İncir ağacı

Hiçbir şeye güvenemezsin. 
Bunu bütün bitkiler gibi incir ağacı da biliyor. 
İncirin içinde yüzlerce tohum olması bu nedenledir.
Ağaçta onlarca incir, her bir incirin içinde yüzlerce tohum. 
İncir ağacı yukarı doğru büyüyor, meyveleri kuşlara daha yakın olsun, onları daha kolay görsünler ve yesinler ve tohumlarını saçsınlar, başka yerlerin de inciri olsun diye.
(Bahçemde şu anda incir veren iki ağacın ikisi de kendiliğinden çıktı, kim bilir nerede yaşayan başka incirlerin buraya düşen tohumlarından. Keşke bilebilsem.) 
İncir ağacı hiçbir şeye güvenilemeyeceğini biliyor, bu nedenle incirlerinin hepsini aynı gün olgunlaştırmıyor. 
 
Her gün beş-altı tane veya on-on iki tane ki - kuşlara ve onu seven tarla fareleri gibi diğer yaratıklara -meyvelerini bir günde değil birkaç ay yedirsin ve tohumlarının ağaç olma şansı artsın diye.
Hepsi bu kadar değil:
İncir ağaçlarının etrafında, ayın dünyanın etrafında döndüğü gibi dönerek incir topluyorum. Evde başkası varsa, bazı incirleri yerken bazılarını – çoğunu – eve götürüyorum ve bir tabağın içine koyuyorum ve mutfakta görülebilecek bir yerde bırakıyorum.
Bazen olgunlaşmaya yeni başlamış incirleri de koparıyorum dalından. Bu irileşmiş ama daha sert olan incirleri mutfak bankosunun üzerine sıralıyorum.  Ters döndürülmüş, koni biçimindeki ucu sivri topaç gibi duruyorlar orada. Birkaç gün içinde olgunlaşıyorlar, yumuşuyorlar ve yenecek kıvama geliyorlar. 
Demek ki incirin olgunlaşma sürecini tamamlaması için ağaçtan talimat alması veya sapının ekli olduğu daldan kendini doyurmasına gerek yok. 
İncir ağaçtan bağımsız olarak da olgunlaşma yolculuğunu tamamlayabiliyor. İncir otonom veya özerk. Aynı veya ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme yeteneğine sahip.
Belki bu yeteneğe onu doğuran ağaca bile tam güven olunamayacağı için sahip kılındı.
Bu dünyayı yaratan da bu dünyada hiçbir şeye güvenilemeyeceğini bildiği içindir ki bütün bitkilere onlarca, binlerce, milyonlarca tohum yapma özelliği verdi.  Çoğalmaya mümkün olduğu kadar şans tanımak için.
 
Tanrı da biliyor kendi yarattığı dünyada hiçbir şeye güvenilemeyeceğini. 
Bu nedenle bir değil milyarlarca galaksi, bir değil milyarlarca gezegen var. Birinde insan diye bir yaratık evrilir, milyarlarca yıllık ekolojik mirası birkaç nesilde yok eder, çöle çevirirse kâinat bahçesiz kalmasın diye.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Arafta Hayatlar
Arafta Hayatlar - 2 hafta Önce

Ne kadar güzel bir yazı. Sade, anlaşılır ama derin aynı zamanda. Giderek bilgeleşen, ağaca benzeyen yazılar bunlar. Yazmaya devam...

Fatma terzi
Fatma terzi - 2 hafta Önce

Yazılarınızı zevkle okuyorum selamlar

Kerem Eker
Kerem Eker - 2 hafta Önce

Evet, bir hayvan ırkı maalesef virüs özelliklerine sahip bir yaratığa evrildi. İnsanoğlu doğayı tahrip eden akıllı bir virüs. Özellikle son 150 yıldır doğayı geri dönülemez şekilde tahrip etti. İnsan nüfusu asgariye inse de doğa rahat bir nefes alsa herkes için daha hayırlı olmaz mı?

Bir Vatandas
Bir Vatandas @Kerem Eker - 2 hafta Önce

Insan nufusu eninde sonunda asgariye inecek zaten. Bunu ya biz bilincli bir sekilde nufus planlamasi uygulayarak yapariz ya da doga bizi istesek de istemesek de asgariye indirecek zaten.

Aklimiz olsa birinci secenegi secerdik ama malesef insanlik pek akilli davranmiyor.

Hakan Güneş
Hakan Güneş - 2 hafta Önce

Bir amatör öykü yazarı olarak sizden bir öykü kitabı bekliyorum . Keşke yazsanız da kitaplığımda olsa.

Bir Vatandas
Bir Vatandas - 2 hafta Önce

Diger gezegenlerde hayat var mi acaba? Bunu dogal olarak kimse bilmiyor o yuzden de buna "inananlar" ve "inanmayanlar" var diyebiliriz.

Unlu Drake Denklemi (ve buna inanlarin savunmasi) sanki baska canlilarin var olmasinin cok buyuk bir ihtimal olacagini savunuyorlar, fakat bunlara karsi olanlar da (mesela Fermi ve onun paradoxu) eger boyle olsa simdiye dek bizimde uzaylilarla temasa gecmis olmamiz gerektigini soyluyorlar.

Yani belki evrende baska canlilar da vardir ama belki de hayat sadece dunyamizda ortaya cikmistir ve bizden baska evrende kimsecikler yoktur.

Bu iki olasiligin herikisi de gayet korkunctur.

Levent KIraç
Levent KIraç - 2 hafta Önce

Yani Kıbrıs inciride, Türkiye Ağacına güvenmeden olgunlaşabilir. İyide olgunlaşabilecek o genetik kod ya yoksa.

Semra
Semra - 2 hafta Önce

Kendisi talimata alışık olan, kendinden doğanlara aynısını yapıyor. Atalar ve çocukları. Yok birbirlerinden farkları. İnsanoğlunun atası da yavrusu da aynı, ne incirin kendi kendini olgunlaştıran meyvesi ne milimetrik çekirdeği kadar aklı var galiba. Hasetlik genlerinde, güvensizlik akıllarında...

Cetin vural
Cetin vural - 2 hafta Önce

Bu yüzden kıbrıslılar incir ağacından ders alarak yollarını cizmeliler


banner456

banner459

banner474

banner460