‘İçi dolu başak boyun eğermiş’

 Tepki göstermememiz nedeniyle Rum yönetimi, düşmanca eylemlerini pervasızca sürdürmektedir. Uluslararası örgütler de her koşulda Rum tarafını desteklemektedir.

    KKTC’deki 23 Nisan törenlerine katılmak amacı ile güneydeki Larnaka uçak alanından giriş yapan ilkokul öğrencileri,  Rum yönetimi tarafından ülkelerine geri gönderilmiştir;
    Uluslararası Ralli’nin KKTC’deki bölümü, gerçekdışı ve dayanaksız bahaneler ile Rum yetkililer tarafından iptal edilmiştir;
    Yeşil hat tüzüğü uyarınca KKTC’ den patates alıp pazarladığı için güneydeki Rum tüccarın evi kurşunlanmış, tehdit edilmiş ve geri adım atması sağlanmıştır;
Rum yönetimi güneyde bulunan yabancı ülke elçiliklerinin, KKTC’deki tarihi yerleri ziyaret etmemesini istedi;
 İki Rum Avrupa milletvekili,  Ercan’a uçuş gerçekleştiren hava yolları şirketlerine yaptırımlar uygulanmasını talep etmiştir;
    KKTC ekonomi bakanımızın, AB tarafından Kıbrıs konusunda düzenlenecek konferansa davet edilmesine, Rum yönetimi tepki göstererek engellemek istemiştir;
    Rumlar, Futbol milli takımımızın Londra’da yapılan CONİFA Dünya Kupası karşılaşmalarına katılmasına tepki göstererek engellemeye çalıştı;
KKTC’deki otellerde konaklamak üzere güneydeki Larnaka uçak alanından giriş yapan yabancı turistler, ülkelerine geri gönderilmiştir;
Yanlışlıkla bisikleti ile güneye geçen yaşlı bir soydaşımız Rum polisi tarafından darp edilmiştir; Güneyde bir markette çalışan Türk’ün aracı tahrip edilmiş ve kamera kayıtlarına rağmen suçlular yakalanıp cezalandırılmamıştır; 
Leymosun’da deniz taşımacılığı üzerinde düzenlenen uluslararası toplantıda, bize her alanda ambargo uygulayan Rum yönetimi, büyük bir pişkinlikle Rum gemilerinin Türkiye limanlarına girmesine izin verilmediğini şikâyet etmiştir;
Avrupa parlamentosundaki iki Rum temsilci Ercan uçak alanının güvenli olmadığını ve buraya gelen uçakların FIR hattını tehlikeye soktuğunu şikâyet etmiştir;
Rum tarafının tüm aleyhimizdeki olumsuz ve düşmanca eylemleri ile faaliyetlerine tepki göstermememiz nedeniyle, uluslararası örgütler de bize yapılanlardan şikâyetçi olmadığımızı kabul ederek, sürekli olarak Rum görüşlerinden yana oluyorlar;
BM Genel sekreteri Güvenlik konseyine sunduğu raporda C. Montagna’dan bu yana özlü bir prosedür için koşulların olgunlaşıp olgunlaşmadığına bakmak için, taraflar arasında yeni bir nabız yoklama girişimi başlatacağını açıkladı; Fakat raporda Müzakerelerden Rum yönetiminin tutumu nedeniyle sonuç alınamadığını, belirtmedi;
Rumların düşmanca tutumu karşısında, yöneticilerimiz Maronitleri kuzeye getirilme kararı aldı, EOKA’cının Kozanköy’e yerleşmesine izin verdi, Rumlara gönderilen gıda yardımından vergi alınması kararını iptal etti. Sınırda yeni kapı açılması ile meşgul oldu;
Öte yandan Avrupa Birliği’nin Euro Barometre araştırmasına göre, Kıbrıs Türklerinin %53’ü her koşulda Rum ulusal davasına arka çıkan ve bize düşmanca tutum içinde olan AB’ye hala daha güvenmektedir. 
Diyalog, tahammül, hoşgörüye dayalı yaklaşımlar yararlı davranışlardır. Yalnız her değerin de bir sınırı vardır. Aşırıya gidilmemeli, dengeli olmalı ve ölçüye tabi olmalı.
 Aşırı tolerans; tepkisizlik, duyarsızlık olarak da kabul edilir. İnsanların değer boyutunun sağlıklı göstergesi olan tepki ve duyarlılığın olmaması, toplumsal bir hastalıktır
Özellikle kötü niyetli eylemler karşısında tepki yerine hoşgörü göstermek, teslimiyetçiliktir. 

YORUM EKLE