Çözüm mümkündür

ABD, AB, İngiltere ve Rusya’nın istemesi durumunda, Kıbrıs sorununa hakça ve uzun vadeli bir çözüm bulunması oldukça kolaydır. Ancak egemen güçler, çözüm istemediği için, Rumları her koşulda destekleyerek anlaşmamaya teşvik etmektedir. Yoksa istense, Çekoslovakya modeli gibi bir çözümle, kimsenin canı yanmadan ve kan dökülmeden sorun noktalanabilirdi.
 Bugüne kadar yaşanan deneyimlerden açıkça anlaşıldığı gibi çözüm için her şeyden önce, Kıbrıs davası ile ilgilenen tüm ülkelerin ve uluslararası kuruluşların; Rumları haksızca, kayıtsız şartsız desteklemekten ve adanın tümüne sahip olabilecekleri yönünde umutlandırıp kışkırtmaktan vazgeçmeleri gerekir. Böyle yapılması halinde, Rumların gerçekleştirilmesi mümkün olmayan boş hayallerden vazgeçmesi ve ülkedeki iki halkın dostluk ve işbirliği içinde yaşamaları sağlanacaktır.
Aksi halde, bugüne kadar olduğu gibi İngiltere, ABD, Rusya ve AB, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki ortağından Rumları, tüm adanın ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek sahibi kabul ederler ve haklı -haksız sürekli olarak tüm isteklerini desteklemeye devam ederlerse, iki tarafın da onaylayabileceği bir anlaşma yapılması mümkün olamayacak.
Zaten nerdeyse yarım asırdan beri sürdürülen görüşmelerden bugüne dek hiçbir sonuç alınamamasının tek sebebi, yabancıların Rumları aşırı derecede desteklemesi ve bunun sonucu olarak da adanın tümüne sahip olacağına inandırılmasıdır. Bu nedenle Rum halkının ezici çoğunluğu, Kıbrıs’ın tümünün kendilerine ait olduğunu ve adil bir çözüm için kuzeyin de kendilerine verilmesi gerektiğini düşünüyor. Ayrıca Kıbrıs halkı ve /veya Kıbrıslı dedikleri zaman sadece Rumları kastediyorlar.
Adanın tümünün kendilerine ait olduğuna inandırılan Rum halkına rağmen, ne kadar iyi niyetli ve çözüm yanlısı olursa olsun, hiçbir Rum liderin Türklerle eşit ortaklığı öngörecek bir anlaşmayı kabul edebileceğini düşünmek iyimserlikten öte hayalperestliktir. Çünkü Türk halkını eşit ortak kabul edecek Rum lider, kendi vatandaşları arasında zor duruma düşecek, hatta ihanetle suçlanabilecektir. Nitekim kapalı kapılar ardında Türkiye Dışişleri bakanına, iki devletli çözümün en uygun seçenek olduğunu belirten Anastasiadis, bu görüşünü Rum halkına açıklamaktan çekinmektedir.
  Bugüne dek kendi çıkarları için Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün sürmesini sağlayan ABD, İngiltere, Rusya ve AB, artık adada adil bir anlaşma yapılması zamanının geldiğine karar vererek tutumlarını değiştirirlerse, çözüm kısa zamanda ve kolayca gerçekleştirilebilecek.
  Yoksa, sırf kendi çıkarları için Rumları anlaşmamaya teşvik etmeye devam etmeleri durumunda, olası çözüm müzakerelerinden olumlu sonuç alınamayacak.
Bu durumda, adada çözümün gerçekleştirilebilmesi için:
 Ya emperyalist güçlerin gerçekçi ve adil davranarak, KKTC’nin egemen bir devlet olduğunu kabul etmesi ve böylece Rumların boş hayallerden vazgeçerek anlaşmaya teşvik etmesi; 
Ya da Rumların, ‘emperyalist güçlerin adadaki sorunun sürüncemede kalmasını istedikleri için’  kendilerini kışkırttığını ve tüm adayı ele geçirmelerinin mümkün olamayacağını anlaması gerekir.
Rumlar, eğer Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınma avantajı nedeniyle Türklerle eşit ortaklık yerine, egemenliklerini kuzeye yaymak hedeflerinden vazgeçmezlerse, olası görüşmelerden yine bir sonuç alınamayacak.
Maalesef siyasi yetkililerin umursamazlığı sonucu alenen ve pervasızca yürütülen 5. Kol faaliyetleri, yeni nesle Kıbrıslı kimliğini benimseterek Rumlaştırma kampanyalarına göz yumulması, bazı siyasi partilerin TC-KKTC karşıtı tutum ve açıklamaları,  ayrıca ENOSİS’e sıçrama tahtası olarak kullanılabileceği aşikar olan federasyonu tek çözüm göstermesi de, Rumların zamanla halkımızı içeriden çökertebilecekleri ve istedikleri çözüm olan ENOSİS’i kabul ettirecekleri umudunu güçlendirmektedir. 
Ancak Anavatana rağmen, adanın kuzeyinin de Güney gibi Rum’un daha doğrusu Yunanistan’ın egemenliği altına sokulması mümkün değildir.
Bu nedenle gerçekleşmesi mümkün olmayan hayali beklentilerle zaman harcanmamalı, çözümsüzlük ve statüko devam ettirilmemeli. Kadife ayrılıkla, yan yana iki devletli seçenek kabul edilmeli. İki halkın birbirinin işine karışmadan, kendi yönetimleri ve bölgelerinde barış içinde, yan yana yaşaması sağlanmalı. Bunun için de, KKTC tanıtılmalıdır.  

YORUM EKLE

banner464

banner472