Çıkış yolu Anavatan ile ekonomik entegrasyondur

 Son günlerde dövizdeki beklenmeyen ani yükseliş, anavatanda olduğu gibi ülkemizde de önemli olumsuzluklara ve sıkıntılara zemin hazırlamaktadır.

Ancak KKTC hükümetinin ekonomik sıkıntıların hafifletilmesinde tek başına alabileceği tek önlem savurganca harcamalara son vermektir. Bunun dışında anavatanın desteği olmadan sorunu çözmesi beklenemez.
Bazı kişiler, döviz sorununun çözümü için Euro’ya geçişi öneriyor. Ancak uzmanların ortaya koyduğu teknik engeller yanında bize karşılıksız olarak maddi yardımda bulunan anavatandan bir de ulusal parası yerine döviz vermesini istemek şık değildir.
Bazı kişiler de sanki bizi davet eden varmış gibi, sorundan çıkış yolunun Kıbrıs Cumhuriyetine dönmemiz olduğu masalını anlatmaktadır.
Bu öneriyi yapanlar da ya olup biteni bilmemekte, ya da art niyetli oldukları görüşündeyim. Çünkü halen Rum yetkililerinin yaptıkları açıklamalar, tek başlarına yararlandıkları Kıbrıs Cumhuriyeti yetkisini bizimle paylaşmayı akıllarının ucundan bile geçirmediğini gizlemek gereği bile duymuyor.
Bazı kişiler de halkımızın ekonomik sıkıntılardan kurtulabilmesinin tek çaresinin federal çözüm olduğu saplantısına takılıp kalmıştır. Ancak federal çözümden sonra Rumların aniden değişeceği ve bizimle samimi işbirliği yapabileceğini düşünmek aşırı saflıktır.
Çünkü Kıbrıs Cumhuriyetinin bizimle işbirliği yapmadığı, aksine rakip ve düşman gördüğü unutulmamalı.  Halen yeşil hat tüzüğü uyarınca KKTC’den patates ve mozaik alan iş adamlarını ölümle tehdit etmesinden de geçmişte olduğu gibi bizimle samimi işbirliği yapmak niyetinde olmadıkları anlaşılmaktadır.
Bu görüşte olan kişilerin de 1960 ortaklık cumhuriyetinde Rumların bizimle samimi işbirliği içinde olmadığı aksine ekonomik bakımdan bizi çökertmek için her yola başvurduğunu öğrenmeleri gerekir
Kuşkusuz konu üzerinde medyada hükümetin yararlanabileceği çok değerli görüş ve öneriler ortaya konulmaktadır.
Kişisel görüşüme göre özel durumumuz nedeniyle, son döviz sorunu ve tüm ekonomik sıkıntılardan kurtulabilmemiz için mutlaka anavatanın yardım ve desteğine muhtacız.
Teorik olarak ekonomik kalkınma için üretim ile yatırımların teşviki ve artırılmasının sağlanması gerekir.
Ancak haksız ve dayanaksız ambargo nedeniyle üreteceğimizi pazarlama olanaklarımız çok sınırlıdır. 
Ayrıca geleceği henüz tam belli olmayan ülkemize yabancıların yatırım yapması olasılığı oldukça düşüktür.
İşte bu nedenle kişisel görüşüme göre ekonomik kalkınmamızın tek yolu ekonomik bakımdan anavatanla bütünleşmektir.
Anavatan ile ekonomik bakımdan bütünleşmemiz durumunda halen şikâyetçi olduğumuz birçok sorundan kurtulacağız.
Ekonomik entegrasyon sonucu anavatandan ithal edilmekte olan ürünlerden gümrük vergisi alınmayacağı için yaşam ucuzlayacak, hatta güneydeki tüketiciler bile KKTC piyasasından alış veriş etmeyi tercih edecek. Böylece hem esnafın hem de devletin vergi geliri artmış olacak; 
Entegrasyon sayesinde Anavatan ile KKTC arasındaki uçuşlar iç hat sayılacağı için seyahat ucuzlayacak. Böylece ülkemize daha çok öğrenci ve turist gelmesi özendirilecek ve KKTC ekonomisini ayakta tutan Turizm ile Üniversite kesiminin gelirleri artacaktır.

KKTC’de üretilecek ürünlerin 80 milyonluk pazara ihraç edilme olanağının sağlanması durumunda, halen sıkıntılı olan tarımımız olağanüstü rahatlatılacak ve gelişecektir.
Türkiye’den elektrik temini ile elektriğin ucuzlaştırılması ve üretim, Turizm, Üniversite kesimi ve vatandaşların rahatlatılması gibi adımlar süratle atılmalıdır.  

YORUM EKLE