Hükümetin en öncelikli görevi ülkede asayişi sağlamaktır 

 Son zamanlarda suçlardaki artışa rağmen,  siyasilerin ülkemizin asayiş konusunu çözümlemek için gereken çabayı harcamadığı görülüyor.  

Oysa yaklaşık 100 bin yabancı öğrenci, 50 bin yabancı işçi ve yüzbinlerce turist ağırlayan ülkemizde, asayiş konusuna özel önem verilmesi gerekir.
 Tüm uygar ülkelerde olduğu gibi, KKTC’de de siyasi iktidarların en öncelikle ve temel görevi, kamu düzenini sağlamak, korumak, bozulması durumunda düzeltmektir.
Kamu düzeni, toplumun tüm bireylerinin huzur, barış ve güvenlik içinde olması, gelişmesi ve yaşamını sürdürmesi için uygun ortamın oluşturulmasıdır.
Siyasi iktidarların başlıca görevi, toplumda oluşan güvenlik kaygısını ve suç korkusunu azaltarak, yerleşim yerlerindeki yaşam kalitesinin yükseltilmesini sağlamaktır. 
Çünkü asayiş ve adalet sorunlarının bulunduğu bir ülkede, ekonomik kalkınma ve gelişmenin sağlanması düşünülemez. Bu nedenle KKTC’de, hükümette güvenlik ve yargıdan sorumlu bir bakanlık bulunmaması bana göre büyük bir eksikliktir. 
Kuşkusuz polis ve yargının hükümetin bir bakanlığının uhdesine alınması, bu kuruluşların faaliyetlerinin siyasilerin güdümüne alınması ve yönlendirilmesi şeklinde algılanmamalı.
Bu iki kuruluşun hükümetin bir bakanlığına bağlı olması; sorunlarının daha iyi izlenmesine, bilinmesine çözümlenmesine, gereksinimlerinin karşılanmasına ve böylece daha etkin hizmet vermelerinin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. 
 Dünyada değişen toplumsal koşullar ve teknolojik gelişmeler, güvenlik hizmetlerini doğrudan etkilemekte ve yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Çağdaş yaşamın neden olduğu toplumsal değişimler çerçevesinde uygar ülkelerde, temel yaklaşım, polisin suçları işlenmeden önce, kendiliğinden ve pro aktif bir anlayışla harekete geçmesi ile önlemektir.
Pro aktif anlayış yaklaşımı, polisin duyarlılığının en üst düzeyde olması ve toplum mekânlarının içinde bulunması anlayışıdır.
Bu anlamda polis, suçun oluşmasını bekleyen, pasif bir gözetleyici olmayıp, toplumda temel ve önemli nitelikte koruyucu, düzenleyici ve caydırıcı görevleri yerine getiren bir güçtür.
Polisin özellikle sokaklarda, halka açık yerlerde, üniformalı olarak devriye hizmeti sunması, varlığını hissettirmesi, önleyicilik ve caydırıcılık bakımından şarttır.
Her yerde polisin bulunduğu izlenimi oluşturulması ile potansiyel suçluların yakalanma riski yüksek tutulabilecek ve suç eylemlerinin gerçekleştirilmesi azaltılabilecektir.
Polislerin üniformalı devriye hizmeti yapması temelde önleyicilik yanında, aynı zamanda herhangi bir olayın meydana gelmesi durumunda en kısa zamanda ve emniyetli şekilde olaya müdahale etmek suretiyle suç sanıklarını yakalamak bakımından da yararlıdır. Ayrıca önceden önlem almak suretiyle suç işlenmesinin büyük bir kısmı önlenebilmektedir.
Devletin başlıca görevlerinden biri, vatandaşların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamaktır. Suçların artması doğrudan veya dolaylı olarak tüm halkımızı etkiler. Bu korku vatandaşları huzursuz eder.
İşte bu nedenle asayiş hizmetleri; yasaları uygulama kararlılığında olduğunu, yasaların çiğnenmesine izin vermeyeceğini, çiğnenmesi halinde anında suç işleyenleri tespit edip yakalayacağı izlenimi vermelidir.
Asayiş en öncelikli, yaşamsal ve temel gereksinim olduğuna göre hükümet öncelikle ve ivedilikle bu konuya el atmalı. Polis örgütünün gereksinimlerini tamamlamalı.  

YORUM EKLE