Hükümetin yüz günü 

 Bir çok kişi gibi ben de, Koalisyon hükümetinin yüz günlük icraatında, müşavirlik dışında,  halkımızın öncelikli sorunlarına el atmadığı, beklentileri karşılamadığı , vaatlerini yerine getirmediği  ve halkımızın ezici çoğunluğunu hayal kırıklığına uğrattığı görüşündeyim.

Büyük vaat ve söylemler ile iş başına gelen hükümet, maalesef halkı rahatlatacak sorunları öncelikle çözmek yerine, ilk iş olarak adeta Türkiye ile aramızı açmak  ve Türkiye karşıtlarına şirin görünmek istermiş gibi  vatandaşlık işlemlerini durdurdu. Bunun yanında da önceki hükümetin verdiği 175 dolayında vatandaşlığı iptal etmiştir.
Vatandaşlığı iptal edilenler arasında 14 yaşında ülkemize yerleşen, 26 yıldan beri bizimle yaşayan, 2 çocuğunu burada doğuran kişilerin de bulunması, bu uygulamanın Türkiye düşmanlarını memnun etmeye dönük olduğu kuşkularına sebep olmaktadır.
Hükümetin dikkati çeken diğer önemli uygulamalarına bakıldığı zaman: 
1.Çözüm olmadan güneye göç eden Maronitlerin KKTC’ye getirilmesine karar verildi;
            2.Kuzeyde yaşayan Rumlara gönderilen yiyeceklerden gümrük vergisi alınması uygulanması iptal edildi. Bu uyulama ile  Rum yönetiminin KKTC’de yaşayan Rumların, mahsur gösterme propagandalarına destek verilmiş olunmadı mı?
           3.Anavatana hakaret ettiği için sınır dışı edilen modacının, suçu bağışlandı;
            4.Koalisyon ortağı siyasi partilere örtülü ödenek tahsisatı varidi;
            5. Anavatana hakaret ettiği için protesto edilen  gazeteye zarar yapanların tutuklanması ve haklarında işlem yapılması için, KKTC tarihinde ilk defa olarak C/B ve Başbakan, konu ile şahsen ilgilendi;
            6. Güneyin sürekli silahlanması, profesyonel ordu kurması ve askerden terhis olanların silah verilerek  200 bin kişilik milis gücü oluşturulması  göz ardı edilerek, KKTC’de  Vicdanı ret yasası çıkarılması için çalışma başlatıldı;
           Oysa, hükümetin, hiçbir maddi harcama yapmadan, bazı sorunlara el atarak halkı rahatlatması ve ekonominin önünü açması mümkündü. Örneğin:
    Halen atıl durumda olan ve çürümeye terk edilen Geçitkale uçak alanının faal duruma getirilerek ekonomiye kazandırılması;
    Atıl durumda bulunan 10 bin dolayında yarım inşaat villanın, ekonomiye kazandırılması ;
    Halkı yönetiminden soğutan ve yabancı yatırımcıları kaçıran, aşırı ve gereksiz bürokratik işlemlerin kaldırılması;
    Halen 8-12 ayda verilen inşaat izinlerinin, çeşitli kuruluşlar arasında dolaştırılması yerine, oluşturulacak bir komitede incelenerek en geç 1-2 hafta içinde verilmesi;
    Beşparmaklarındaki taş ocakları, görsel kirlilik ve çevre kirliliği yapmayacak bir bölgeye taşınıp, kırma işlemlerinin kapalı hangarlarda yapılmasının sağlanması;
    Yasal düzenleme ile ,Grev eyleminin 5 kişilik yönetim kurulu yerine, batılı  uygar ülkelerde olduğu gibi, özel genel kurulda üyelerin % 75 ‘inin onayı ile alınması;
    İdari tasarruf yöntemi ile memur fazlalığı olan kuruluşlardan, ihtiyaç duyulan kuruluşlara aktarma yapılarak, hizmetlerin etkinleştirilmesi;
    Halkın gereksiniminin karşılanması ve istihdam olanağı yaratılması için, deniz sahilinde belirlenecek 10-15 alanın, plaj olarak düzenlenmek koşulu ve  yap işlet devret yöntemi ile, girişimcilere tahsis edilmesi;
    Devlet kuruluşlarında görevini yapmayan, anayasaya ve yasalara aygırı işlem yapan, devleti  ve halkı zarara uğratan, tüm atanmış ve seçilmişlerin yargılanmasına olanak sağlayacak yasal düzenlemeler yapması beklenirdi.   

YORUM EKLE