saygının, yaşantıya verilen önemin çok iyi olduğundan bahsediyor. Hepsinde ortak bir dil daha var; “ Casinolar.”
Büyük bir kısmı casinoların tehlikelerinden de bahsediyor.
CİB Akademi çalışmaları
Casino İşletmecileri Birliği’nin yapması gereken, KKTC toplumu ve kamuoyunu bilinçlendirme anlamında, sosyal sorumluluk projeleri geliştirmektir.
Akademik olarak bizlere de ürün, imaj, marka anlamında büyük görevler düşüyor. Bu yönde Akdeniz Karpaz Üniversitesi olarak önemli bir çalışma yürütmekteyiz. Bir kaç hafta sonra yayınlayacağız. Bu anlamda neyin eksikliğinin olduğu, neyin anlatılması gerektiği babında şans oyunları sektörü ve akademi dünyasına büyük görevler düşmektedir. Ülkemizin mevcut koşullar içerisinde alternatif değil de tek tamamlayıcı sektör olan şans oyunları olduğunu anlatmak lazım.
Örneğin “ eğlenirken bağımlı olma”, “azı karar, çoğu zarar” gibi şeffaf ve doğru ifadeler ile halkımızın bilincini artırmak ve bu yönde araştırmalar yapmak çok gerekli.
Alternatif turizm modeli olan sağlık turizmi ciddi tehlike altında
Son zamanlarda şans oyunları ve kongre turizminin yanında sözde parlatabileceğimiz turizm destinasyonlarının en önemli alternatif turizm modeli olan “sağlık turizmine” gittikçe darbe vuruyoruz. Sakın bana kimsesi onu iyi yaptık, bunu güzel yapıyoruz demesin; bu sektör içerisinde olan çoğu kişinin defoları var. Ülke denetim anlamında yetersiz.
Sağlık turizmini bitirmeyelim
Ülkemiz 330 gün güneş gördüğü bir coğrafi konumda. Turizm yatırımları anlamında, yaşlı bakım evlerinin olacağı, ileri yaş turizmine yönelik, Avrupa’nın soğuk ülkelerinden gelecek olan 70 yaş üstü emekli kişilere ev sahipliği yapabiliriz. Güzel hava koşulları, tarihi ve kültürel varlıkları zengin, yeme içme alışkanlıklarının bir Akdenizli gibi sağlıklı destinasyonlar artık bu pastadan pay almak için yarışmaktadır. İş insanlarına önemli, böylesi potansiyel yatırım alanlarını açmak yerine, bin bir türlü alavere dalavereli işlerle uğraşmaktadır. Hala daha yatırım iklimini değiştirmemeye, alternatif yaratma gibi bir derdimiz yok ne yazık ki. Teşvik kapsamına alınacak olan bu tür yatırımlar inanın işadamları için de çok önemli bir alternatif olabilecek durumdadır. Ülkemizin kesinlikle sağlık altyapısı şu anda yetersizdir ve sağlık turizmi anlamında yatak sayısı, tam teşekküllü yaşlı bakım evleri, hastaneler artmadıkça ülkemiz bu potansiyel alternatif yatırım modellerinden faydalanamayacaktadır.