Hangisinden başlasam?

 Çin’den sipariş ettiğim çaylar gelince hangisinden başlasam diye bir süre düşündüm.
 
Altı farklı çeşit çay ısmarlamıştım. Sonunda Fujian Bölgesi’nin Wuyi Dağı’ndaki ağaçlardan toplanan Lapsang Souchong’da karar kıldım.
 
Daha önce aynı şirketten aldığım çaylar arasında en çok onu sevmiştim.
 
Aynı tadı alacak mıydım?
 
Çay, insana değişik zevkler verir: Rengi gözü hoşnut eder, kokusu burnu, tadı damağı, sıcaklığı mideyi.
 
Lapsang Souchong’u dört dakika demleyip rengini inceledim, burnumu fincanın içine sokup kokusunu iyice içime çektim ve yudumladım.
 
Hatırladığım tat ağzıma geldi.
 
Çay olağanüstü idi. Ama bir sonrakinden, öğleden sonra veya yarın demleyeceğimden, aynı zevki almayacağım. Bunu biliyorum.
 
Eğer bu çayı her gün içecek olsam tadı olağanlaşacak, günler geçtikçe ondan aldığım zevk azalacak.
 
Bilmiyorum, farkında mısınız?
 
Her şeyin ilki, ondan sonra gelenlerden farklıdır ve o ilkin verdiği duygu veya haz, diğerlerinden güçlüdür. Daha uzun akılda kalır veya hiç akıldan çıkmaz.
 
Rutin hâline gelen şeyler eski tadı vermez.
 
Zengin olanlar, hesaplarındaki ilk milyon doları görmekten duydukları mutluluğu, ondan sonra kazandıkları hiçbir milyondan almadıklarını söylüyorlar.
 
Aynı kişi ile yapılan seksin sıklığının azalmasının nedeni de tekrarın, zamanla isteği törpülemesidir.
 
Her şey, her an, hareket ve değişim hâlindedir. Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Hızlı yavaşlar, sıcak soğur, yeni eskir.
 
Varlığın bir kuralıdır bu. Galaksiler için de geçerli, çaylardan alınan zevkler için de.
 
Bunun hüzün veren bir gerçek olduğu düşünülebilir. Bazı şeyler hiç değişmesin, hep aynı kalsın isteyebilir insan, ama bu mümkün değildir.
 
Kâinatta her şeyin aynı kalmasını sağlayacak bir güç mevcut değildir.
 
Her şeyin aynı kalması ile yok olması bir anlamda aynıdır.
 
Bu olgu, yerimizde çakılıp kalmamamız, sürekli arayış içinde olmamız, uyum sağlama alışkanlığı edinmemiz içindir gibi geliyor bana.
 
Bilmiyorum, siz ne düşünüyorsunuz?

YORUM EKLE