Yukarıdaki görüş, DİSİ eski Başkanı Neofidos Neofitu tarafından Yunanistan’da yayınlanan Ta Nea gazetesinde açıklanmıştır. (Jan. 25 2002 Twitter Web.)
Rum’un, federasyonu ENOSİS’e sıçrama tahtası olarak kullanmak amacıyla dayattığı bilinmektedir. Acaba KKTC’de federasyonu savunanların gerekçeleri nedir?
Yaklaşık yarım asır sürdürülen müzakerelerde Rumların dayattığı talepler, federasyon adı altında üniter devleti dayattıkları anlaşılmadı mı?
Rum ve Yunanistan’ın tarih boyunca imzaladıkları anlaşmalara bağlı kalmadığı bilindiğine göre; federasyon gibi ortak yönetimi öngören bir anlaşmaya uymayacakları aşikar değil mi?
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anlaşmasına uymadıkları, Türklerin yararına olan anayasadaki maddelerin uygulanmasını engelledikleri ve bu tutumlarını protesto eden Alman asıllı anayasa profesörü bile isyan ederek görevden ayrıldığı neden dikkate alınmıyor?
Rum yetkililerin açıklamaları ENOSİS idealinden sapmadıklarını ve adanın tümü üzerinde hak talep etmektedirler. Türk halkının ise azınlık olduğunu ileri sürmektedirler,
Rum’un gizlemek gereği duymadığı niyetine rağmen, KKTC’deki bazı siyasiler hangi gerekçe ile yeniden federal çözüm savunulmaktadır?
Güneyde yapılan son seçimlerde aşırı faşist ELAM partisinin oylarında patlama olması, ortaklık yönetiminin kalıcı olamayacağının kanıtı değil mi?
Rum siyasi yetkililerin açıklamalar ve müzakerelerdeki tutumu; federal çözümü, Anavatanı Kıbrıs’tan uzaklaştırmak ve ondan sonra da ENOSİS’i tamamlamak amaçlı olduğunu göstermiyor mu?
Meşhur hukukçu Prof. Haluk Kabaalioğlu’nun basında yayınlanan açıklamalarına ve yapıcı uyarılara rağmen neden egemen eşitlik yerine, ısrarla siyasi eşitlik savunulmakta?
Siyasi eşitlik, bir devletteki her vatandaşın siyasi kurumlarda eşit oy ve temsil hakkına sahip olmasıdır. AB üyesi Yunanistan’da yaşayan Türklere yapılan baskılar, AB üyesi Kıbrıs federal yönetimde siyasi eşitliğin, Rumların kötü niyetli tutumunu ve eylemlerini önleme bakımından hiçbir anlam ifade etmeyeceğini göstermiyor mu?
Olası federasyon anlaşmasından sonra Rumların, yararımıza olan maddelerin uygulanmasını engellemesi, silah zoru ile bizi ortaklıktan atması ve adayı Yunanistan’a bağlaması durumunda, batılılar ile onların güdümünde olduğu bilinen BM ile AB’nin yine Rumların safında yer alacağını bilmek için kahin olmak mı gerekir?
Yarım asır sürdürülen federasyon görüşmelerinden sonuç alınamamasına rağmen, başka seçenekler yerine neden hala daha federasyon dayatılmakta?
Rum ve işbirlikçilerinin, federasyonu; nihai hedefleri olan adanın kuzeyini de Yunanistan’a bağlamak için ara çözüm olarak dayattığını bilmek için kahin olmak mı gerekir?
AB üyesi Yunanistan’da yaşayan soydaşlarımıza uygulanan insanlık dışı baskılar, Rumların başat olacağı federal yönetimde Türklerin mutlu olmayacağı aşikar değil mi?
Olası federal çözümden sonra AB ilkelerinden serbest dolaşım, serbest yerleşme ve iş kurma ilkeleri uyarınca Rumların kuzeye gelip yerleşeceği ve eski mülklerinde yaşayan Türklerin açıkta kalıp göç etmek zorunda kalacağı aşikar değil mi?
1990’lı yıllardan sonra federasyonların yıkılması ve federasyon kurulmaması, bu seçeneğin başarılı olmadığını göstermiyor mu?
Halen yan yana barış içinde kendi kendilerini yöneten iki devletli oluşumun bozularak 1963’te başarılı olmadığı görülen ortak yönetim kurulmak istenmesinin gerekçesi nedir?
İçinde bulunduğumuz koşullara, komşunun değişmeyen ENOSİS hedefine ve anlaşmalara uymama sabıkasına rağmen, Federasyonu dayatmak, kimin yararınadır?



Ne ala memleket ya.. Belediyeye ve Kibteke her ay cuvalla para odeyelim, karsidaki konteynerlarin copu kapilarindan alinsin, elektrik komsudan, su da kuyudan..