İki devletli seçenek her iki halkın da çıkarınadır

Kıbrıs davası ile ilgilenen tüm taraflar, kendi çıkarlarını ön planda tutarak bir anlaşma seçeneğini desteklemektedir.
Yunanistan ENOSİS idealini tamamlamak amacı ile adanın kuzey kısmını da ilhak etmesine zemin hazırlayacak bir anlaşmadan yanadır.
Batılı emperyalistler ise ezeli ve tarihi düşman kabul ettikleri Türkiye’nin adadan uzaklaştırılmasını sağlayacak bir anlaşma peşindedir.
Türkiye’nin beklentisi ise adadaki Türk varlığının devamını risk altına sokmayacak ve İskenderun körfezinden de Yunanistan tarafından huzursuz edilmesine zemin hazırlamayacak bir anlaşmadır.
 Rum halkının çoğunluğu, Yunanistan gibi adanın kuzey bölümünde de egemen olmalarını sağlayacak bir anlaşma peşindedir.
Yaşanan dönemde, Rum-Yunanistan ikilisinin arkasında olan emperyalist ülkeler ile onların güdümünde olan AB ile BM’nin tutumu, söylemleri ve eylemleri, yakın tarihimizde Girit ve Batı Trakya Türk Cumhuriyeti tezgâhı ile Kıbrıs’ın da elimizden alınarak Yunanistan’a verilmek istenildiğini gösterir.
Fakat şimdi Kıbrıs davasında karşılarında savaş yorgunu, yıkılış dönemindeki zayıf Osmanlı devleti olmayıp, güçlü Türkiye’dir.
Bu nedenle Girit ve Batı Trakya gibi savaş tehdidi ve baskılarla Kıbrıs’ın da elimizden alınıp Yunanistan’a verilmesi kolay değildir.
İşte bu gerçek nedeniyle ENOSİS’e sıçrama tahtası olarak kullanılması amacı ile federal bir anlaşma ile Türkiye’nin adadan uzaklaştırılması amaçlanmaktadır.
Her şeyden önce dili, dini, milleti, gelenek ve görenekleri farklı olan ve asırlardan beri birbiri ile kaynaşmayan üstelik sık sık birbiri ile çatışan iki halkın,  federal çatı altında zorla birleştirmeye çalışılması iyi niyetli bir tutum değildir.
 Geçmişte başarılı olamayacağının kanıtlanmasına rağmen, birleşik federal çözümün dayatılması, geçmişteki olumsuzlukların yeniden karşımıza çıkmasına ve her iki tarafın da zarar görmesine sebep olacak.
Geçmişte yaşanan sorunları bilmeyen ve birleşik federal çözümün her iki tarafa da yeni fırsatlar ve kazanımlar sağlayacağını hayal edenlere geçmişteki gerçekler, hatırlatılmalıdır. 
Geçmişte karma köylerde bile iki halkın mensuplarının kendilerine ait ayrı bölgelerdeki evlerde yaşadığı, toplandıkları kahvehanelerinin bile ayrı olduğu anlatılmalı.
Sadece 3 yıl yaşatılabilen Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde aynı devlet kuruluşunda görev yapan memurların, birbiri ile kaynaşmadığı ve kendi aralarında birlikte hareket ederdi.
Birleşik yönetim döneminde devlet olanaklarının paylaşımında Rum ve Türk yetkililer arasında ciddi uyuşmazlıklar ve çatışmalar olurdu. KC anayasasındaki hükme rağmen,  Rum yetkililer devletteki istihdamlarda  ,%70 Rum ve  %30 Türk uygulanmasına karşı çıkmaktaydı.
KC döneminde devlet görevli ve yetkililerinin, mensup olduğu halkın bireylerinin çıkarını ön planda tutarak hareket ettiği için aralarında huzursuzluklar ortaya çıkardı.
İşte bu nedenle geçmişte yaşanan acı deneyimlerin yeniden tekrarlanmayacağı, sebep iki halkın ilelebet barış ve güven içinde yaşamasını sağlayacak yan yana iki devletli çözümün en isabetli seçenek olduğu anlatılmalı. 
İki devletli çözümde, her halk kendi kendini yönetecek, biri diğerinin kararlarına, iradesine karışmayacak, her halk kendi çıkarlarına en uygun gördüğü şekilde karar verme ve hareket etme olanağına sahip olacak.
Her halk kendi kendini yöneteceği için birleşik yönetimde olduğu gibi aralarında güç ve yetki paylaşım rekabeti ve çatışma olmayacak.
İki devletli anlaşma yapılması durumunda, artık İki halk arasında egemenliğini diğerine kabul ettirmek ve adanın tümünü ele geçirme yarışı sonlandırılacak, rekabet, sürtüşme, çatışma olmayacak, böylece silahlı çatışma riski ortadan kalkacak.
İki halktan birinin diğerini ekonomik hegemonyası altına alma yarışı ortadan kalkacak böylece, ekonomik bakımdan aralarında samimi işbirliği yapmaları mümkün olacak.
İki devletli çözüm adanın tümünü ele geçirmek olasılığını sıfırlayacağı için, adadaki iki halk ve iki anavatanları arasında savaş çıkma riski ortadan kalkacak. 
Böylece iki halk arasında her bakımdan samimi, yapıcı işbirliği yapılmasının önü açılacak. Ada kalıcı ve bozulmayacak barışa kavuşacak. 
Kıbrıs’ta anlaşma sağlanmasından sonra, her iki halk da 82 milyonluk Türkiye ile ticari ilişkilerini geliştirecek, turizm ve pazarına ulaşma olanağına kavuşacak ve refaha kavuşacak. 

YORUM EKLE

banner471

banner459

banner472

banner460