Hiçbir şey üretmeyen çiftlik

 Hiçbir şey üretmeyen çiftlik, üreten çiftlikten daha çok şey üretir.
 
Nadas “tarlayı bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma,” anlamına gelir; olaya toprak açısından değil, insan açısından bakarsanız.
 
Toprak açısından bakarsanız o hiç dinlenmez.
 
Kendi hâline bırakıldığında, en becerikli çiftçinin en bereketli topraklarda üretebildiğinden daha fazla şey üretir, daha çok yaşam barındırır.
 
Toprağın doğal hâli başına buyrukluk,  üretkenliktir, bolluk ve cömertliktir.
 
*
 
Isabella Tree, ailesi İngiltere’de yüzyıllardan beri ekip biçtiği arazideki tarım faaliyetlerini 1999’da sonlandırmaya karar verdi. On beş bin dönümlük çiftlik zarar ediyordu, borca batmıştı, devam ederse iflas kaçınılmazdı.
 
Bayan Tree çalışanlara yol verdi, hayvanları ve tarım aletlerini sattı ve bambaşka bir tarafa yöneldi.
 
Avrupa Birliği çevreyi korumak amacıyla çiftçilere topraklarındaki tarımı durdurmaları ve toprağı doğal hâline bırakmaları için hibe veriyordu.
 
Tree ve kocası, bu olanaktan yararlanarak arazilerinin onda birini doğal hâline terk ettiler ve yabanileştirdiler.
 
Birkaç yıl içerisinde yaşlı meşe ağaçlarıyla dolu arazide, sahiplerini şaşırtan gelişmeler gözlenmeye başlandı.
 
Yapay gübrelerden, tarım ilaçlarından ve zehirleyicilerden kurtulan toprak kendine geliyor, başka bir görünüme bürünüyordu.
 
Yıllardır görülmeyen kır çiçekleri beliriyor, duyulmayan sinek ve böcek sesleri duyuluyordu. 
 
Tree’ler AB’nin olanaklarından daha fazla yararlanarak arazilerinin tümünü yabanileştirmeye giriştiler.
 
Otlak hayvanları olmadan arazi yoğun bir ağaçlığa dönüşecekti. Bunu önlemek için geyik, domuz, inek ve midilli atları satın alarak araziye salıverdiler.
 
Sinek ve böcek bolluğu, yarasaları ve sinekle beslenen kuşları çekti. Araziyi soyunun tükenmeye yüz tuttuğu sanılan kelebekler doldurdu. Hayvan dışkısında ilaç ve zehir bulunmaması, gübreböceklerinin ve solucanların çoğalmasına yol açtı.
 
Arazi ender görülen kuşlar, böcekler ve çiçeklerin bulunduğu küçük bir çevre cennetine dönüştü.*
 
Bugün çiftlik gene para kazanıyor, ama tarımdan değil tarımının yokluğundan veya başka bir şekil almasından.
 
Kimyasalsız ve ilaçsız, doğal beslenen hayvanların eti özel dükkânlarda yüksek fiyata satılıyor. Yabanileşmenin getirdiği güzellikleri görmek için gelen günübirlik turistler ve eski çiftlik binalarında kalanlar, bir başka gelir kaynağı oluşturuyor.
 
Isabella Tree çiftliğinde meydana gelen dönüşümü “Yabanileştirmek: Bir Britanya Çiftliğinin Doğaya Dönüşü”** adlı kitabında anlatıyor.
 
Bu öyküde doğa dostu herkes için dersler var. Bu derslerin belki de en önemlisi, doğanın kendini onarmakta ne kadar usta olduğu ve bu onarımı ne kadar çabuk yaptığıdır.
 
Birçok yerde kaybolan veya kaybolmaya yüz tutan doğal çeşitlilik geri dönmek için sabırsızca fırsat arıyor.
 
Dev devlet üretme çiftliklerini yabanileştirmek, son yıllarda hunharca yok edilen çevreye verilen zararı biraz olsun dengelemek için iyi bir yol olabilir.
 
Ama küçük adımların da büyük yararı var.
 
Tarla kenarlarını kır bitkilerine ayırmak, bahçenin bir bölümüne hiç dokunmamak, köylerde yol kenarlarını kaldırımlamamak... Bunların bile çeşitliliğe faydası büyüktür.
 
 
 
 
* Burada çiftlikle ilgili kısa bir film izlenebilir: https://www.kneppsafaris.co.uk
**Wilding: The Return of Nature to a British Farm
Isabella Tree/ Türkçesi yok
 

YORUM EKLE