Kıbrıs için 2019 kayıp bir yıl mı olacak?

 Birleşmiş Milletler, 18 aydır terk edilmiş durumdaki toplumlararası görüşme masasının Haziran sonunda yeniden toplanmasını hedefliyor.
 
Öğrendiğime göre, hedefin bu olduğu geçen ay adaya gelen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs danışmanı Jane Holl Lute tarafından iki toplumun liderlerine bildirildi.
 
Ama bu amacın tutturulması zor, hatta mümkün değildir.
 
Taraflar birbirlerinden o kadar kopuk ve Anastasiades ile Akıncı’nın arası o kadar soğuktur ki onları bir uzlaşı çerçevesinde yeniden bir araya getirmek neredeyse imkânsızdır. Yakınındakilerden öğrendiğime göre; Akıncı, Jane Holl Lute’ye Anastasiades’e olan güvenini tamamen kaybettiğini söyledi.
 
Daha gerçekçi bir öngörü, toplumlararası görüşmeler babında 2019’un kayıp bir yıl olacağıdır.
 
Bu kötümserliğin nedeni, fiyasko ile sonuçlanan İsviçre’deki son buluşmalarından bu yana, Anastasiades ile Akıncı’nın daha önce işgal ettikleri pozisyonlardan bile geri gitmeleri,  birbirlerine verdikleri bazı önemli tavizlerden vazgeçmeleridir.
 
Akıncı, Anastasiades’e verdiği haritayı geri çekti. Bu harita Türk tarafının Rumlara vereceği toprak ödününü içeriyordu.
 
Anastasiades de buna karşılık Bakanlar Kurulu’nda herhangi bir karar alınabilmesi için en az bir olumlu Türk oyunun bulunması tavizinden vazgeçti.
 
Rum lider daha önce kabul ettiği bu düzenlemeden, adayı yönetilemez hâle getireceğini ileri sürerek geri dönmüş.
 
Anastasiades, Akıncı’nın ısrarla üzerinde durduğu bir başka konuda da katı tutum ortaya koyuyor.
 
Bu, kurulacak ortak federasyondaki bütün kurullarda Türk tarafının veto yetkisine sahip olmasıdır.
 
Başka inatçı anlaşmazlık noktaları daha var.
 
Bütün bunlardan çıkan netice; Haziran 2017’de başlatılan Crans Montana zirvesinin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olan görüş ayrılıklarının kelimesi kelimesine yerinde durduğu, bunlara 18 ay içerisinde yenilerinin eklenmiş olduğudur.
 
Bu koşullar altında görüşmeler yeniden başlamaz, başlasa da bir sonuç veremez.
 
Sanırım Birleşmiş Milletler de bunun farkındadır. Lute adaya ilk geldiğinde liderleri Noel’e kadar bir araya getirecek bir çerçeve anlaşmasını hazırlayacağını söylemişti. Ancak Noel’den birkaç gün önce geldiğinde görüşmeleri Haziran sonundan önce başlatma ümidi olmadığını açıkladı.
 
Birisi, “Kıbrıs sorunu hakkında ne kadar az şey bilirsen çözümün o kadar kolay olduğunu sanırsın” demişti.
Galiba Lute de öğrendikçe konunun ne kadar içinden çıkılmaz olduğunu anlamış durumda.
 
Tahminim Anastasiades, Akıncı ile bir daha masaya oturmak istemiyor çünkü ondan alacağını aldı. Onunla daha ileri gidemeyeceğinin farkında. Akıncı da Anastasiades’ten alacağını aldı ve onunla daha ileri gidemez. Ama bunun farkında değil.
 
Bir şey elli yıldır deneniyor ve hep başarısızlıkla sonuçlanıyorsa bir yerde yanlış yapılıyor demektir.
 
O hâlde artık yeni şeyler konuşulmalı, başka arayışlara girişilmeli. 

YORUM EKLE